Haber Detayı
30 Temmuz 2017 - Pazar 09:32
 
ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR
ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR
Güncel Haberi
ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR

ORADA BİR KÖY VAR UZAKTA O KÖY BİZİM KÖYÜMÜZDÜR!.. “KEŞKE ÇOK ÖNCEDEN GİTMİŞ OLSAYDIM” DEYİP UZAKLARI MESKEN EDENLER BOYUTUYLA YATIRIM YAPANI, İŞSİZE İŞ AŞSIZA AŞ VERENİ OLMASA DA!.. PAZARDA  PANAYIRDA VE SENTETİK TEZGÂHLARDA BİR TÜRLÜ TANIYAMADIĞI ÜRÜNLER PAZARLANSADA! İÇİNDE VE YANI BAŞINDA YER TUTMAYI KADER SAYANLAR HARİÇ… O KÖY HER  DURUMDA BİZİM KÖYÜMÜZDÜR!..

Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen paylaşımlardan anladığım kadarıyla: İş ve güç icabı zorunluluklardan dolayı terki diyar etmek zorunda kalan Hasankaleli saygıdeğer hemşerilerimizin, her şeye rağmen Erzurum ve Hasankale sevdalarını canlı tuttukları, yaşatmaya çalıştıkları, bunun  için hiç eleştirmeden ve sorgulamadan bu konuda kimden gelirse gelsin ve hangi sivil toplum kuruluşu tertip ederse etsin, çok samimi duygularla katılma arzusu içerisinde oldukları açıktır. Bu kardeşlerimizin organizatör ve tertipleyen kim olursa olsun, samimi, birleştirici, hasret giderici ve paylaşımcı düşünce ve bu düşünenin davranışa dönüşmesi aynı bakış açısıyla sadece alkışlanabilir. Elbette ki hedef; içerisinde Hasankale sevdası olan herkesin eksiksiz katılımlarının sağlanmasıdır.

Bu organizasyonun tertip edilmesi için çaba sarf eden Pasinler Belediye Başkanlığına, Pasinler Kaymakamlığına, tüm sivil toplum kuruluşlarına   teşekkür etmeyi bir borç kabul ediyorum. Şüphesiz bu ve benzeri çalışma ve organizasyonların güzel ilçemize önemli kazanımları olacaktır. Tüm hemşerilerimizin birbirleriyle hasret gidermelerinin, birbirlerini daha yakından tanımalarının, herkesin elinde olan imkân ve fırsatlardan diğer hemşerilerinin de yararlanmalarını sağlamanın, en azından bundan sonra adinmiş oldukları kazanımlarından Hasankale’ de yerleşik olan yaşayan civanmertlerimize iş imkânı sağlayacak yatırımlar İnşallah yapmalarının, eğitim çağına gelmiş ancak maddi açıdan zorlanan çocuklarımıza el uzatarak burs vermenin, üretilen tarım ürünlerimizin üreticilerin elinde kalarak çürümesinin önüne geçecek pazarlama faaliyetlerine ve bu konuda bölgeye istihdam yaratacak atılımların yapılmasının önemli olduğu açıktır. O halde bu tür organizasyonların nihai kazanımları bunlar olmalıdır. Bu işlerin arka plânında çok ciddi ve bilimsel ARGE (araştırma ve geliştirme) çalışmalarının olduğunu belirtmek gerekir. Bu konularda Hasankalemizin yetiştirdiği çok değerli ve gerçekten alanlarında profesyonel ve uluslararası düzeyde eğitim almış ve alanlarında uzman bilim adamları ve akademisyenlerin olması şüphesiz çok önemli ve değerlendirilmesi gereken bir gerçektir. Keşke bu tür organizasyonlar tertip edilirken daha verimli ve anlamlı olması için bu uzmanlardan oluşan ve güzel ilçemizin kronik sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin geliştirildiği panel ve söyleşilere de yer verilmiş olsa idi. Bu akademisyen ve tüm fikir sahiplerinin bu konularda ulusal ve hatta uluslararası sempozyum ve çalıştaylar düzenleme istekleri karşılığını bulacaktır.

Bizim yerelde olan ve ne yazık ki halâ devam eden bazı alışkanlıklarımız var. Buna Hasankale’ nin gelişme ve kalkınmasını engelleyen tipik, modası geçmiş Hasankale siyaseti de denilebilir. Bu siyaset çerçevesinde; bu şirin beldeye katma değer sağlama potansiyeli olan, bunu gerçekleştirmek için tabiri caiz ise meccanen fikir üreterek çalışmak isteyen, karşılığında ne makam ve ne de birilerinin aradan sıyrılmak için yaptıkları gibi şöhretin ş’ sini bile tanımayan değerlerine sahip çıkmamak, mümkünse onları yok saymak, yazmadan kâtip ve okumadan hakim olma sevdası olanların hep en önde olma arzularının, bu memlekete verilebilecek en büyük zarar olduğunu kabul etmek zorundayız. Temelinde bilim ve deneyim olmayan bir kalkınmadan söz edilemez. Önemli olan; bu entelektüel camia arasında sen bizdensin, o bizden değil gibi gülünç hesaplar yapılmadan tüm birikim ve enerjilerin Hasankale için harekete geçirilmesidir. Dünya genelinde tüm kalkınmış ülkelerin kalkınma serüvenleri işte bu temeldedir.

Ellerinde bu konuda erk olanların bu doğrultuda davranmamalarının en azından eleştirilmesi gerekir. Hasankale’ de her türlü faaliyet mutlaka karşılığını bulacaktır. Bendeniz de bu konularda yapıcı bir eleştiride bulunmak istedim. Bu konularda yerel medyada uzun süredir önemli paylaşımlarda bulunmama rağmen, üzülerek ifade etmem gerekir ki yönetme erkini elinde tutanlardan tek bir karşılık gelmedi. Halbu ki bendeniz, sırf bu konularda bir kıvılcım çakmak, ahde vefa borcumu ödemek, elimde olan imkân ve fırsatlardan Hasankaleli üniversite öğrencilerinin ve mezunlarının da yararlanmalarını sağlamak istiyordum. Bunun için Hasankale içerisinde bir konut aldım ve her açıdan düzenledim ve sık sık orada ikamet etmeye çalışıyorum. Bu topraklardan beslenerek yetişmiş arkadaş ve meslektaşlarımın hepsi aynı düşüncededirler. Ancak ne gariptir ki böyle bir davranışın herhangi bir karşılığı olmamıştır. Elbette ki bu karşılığın sadece yöneticiler nezdinde bir hoş karşılama, tebessüm, memnuniyet ve onore etme şeklinde olmasından bahsediyorum. İşte bu durumlar biraz düşündürücüdür.

Şüphesiz kendilerince gerekçelerden ve kişisel tercihlerinden dolayı Hasankale’den ve genelde Erzurum’ dan ayrılan, buna rağmen bu toprakların  tarihiyle, değerleriyle, gelenekleriyle, kültürüyle ve zirve yapan vatan ve millet duyarlılığıyla temellendirilen ve her karış toprağı şehit ve gazi kanlarıyla  sulanmış vatan topraklarına olan sevdalarıyla geliştirdikleri anlaşılan aidiyet duygularına hiç kimsenin hiçbir olumsuz söz söyleyemeyeceğini ifade etmek isterim. Zaten kimsenin de böyle bir derdi yoktur.

Gurbette olan sevgili hemşerilerimizin Erzurum ve Hasankale ruhunu canlı tutmaya çalıştıklarını ve bu konuda bir şeyler yapmak istediklerini elbette ki bilmek gerekir. Ancak Hasankale ve Erzurum’ un kaderini kendi kaderleri haline getiren, gidenleri de her zaman büyük bir misafirperverlikle karşılayan, isminin ve cisminin ön plâna çıkmasıyla hiç ilgilenmeyen, kısacası gösterişten uzak isimsiz kahramanlar ise, Erzurum ve Hasankale’ yi elbette ki korunacak ruhuyla beraber diri tutup yaşatmaya gayret etmektedirler. Bu durumun da temel bir gerçeklik olduğu açıktır. Ölü ve darmadağın olmuş bir Hasankale ve Erzurum’un geliştirilecek ruhunun da olamayacağı gözden ırak tutulmamalıdır.

Bu civanmertler bu memleketin Ensarlarıdır ve elbette ki dışarıdan gelenler arasında şucu-bucu, şu parti-bu parti, şu dernek-bu dernek diye bir ayrım da yapmazlar. Gönlünün derinliklerinde herkes için bir yer vardır. Ancak bu organizasyonun tasarlanıp plânlamasının yapılması aşamasında bazı noksanlıkların olduğunu ve dolayısıyla yapıcı bir eleştiriye açık olduğunu da belirtmek gerekir. Mesela, Erzurum Hasankaleliler Derneğinin isminin belirtilmemiş olması ve dolayısıyla bu derneğin bu organizasyon dışında bırakılmış algısının dillendirilir olması bir noksanlıktır. Keşke bu durum düzeltilse ve herhangi bir yanlış algıya fırsat verilmemiş olsa. Aksi halde bu güzel organizasyon sanki ev sahiplerinin yok sayılması gibi bir olumsuzluk yaratabilir. Bunun da Hasankale ve Hasankalelilere zarar vereceği unutulmamalıdır. Böyle bir ikilem yaratıldığı zaman; siz ne kadar iyi ve faydalı şeyler yaparsanız yapın, hep olumsuz ön yargılarla yaklaşılacaktır. Hatta elbette ki belediye çalışmalarında takdire şayan ve halkın beğenisini kazanan faaliyetler vardır ve olacaktır. Bununla beraber sebebi ne olursa olsun, karşılanamamış beklentiler de vardır. Bu durumda kendilerinin dışlandıklarını düşünenlerin, böyle bir sosyal ve kültürel faaliyetin; o karşılanamamış beklentilerin üzerlerinin kapatılması gibi bir algı geliştirecekleri kaçınılmazdır. Karşılanamamış beklentiler olarak;

Ben meselâ sayın Belediye Başkanımıza; bu günlerde yeniden düzenlenen ve belediyenin yanı başındaki parka sökülen Atatürk büstü yerine ne yapılacağını sormak isterim. Milletin gönlüne ve hayallerinin derinliklerine sayın Cumhurbaşkanımızın silüetleri gergef gergef işlenmiştir. Onun resimlerinin her yerde olmasının bir temeli vardır ve halkımız o resimleri kendi evinin en müstesna yerlerine asmaktan da gurur ve mutluluk duyuyor. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın resimlerinin hemen yanına ve gariptir aynı ölçülerde kendi resminizi yerleştirmenin yakışık alıp almadığını öğrenmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız Büyük Türk Milletinin gönlünde taht kurmuş bir liderdir. Diğer Türk büyükleri gibi o’ nun resimleri tarih bilincine ve şuuruna sahip hiç kimseyi rahatsız etmez. Ancak bu vatana ve millete düşmanlığı olanları rahatsız eder. Bazı Avrupa ülkelerinde ortaya çıkan çirkin durumları örnek gösterebiliriz. Olabilir, diyelim ki; resim, heykel ve büstlere gelişi güzel ve tarihi şahsiyetlere saygıda kusur etmeyecek şekilde karşısınız. Tamamda o zaman, özellikle kendi portrelerinizi neden boş bulduğunuz her yere asmışsınız?  Tekrar belirtmek isterim ki; sayın Cumhurbaşkanımızın resimlerinin Hasankale’mizi baştan başa süslemesi özellikle Hasankale’ de ikamet edenleri memnun etmekte ve herkese huzur ve güven vermektedir. Bence sorun; sayın Cumhurbaşkanımızın resimleri yanına aynı ölçü ve parlaklıkta kendi resimlerinizin asılmasıdır. Keşke ayrı ayrı yerlere asmış olsaydınız diye düşünmek istiyorum. Görebildiğim kadarıyla güzel Hasankalemizde bir değerler erozyonu yaşanmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız, resimlerin ve afişlerin içine alamayacağı kadar büyük ve heybetlidir. Onun resimlerini küçültüp, kendi resimlerinizi büyüterek yan yana asmanızı; “biz aynı seviyedeyiz, bende onun kadarım” gibi bir algı yaratmaksa; sevgili kardeşim sen onun değil onun gölgesinin gölgesi kadar bile değilsin. Hepimiz için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Lütfen o resimleri sadece sayın Cumhurbaşkanımızın resmi olacak şekilde yeniden düzenleyiniz. Sayın Cumhurbaşkanımız; Çanakkale ruhunun dirildiği 15 Temmuz ihanet kalkışmasının durdurulması ve buna heveslenenlerin heveslerini kursaklarına gömen baş komutandır. Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına asacağınız bir resim arıyorsanız o sayın Dr. Devlet Bahçeli, sayın Başbakanımız Binali Yıldırım, darbenin kaderini değiştiren kahraman Ömer Halis Demir, bu aziz milletin yanında yer alan tüm komutanlarımız ve gazilerimizin resimleri olmalıdır. Kendi resminizi de sizce uygun göreceğiniz başka yerlere asınız. Sayın Cumhurbaşkanımızın resimlerine halkımızın tamamına yakını büyük bir özlem duyuyor ve önünde saygıyla eğiliyor ancak sizin resminize duyulacak özlemin nedenini halâ anlayabilmiş değilim. Bence siz eğer varsa herhangi bir yatırım, halkın gelirini artıran, ambarlarında çürüyen ürünlerine çare olacak atılımlarınızın, Hasankale’ de birlik ve beraberliği simgeleyen etkinliklerinizin resimlerini asın. Sizin resimleriniz sıkıntılarla cebelleşen halkımızın karnını doyurmuyor. Hatta bir antipati bile oluşturuyorsunuz. Çok saygı duyduğum aile efradınıza da iyilik yapmış olmuyorsunuz.

Erzurum ve Hasankale sevdasının herhangi bir siyasi partisi yoktur ve olmamalıdır. Herkes her partiye mensup olabilir ancak tek ortak paydanın ezelden ebede vatan ve millettir. Ahlâk, edep ve erkândır. Özelde de Erzurum sevdası olması gerekir.  Hasankale ile ilgili olarak yapılan ancak, herkesin katılımını sağlayamayan sosyal ve kültürel organizasyonlar; bir tarafı mutlu ederken, diğer tarafa belki bir    psikolojik baskı oluşturacağı, bu psikolojik ve hatta sosyal baskının tamir edilemez sonuçlar yaratacağı söylenebilir. Bu sosyolojik bir olgudur. Bu ve benzeri ayrışmalara meydan vermeden birlik ve beraberliğin korunması en akılcı davranıştır. Aksi halde kaş yapayım derken göz çıkarılmış olabilir.

Bilindiği ve dillendirildiği gibi; Yüce ALLAH’ ın verdiği bir nimet olan termal  sular üzerine termal devre mülk inşa edeceğim diye insanlara yalan ve göz boyayıcı propaganda yapan ve o kaynaklar üzerine karkas bir bina dikerek batal eden bir iş adamından bahsediliyorsa, bu ve benzeri organizasyonlar da eğer dikkat edilmezse, Hasankale Ruhunu batal edebilir. İşte bu ve benzeri yanlış algılara meydan vermemek, aydınlığa çıkaracak yolların dikenlerden temizlenmesi, daha güvenilir ve salına salına yürünebilir hale getirilmesi için elbette ki acilen yapılması gerekenler vardır. Bu tedbirler alınırken, keşke bu memleketi çok önceden terk etmiş olsaydım diyenlerin en önde olmaları kabul edilebilir bir durum değildir.

Öncelikli olarak Hasankaleye karınca kararınca istihdam yaratacak iş sahaları açanların, işsize iş, aşsıza aş verenlerin, Hasankalelinin düğününde oynayıp, ölüsünde ağlayanların, her zaman ve her durumda Hasankalelinin can suyu olanların mutlaka ön plânda olması, Hasankale ile ilgili olarak alınacak her karar durumunda mutlaka bu gerçek kişiliklerin katılımcı olmaları, yaptıkları yatırımlarla örnek alınmaları gerekir. Bu insanların Hasankale ile ilgili görüşlerinin mutlaka bir ederi ve değeri olmalıdır. Bu şahsiyetleri hiçbir organizasyon arka plâna itemez ve atamaz. Hasankale halkına kaliteli ve çağın gereklerine uygun hizmetler üreten alış veriş merkezleri bu manada takdire şayandır. Bu kardeşlerimizi canı gönülden tebrik ediyorum. Burada hak etmelerine rağmen o Hasankale sevdalılarının isimlerini ve iş yerlerinin adını vermiyorum. Çünkü bunu bile etik bulmuyorum. 

Hasankale’mizin makus talihini yenmek adına taş üstüne taş koyan, evini yapan, bahçesini güzelleştiren, tarlasını ekerek Hasankale ekonomisini canlandırarak katma değer üreten her insanımıza saygı duyuyorum. Kentsel ve kırsal kalkınma çalışmalarının alt yapısı için gerekli olan beton yapı malzemeleri üreten ve mutlaka bir iş sahası oluşturarak işsize iş, aşsıza aş sağlayan bir tesis kuran Kaya ailesini de kutluyorum. Eleştiren eleştirebilir ancak bu topraklar üzerine yatırım yaparak elini ve gövdesini taş altına koyanlara sahip çıkmak gerekir. Çünkü yapılacak her yatırımlar benzer veya farklı sahalarda başka yatırımlara zemin oluşturacaktır. Üretilen tarım ürünleri ile ilgili olarak ta benzer yatırımlara acilen ihtiyaç vardır.

Pasinler Ovasında ziraatçilik yapan köylülerin ürettiği mal ve hizmetler açısından da benzer şeyler söylenebilir. Onların alın terleri ve emeklerinin ürünleri bölgenin yaşanabilir hale gelmesi açısından çok büyük bir değere sahiptir. Eğer panayır yapılacaksa, işte bu ürünlerin pazarlanabileceği tezgâhlar açılmalıdır. Bu dernekler içerisinde üye olarak bulunan ve dediğim gibi Rabbim daha çok versin hali vakti yerinde olanların Hasankaleye yatırım yapmalarını, fakir öğrencilerimize eğitim bursu vermelerini öneriyorum. Hasanakale’ nin modern dünyaya entegre olmuş şirin bir belde olması için kentsel ve kırsal kalkınma projeleri çerçevesinde birçok çalışma yapılarak bu derneklerin de sivil toplum kuruluşu ayağını oluşturmaları konusunda hemfikir olabiliriz.

Hasankalenin anayol boyunca o güzelim tarım alanlarının yine birilerine rant getiren şantiyelere dönüştürülmesine engel olunamaz mıydı?.. O şantiyelerde maraba olarak çalışan Hasankalelilerden bahsedilebilir. Ancak gerçekte termal sular gibi doğal kaynaklarımızın da aynı şekilde başkalarına gelir mekanizmalarını çalıştırdığı aşikârdır. Buradan önemli gelir elde edenlerin Hasankale ve Hasankalelilere yatırım adına ne yaptıkları sorgulanmalıdır. Modern toplumlarda Cenabı ALLAH’ ın lütfu olan yerel doğal kaynaklarından elde edilen gelirlerin yine o yerele istihdam yaratan yatırımlara dönüştüğünü görebiliyoruz. Bence bu derneklerin işi işte bu konulara kafa yormak, projeler geliştirmek, insanların farkındalık düzeylerini yükseltmek, aydınlatmak için yanmak gerektiğinin bilincinde olmaktır. Bence bu tür turistik gezi programlarının, Hasankalede yaşayan isimsiz kahramanların önemli bir bölümünde bir özenti yaratması ve onların da en küçük bir fırsatta onlar gibi bu memleketi terk ettirecek bir algı oluşturacağını düşünüyorum. Ne yapsın… nasıl olsa gidenler âbad olmuş!.. 

Sevgili dostlar; Hasankale’ nin gerçekten bir seferberliğe ihtiyacı vardır. Kronikleşen sorunlarının çözümü için herkesin samimi olarak ve sadece Hasankaleyi kader edinen şahsiyetlerin dertlerine derman üretilmeye çalışılmalıdır. Eski hamamlara eski tas hesabı yapılmamalıdır. Hatta bu düşüncede olanlara da destek olunmamalıdır. Hasankale’ nin en büyük dertlerinden birisi de; dünya ölçeğinde söz söyleyebilen, bu konuda önemli tecrübe, deneyim ve yeterliğe sahip, alanlarında profesyonel uzmanlık eğitimi alarak kendilerini kanıtlamış, yüreklerinin derinliklerinde bir Hasankale sevdası olanların, bunları da Hasankale’ den kopmayarak bir türlü ahde vefa borçlarını ödemeye çalışanların, Hasankale ile ilgili olarak verilecek karar süreçlerinde etkili olamamalarıdır. Bu insanların Hasankalenin kalkınması, dibe vurmuş eğitimini canlandıracak, küresel dünyanın ticaret, sanayi ve ekonomik faaliyetlerin de üretim ve tüketim dengesinin kurulması, elde edilecek gelirlerin sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla hakça paylaşımı gerçekleştirecek bilgi ve beceriye sahip oldukları açıktır ve mutlaka bilinmelidir.

Her seferinde ve her yazdığım yazıda çekinmeden hakkını teslim ettiğim Sayın Cumhurbaşkanımız, Başkomutan, Türk Milletinin önümüzdeki yüz yıllara damgasını vuracak olan Reis Recep Tayyip ERDOĞAN ve her zaman ve her kritik durumda; “ben değil ülkem, partim değil milletim” diyerek desteğini esirgemeyen bilge lider, Dr. Devlet BAHÇELİ  hayatta oldukları sürece her kim kendi çıkar çarkını döndürmeye, büyük Türk Milleti nezdinde hiçbir karşılığı olmayan söylem, eylem ve davranışları sergilemeye çalışırsa çalışsın, ebedi olarak varlıklarını sürdürmeleri mümkün olamayacaktır. Aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın gerçekten güvendikleri ve önemsedikleri Ak Parti Erzurum il Başkanı Sayın Mehmet Emin ÖZ Beyefendinin Erzurum AK Parti il başkanı olmaları da, devletin bekası ve aziz milletimizin geleceği adına hayalini kurduğumuz muhteşem geleceği yakınlaştırmakta olan önemli bir kazanım olduğunu belirmem gerekiyor. Sayın Başkanın kucaklayıcı, birleştirici ve herkese değer verici söylem ve yaklaşımları çok değerlidir. Sayın ÖZ’ ün hedefinin büyük olduğu, gerçekleştirilebilir olduğu, artık karşıda yüzde 49’ luk bir siyasi cephenin olduğu ve ona göre herkesin tavrını belirlemesi gerektiğini dillendirmelerinin siyasi olarak çok önemli bir değerlendirme olduğunu bilmek gerekir. Böyle nazik bir dönemde vatan ve millet duyarlığı yüksek olan, vatana ihanet etmeyen herkesin safının aynı olduğu unutulmamalıdır. Sayın ÖZ bunun farkındadır ve gerçekten hepimizi çok mutlu ve şüphesiz umutlu kılmaktadır. Alt kademelerdeki siyasilerin de ölçüleri sayın ÖZ’ ün geliştirdikleri ölçülere uygun olması en tabii olandır. Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum il Başkanı sayın Naim KARATAŞ ile olan samimiyet ve oluşturdukları anlayış beraberliği çok önemli göstergelerdendir.

Yaptığım değerlendirme ve öz eleştiri çerçevesinde; Erzurum’daki Hasankaleliler Derneğini bu sürecin dışında kalmasının; ne Hasankaleye ve nede hasankaleliye bir getirisi olmayacaktır. Neticede kılavuzu karga olanın gideceği yer bellidir. Öyle veya böyle uzaklarda ikamet etmek durumunda olan saygıdeğer Hasankalelilerin elbette ki canlarının derinliklerine işleyen Hasankalelilik ruhunu canlandırma, biraz da hareketlendirme hak ve talepleri olacaktır. Bu şüphesiz çok doğaldır ve mutlaka olmalıdır. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip ERDOĞAN’ın belirttikleri gibi, ülkeye ve millete hizmet yolunda yorulan ve ışığı biraz azalanlar olabilir. Bu konulara da azami dikkat gösterilirse daha takdire şayan olacaktır.  Çünkü böyle bir durum; hem Hasankalenin kaderini orada yaşayarak paylaşan ve dolayısıyla yıkıntılar arasında defineleşen gerçek ev sahiplerinin ön plânda olma gereği ve zorunluluğunu zedeleyerek hoşnutsuzluklara sebep olabilir. 

Hasankale’ de en küçüğünden en büyüğüne kadar taş üstüne taş koyanlardan RABBİM razı olsun. Ölenlere Rahmet ve kalanlara da sağlık ve huzur dolu günler diliyorum. Hepimizin bildiği gibi devletimize ve aziz milletimize tuzak kuran ve ihanete kalkışan paralel terör örgütleri ve onların paraleli ve muadili olan kirli ve kripto yapılar; Erzurum’ un ve Hasankale’ nin gerçek manevi dinamiklerinin üzerini örterek unutturmuşlar ve Hasankaleyi Hasankale yapan değerleri çürütmüşlerdir. Bunu yapmak için de tüm tarihi ve milli değer abideleri olan şahsiyetleri fırsat buldukça yok etmeye çalışmışlardır. Sadece malum bir şahsı ilahlaştırarak piyasaya sürmüşler ve insanların akıllarını kullanmalarını; “Hiç Akıl Etmez misiniz” hükmünün gereğinin yerine getirilmesini engellemişlerdir. Çünkü akıl etmeden körü körüne biat kültürünün kaynağı böyle bir yapılanmayla kuvvetlendirilebilir.

Sevgili dostlar Hasankale’ nin sorunları ancak sorgulayan ve farkındalık düzeyleri yüksek olup buraları dünya mekânı tutan, civanmertlerle çözülebilir. İşi ve çoluk çocuğunun ekmeği için çok ama çok uzak diyarlarda hatta bazen kelle koltukta çalışıp fırsat buldukça veya emekli olduktan sonra bu mübarek beldeyi ikamet edenlerin sahip oldukları vizyonla etrafına örülen duvarları yıkabilir. Bu isim yapmayı çok gerekli görmeyen ve gösteriye soyunmayı nefsine yediremeyen dop dolu Hasankale ve Erzurum sevdalılarının gerçekten ve samimi olarak farkına varan liyakatli yöneticilerin üstlenecekleri misyonla küresel dünyada yerini alabilir. Hasankale o kadar da sahipsiz değildir ve bu sahiplerin en hesap sorucu olanları toprağın altına göçmüşlerdir. Ancak onların adına da diyecekleri olanlar vardır. Niyetimiz biraz da onların adına konuşmaktır.

Evet aziz Hasankaleliler artık bunlar konuşulmalıdır ve nerede her ne yapılırsa yapılsın, bunlar Hasankalemizde herhangi bir ayrımcılığa ve dışlanmaya zemin oluşturacak şova dönüştürülmemelidir. İçerisinden geçtiğimiz dönem oldukça kritik bir dönemdir ve mutlaka birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Hasankale’ nin yıkıntıları arasında defineleri vardır. Bu definelerin kaynağı tarihiyle, şanıyla ve tüm değerleriyle elbette ki Hasankaledir. Bu definelerin üzerleri hangi amaç ve gayretle olursa olsun artık kapatılamayacaktır. İsim yapmayı sevmeyen ancak derinlerin ötesine ulaşan kökleri olan, gerçekten dertleri Hasankale ve Hasankaleli olan şahsiyetlerin yaşam mücadelesi veren insanımızla buluşması engellenemeyecektir.

Asla siyasi veya kişisel ego tatmini şov yapmayan, insanlarımızı bu çerçevede dışlamayan, hangi siyasi oluşumu desteklerse desteklesin, gerçek ortak paydanın Hasankale  olduğunun bilincinde olan, hep birleştiren, ayrıştırmayan, ötekileştirmeyen öncülere ihtiyaç vardır.

Günümüzde akıllı şehir, akıllı cadde ve akıllı evlerden bahsedilirken bundan 40 – 50 yıl öncesinin çermik şenlikleriyle yola çıkmanın hiçbir katma değeri olamaz. Bir zamanlar maksadı çok farklı olan Türkçe Olimpiyatları adı konulan ancak, bu kavramla uzaktan yakından alâkası olmayan olsa olsa İngilizce veya Amerikan Olimpiyatı olan etkinlikler için de benzer eleştiriyi ortaya koymuştum. Olması gereken o çermikleri iç ve dış turizme açacak alt ve üst yapı yatırımlarını gerçekleştirmektir. Bu konularda insiyatif elde edecek kaliteli ve donanımlı insan kaynaklarına ulaşmaktır. O yeraltı sıcak su kaynağını Hasankalede yaşamaya talip olanların hizmetine sunarak ağır kış şartlarında ağır bir maliyeti olan ısınma giderlerini azaltmaktır. Bu sıcak su kaynaklarından seracılıkta faydalanmaktır. Pasinler ovasında geleneksel ve küresel değeri olan ürünlerle ilgili kooperatifçilik ve borsa kurulması çalışmalarına hız vererek ipek yolu projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığı bir dönemde layık olduğu yeri almaktır. Kış sporları ve özellikle geleneksel güreş oyunları ile ilgili çok acil çalışmalara ihtiyaç vardır. Yapılacak etkinliklerin temelinde bu boyutlar olmalıdır. Hiçbir aile, yaşlı, genç ve çocuk atlanmamalıdır. Mutlaka değerlendirilmelidir.

Sevgili dostlar; yaratılanlar arasında dört çeşit medde den bahsedilebilir. Bunlar; hem temiz olup hem de temizleyen, Temiz olup temizlemeyen, temiz olmayıp temizleyen, Temiz olmayıp temizlemeyen maddelerdir. Su hem temiz ve hem de temizleyen bir maddedir. Deterjanlar temizleyen olup temiz olmayan maddelerdir. Yağ temiz olup temizleyen bir madde değildir. Ayrıca temiz olmayıp temizlemeyen bir çok madde de vardır.

Genelde Erzurum ve özelde Hasankale’ li hem temiz ve hem de temizleyendir ve mutlaka öyle olmalıdır. Bu muhteşem yapıyı bozacak her olay ve olgudan uzak durulmalıdır. Hasankale’ de yaşayan herkes değerlidir ve önemlidir. Bu insanlar arasında dolaşılırken birisi diğerine tercih edilmemelidir. Herkes ancak hak ettiği yerde olmalıdır. Düğünlerde ve derneklerde katılımcı olan herkes ve her aile eğer gerekiyorsa aynı mesafelerden onore edilmelidir. Katılımcılar arasında aynı veya farklı kurum ve kuruluşta üstelik aynı unvan ve belki daha fazla özveriyle görev yapanlar arasından bazılarını öne çekerek ayrımcılık yapmanın modası çoktan geçmiştir. Böyle bir tutum ve davranışla diğer katılımcılara siz gelmeseydiniz de olurdu, hatta daha iyi olurdu mesajı verilmiştir. O kişiler için de yaygın bir anti pati oluşturulmuştur. Buna gerek olmadığı gibi o değerli kardeşlerimizin de buna ihtiyaçları zaten yoktur. Maalesef ve çok üzülerek ifade etmek istiyorum ki; bazı hemşerilerimizin böyle demode olmuş, insanları rahatsız eden, birleştirmeyen ayrıştıran  eylem ve söylemleri oluyor. İşin garibi ise; bu davranışların o güzelim insanları sıkıntıya sokuyor olmasıdır. Eğer niceliksel bir oran verilecekse, bu tür davranışlarla yaratılmak istenen sentetik değerler kaybedilen gerçek değerlerden çok daha azdır!..

Ne diyelim; su gibi aziz olasınız!..

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Gazete Pasinler
Etiketler: ORADA, BİR, KÖY, VAR, UZAKTA, KÖY, BİZİM, KÖYÜMÜZDÜR
Yorumlar
Haber Yazılımı