Haber Detayı
12 Şubat 2020 - Çarşamba 10:19
 
BÖYÜK OSMANLA TEYO GALAYA GELMİŞLER, GÖRELİM BAKALIM KİME NE DEMİŞLER!..
BÖYÜK OSMANLA TEYO GALAYA GELMİŞLER, GÖRELİM BAKALIM KİME NE DEMİŞLER!..
Güncel Haberi
BÖYÜK OSMANLA TEYO GALAYA GELMİŞLER, GÖRELİM BAKALIM KİME NE DEMİŞLER!..

Hasankale geçmişten günümüze akıllı ve delisiyle, gözü açık ve mecazen körüyle, sineğiyle ve böceğiyle, atıyla ve itiyle, kartoluyla ve mısırıyla, hıyarıyla ve kabağıyla, ayçiçeğiyle ve yıldızköküyle, otuyla ve samanıyla, adoluyla ve goşgozuyla, Nefisiyle, İbrahim Hakkı’sıyla, Alvarlı Efesiyle, Ali Babasıyla, Hasan Dedesiyle, Aşık Yaşar Reyhanisiyle, hayal ustası Teyo Pehlivanıyla, aslında tam bir meczup olan Büyük Osman’ıyla ve daha isimlerini sayamayacağım yüzlercesiyle tarihin altın sayfalarına adını kazıyabilmiş bir hoş beldedir. Hem gerçektedir ve hem de hayaldedir. Bir coğrafya sadece tarihe önemli notlar düşen ölüleriyle ancak bu kadar popüler olabilir.

 

Ancak unutulmamalıdır ki, Hasankale aynı zamanda hayatta olan değerleriyle de önemlidir. Bu konuda somut olan ve olmayan kültürel değerler ve o kültürün can sularıyla  yetişen insan kaynakları üzerinde çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmalar toplumun farklı ve her kesiminden oluşturulacak, Hasankale ve Hasankaleliyi çok iyi tanıyan bir ekip çalışması ile gerçekleştirilebilir. Bence bu ekip hem Hasankaleye hizmet edenlerin verdikleri hizmetleriyle  ve tam tersi adına ve şanına zarar verenlerin de verdikleri zararlarıyla söz konusu edilebilecekleri varsayılabilir. Toplum olarak, iyilerin iyilikleriyle yaşatılması ve kötülerin de kötülüklerinden insanımızın korunmasını sağlayabiliriz. Sayın Belediye Başkanımız, Ahmet DÖLEKLİ’ den Hasankale ile ilgili yapılacak böyle bir çalışmaya öncülük edebileceğini düşünüyorum. Çünkü Sayın Başkanın Hasankale’ ye değer verdiğini görüyorum. Şüphesiz böyle bir çalışma uzun soluklu olacak ve tarihsel bir arka plânının da olması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

 

Biz akademisyenler, Hasankale’nin geçmişini süsleyen ve hali hazırda değer üretmeye devam eden şahsiyetlerini akademik düzeyde çalışıp, lisansüstü düzeyde de çalıştırabiliriz. Ancak bütün bunların yapılabilmesi için bahse konu tarafların mutlaka niyetleri sağlam olmayanların amasına ve fakatına fırsat vermeden bir araya gelmeleri ve istişare müessesesini kullanmalarıyla yapılması gerekir. Hasankaleyi kendi yetiştirdiği değerlerinden soyutlamak isteyenler çıkarsa, burada niyet tartışması yapılabilir. Buna meydan da vermemek gerekir. Çünkü Hasankale’nin kaybedecek zamanı ve enerjisi yoktur.

 

Bendeniz karınca ve kararınca Teyo Pehlivan ve onunla hikâyeleri olduğu için de Büyük Osman’ı hayali de olsa yaşanan olay ve olgular boyutuyla canlandırmak istiyorum. Aslında Teyo Pehlivan, post modern bir Donkişot’ tur. Onun hayal ustalığını; imkânsızı mümkün kılan bir felsefi yaklaşım şeklinde özetleyebilirim. Çünkü onun hayalleri kurgulandığı an itibariyle imkânsız olsa da, geleceğe dönük olarak gerçekleşmektedir. İşte bu noktada eğitim ve öğretim açısından hayal ve gerçek arasındaki ilişki de ortaya çıkmaktadır. Bu konulara zaman içerisinde değineceğim.

 

Bu haftaki yazımda; rahmetli Teyo Pehlivan ve Büyük Osman’ın üsluplarıyla seçtiğim güncel olayları mizahi olarak analiz edip değerlendirmek istiyorum. Sizlerden gelecek tepkiler önemlidir ve daha sonraki yapacaklarımıza ışık tutabilir.

 

Teyo Pehlivan ve Büyük Osman mutlak otoritenin onayını alarak zaman içerisinde bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuk öbür dünyadan bu dünyayadır!.. İlk durakları Hasankale’ dir ve ana karargâhları olan Hacı Rüştüye giderler. Geçmişte olduğu gibi Hacı Rüştü Kahvesinde olan meşhur odalardan birisine geçer otururlar ve onları gören Hasankaleliler şaşırıp akılları karışsa da sohbete girişirler. Bendenizde hasbel kader oradaydım. Teyo Pehlivanın konuşmaları kendine has üslubuyla olacaktır.

 

Ben: “-Yahu Teyo ve Osman emi siz hoş geldiniz. Gelirken mutlaka zorlanmışsınızdır. Ben sizin neden geldiğinizi bilsem de, siz gene de hele bir anlatın. Baksanıza millet zıngırzıngır titriyor.

 

Teyo Pehlivan: “-Ola gardaş, bu millet ne gorkar olmuş. Ben gitmeden önce bu memlekette çok yürekli insanlar vardı. Ele ölüden mölüden çekinmezlerdi. Demek ki bizim Gala da değişmiş. Aha bu uşdum akıllılara söyle gendılerınegelsınner. Bağh dilleri alınmışsa biz gonuşağhonnar da dinnesinner.”

 

Ben: “-Temam Teyo Pehlivan senin dediğin gibi olsun. Sen gittin gideli dünyanın çivisi çıktı. Yerçekimi yerine gök çekimi yaşıyoruz. Yerçekiminde yer var ayaklarımız basıyor. Benim aklım almıyor. Gök çekiminde yer neresi?”

 

Teyo Pehlivan: “-Bağhhğoca, dünyanın çivisini mi mısmarınimiişdeoniçığardannarayağhlarınızı yerden kesmişler. Duva edin ki kenarda paslimasli bir mığhgalmış. Ğhoç oda sallanir. Siz oniferğedemirsız. Bizim oraya geldığızdegörürsüz. Yoğhsaayağhlarıziyerden değil, belden keserdıler. İşde o zaman belsızbuğhunsuzgalır, külliyen geşmerolurduz. Gök çekimi çekerse bizim oraya getırır. Vallahadıggetedın.”

 

Ben: “-Teyo Emi ey diyirsen. Allah aklımızı başımıza alsın. BağhTeyo Pehlivan, aha bu Ortadoğu, Akdeniz, terör, eğitim, aile meseleleri için ne dersin. Hadi ver tüyoları!..”

 

Teyo Pehlivan: “-Hğoca benebağh, ağhlınızı başınıza almazsaz, başınızı aklınıza aldırırlar. İşde o zaman 15 Temmuzları yaşarsız. Ağhılsız baş ne ise, başsız ağhıl da odur hğoca. Orta doğu dediğin yerin ortası Galadan geçer. Ben o yoldan hep gider gelırdım. Hani aklan gelir mi? O Mavi Marmara Gemisi meselesinde sen de gördün ya, bizim Galada böyükçermikten dumdum Akdenizdençığhdım. İsrailingemısının altından gemiyi havalandırpters dönderdım. Denızın tam dibınesoğhdumçığartdım, soğhdumçığartdım. O İsrail esgerleritöbe diyene geder suyun içinde tutdum.”

 

Ben: “-Emi töbededıler mi?

 

Teyo Pehlivan: “-Ola ya neyettıler, töbe ne ki, hele görseydın. Nasıl yalvarillar. Müslüman olun desem hama he diyecağhlar. Ama demedım. Gâvuroğli gâvurlar ele galsınlardedım. Şimdi de eger iznimi uzadırsam bu sefer küçük çermikten dumupKıbrısın altından geçip güneydeki bizim gemıların yanından çığhacam. Zaten beni orada görenner ya gelip teslim olacağh ya da gaçacağh delikariyacağhlar. O Yunan toğhumi var ya, hani bizim bayrağı yırtmışdi. İşdeoni da aldım götürdüm o Urumlarınbayrağhdiregınetağhdım. Birez zorlandım ama direği tükürügümünenislatdığhdan sora tağhabüldüm. Buradaki işleri halledim, buradan Libyayahopbuliyacağam. O haftermıdır, maftermıdır dığanın adının önünde de Halife var. Bre deyyuz sen kim Halife kim…Hğoca ben bu yevümsüzi de taniram. Rehmetli Kaddafi buni tutmak için sürerken, gine ben Kaddafiyi tuttum çay içirdim ve o zındık canınigurtardi. Onunguyruğibenımelımde.” Yolacağamguyruğunucılcıbızgalsın. Ola hğoca bu Araplar ne milletımış!.. Suriye’ de Emerikayınan – İsrailinnen, Kudüsdegineonnarınan, işlerınegeldığınde de şeytanna bile goyungoyunagirirler. Gıssacasi bizim olmadığımız her yerde ve herkeşınnenballi yağlılar. Hğoca sene bir tüyo vrimmi? Öbür terafdan duydum. Bu Firavun sıçannari o gutsaltoprağhlarayağhışmirmışlar. Gine size teslımedecağhlar. Ey hazırlanın!..

 

Sağhın sizde onnarkimın Haccı, Umreyi Dolara ve Yuro’ ya bağlamayın. Essahdan oralarda bize yağhışır. O meymanetsızlerınHacc ve Umre diye Batı emperyalizmine ve Siyonistlere hğızmetetdığhlarınibüliller. Bunida hele işe bağhlerduvan altlarına bile gurulan din – iman görünümliessahlariyınan ilgisi ve alakası olmiyan tarikat, dergâh ve cemaatlerıneliyınnenyapirlar. Bülirmısenhğoca bizim orada o Ahmet Yesevi’ yide ziyaret etdım. Ne o bunnarabenzir ve nede bunnar ona benzir. Bunnar kim o kim!..Hğoca birde aile dedınya tam yarama basdın. O Abdullah İKİNCİ gardaşımızidaçoğhsevdüm. Bu işleri gündeme getırirsağolsun. İstanbul anlaşmasından dem vurulir. Bandebağhdım. O aile kurumu yıkımcıları göre ki uşağhlarızıncinsiyetlerıniannayıpgendılerıni ona göre biçimlendırmelerıniisdemirmışler. Ola siz onnaritanımazsız. Ben çoğh ey bülirem. Bikereonnarın gendi cinsiyet ve cibilliyetleri yoğhdur. Ben çoğhyoğhladım. Dertleri ondandır. Görirem terörün elınigolunigırmışsız ama belleri sağlam. Onidagırıpkokoç etmez lazım. Ele televizyonnarda bilmem şu gadar terörist etkisiz hale getırıldi filan da artığhdemeyın. Etgısız hala getırmağhyerıneağzızi doldura doldura gebertıldidiyin. Ha vallaha eğitim sorunlarız var. Ama burada suç sizin. Bağhhğoca, eğitimi boyi nasıl olursa olsun ağhliuzunnarateslımedın. Beceremezsez ben öbür terafdanbirtenegetırim. Ağhligıssa ve heryanıuzunnarateslımetmeyın. Bağh Maşallah Atatürk Üniversitesi Rektörümüz sayın Prof. Dr. Ömer ÇOMAKLI  Hğocamızida anmadan geçmiyelım. Ola o ne güzel şeyler yapmış. Allah ona güç ve guvvetversın. Allah ondan razı olsun. Bu yeni nesil üniversite fikri var ya, hah işde o tamda öbür terafdaki şahane yapılara ve mutlak doğruların fikrınebenzir. Gardaş ne olur gece gündüz çalışın o değerli hğocamıza destek olun ve sahapçığhın.”

 

Ben: “-Yahu Osman emi seni unuttum. Sen ne edirsen? Ne var no yok. Sen ne dersin bu işlere?

 

Osman Emi: “-GardaşTeyo beni gonuşdurmir. Benımde gorhğumdansesımçığhmir. Bağhhğoca, sen bülürsen, ben evimin bağhcasına bir mezergazmışdım ve hep orada yatıp üsdüme de otlariörterdım. Buni bir sen annamışdın. Bu benımantremanımdı. Öbür dünyaya gittiğimde yol güzergâhındaki gebırde çok rahat ettim. Hğoca bir gün bu deli Teyo var ya, tam benim kazdığım mezerın yanına gizlice gelmış, beni gorğhutacağhmış. Bende yatiram. Başladı bene telğımvermiye. Rebbın kim? Nebın kim? Gibi sorular sorir. O ara ben de, ola ezırail ben sağam. Ölmedımgetölennere bu sorulari sor dedım. Amma Baktım heledahadurir. Neyse sonunda gaçıp gitti de canınigurtardi. Yoksa yakalayıp mezeregoyacağıdım. Oğul neyedim bende oni idare edirem. Hğocabülirmısen ben öbür dünyada anobizim galaliİbbatvarya, hahişdeoniçoğhgöresdım. Burdaykenİbbatınan gafa gafayagıjjikklenıpdöğüşürdük. Zalım yandan boynuma künteyivurdimiimanımigevrdırdi. Orada ele bir şey yok. Hğoca birde hani her sabağhAlvarlıEfemıntürbesınegiderdım ve temizleyip namazımı kıldıktan ve ibrığa su doldurduğhdan sonra gelırdım. Oni da göresdım. Zaten orada da onnan ayakta duriram. Gine ayağımda çorap ve lasdigımyoğh!..Birde o hastahane deki bazılarından şikayetciyem. Gardaş ben onnara o gamiyon bene vurmadan önce gettım hastaneye onnaradedım ki; bağhın yarın – öbür gün bene bir şey olursa beni buraya getırırler. İşde o zaman kimseyi suçlamayın, benı o konuda kimseyınen davam yoğhdemışdım. Sanki oni unutmuşlar. Onidiyimdedım!..Hğocabağh bu memleketınheggetten gerçek manevi dimamikleri dururken başga dinamik diye dinamitlere yönelenner olmuş. Siz onnarınceblerınındedetedoliolduğunibülmirmiyıdız. Milleti zeherleyıp durmuşlar. Allah belalarıni vermiş ya neyse!..Gardaş gendi yerli ve milli değerlerinize sahap olun. Uşağhlarızaonnardanannadın. Efemi unutmayın. İbrahim Hakkı Hazretlerıniannayın. HiciviNefiden ve Gara Hamza Emıden öğrenin. Abdurrahman Gaziyi, Solakzadeyi, Hacı Salih Efendiyi, Hasan Dedeyi, Ali babayı ve ağhlımagelmiyen o manevi şahsiyetleri heç unutmayın.”

 

Ben: “-Osman emi sağol. Teyo Emi sende sağol, varol. Bizi epey aydınlattınız. Arada bir gelın konuşacak çok şey var. Şimdilik bu geder. Hayırlı yollar dilirem. Allah’a emanet olun.”

Kaynak: (GP) - Gazete Pasinler Editör: Gazete Pasinler
Etiketler: BÖYÜK, OSMANLA, TEYO, GALAYA, GELMİŞLER,, GÖRELİM, BAKALIM, KİME, NE, DEMİŞLER!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı