Haber Detayı
15 Şubat 2021 - Pazartesi 10:33
 
PANDEMİ SÜRECİNDE YÜZ YÜZE EĞİTİMİN SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLEBİLMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?
PANDEMİ SÜRECİNDE YÜZ YÜZE EĞİTİMİN SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLEBİLMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Eğitim Haberi
PANDEMİ SÜRECİNDE YÜZ YÜZE EĞİTİMİN SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLEBİLMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Eğitim, insanın doğduğu günden ölüm anına kadarki süreçte olumlu ya da olumsuz elde ettiği kazanımların bütünü olarak tanımlanabilir. Bazı araştırmacılara göre ise eğitim, doğumdan çok önce anne rahminde başlar. Yani hamilelik dönemini çocuğun eğitimi için temel olarak kabul edebiliriz. İnsanı bir binaya benzetecek olursak binanın temelinin sağlamlığı karşısına çıkabilecek her türlü zorlukla baş edebilme konusundaki dayanıklılığını arttıracaktır. Yani anne rahmindeki eğitim binanın temeli olarak de değerlendirilebilir. Eğitimin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için olmazsa olmaz kriterlerden birisi de güven duygusunun sağlanmasıdır. Aslında binanın temelinde kullanacağımız harç güven duygusudur. Yani bireyin eğitim alacağı ortamda kendisini güvende hmesi başlangıç için olmazsa olmazsa bir kriterdir. Güven duygusunun oluşturulduğu ilk ortam anne rahmidir. Annenin kendisini huzurlu hmesi, sağlıklı beslenmesi, kaygı ve korku gibi duygulardan uzak durması bebeğin anne rahminde kendini güvende hmesine yardımcı olacaktır. Anne rahmindeki bebeğe güven duygusunu aşıladıktan sonra bebeğe müzik dinletilerek gevşemesini ve yatışmasını sağlayabiliriz. Bebek doğduğu zaman da tıpkı anne rahmindeki gibi müzik dinletilerek bebeğin kendini güvende hmesi sağlanabilir. Aynı zamanda anne rahminde iken bebeğe kokulu yiyecekler verilerek bebekte tat alma duyusunun geliştirilmesi sağlanabilir. Konumuzla alakası vardır ya da yoktur bilmem. Ancak bilim insanlarının olaya bir de bu şekilde bakmasında yarar olduğunu düşünmekteyim. İslam inancına göre de hamilelik sürecinde anne adaylarının sürekli ibadetle meşgul olmasının, Allah’ın isimlerini zikretmesinin, çocuğun inanç sisteminin gelişimine katkı sağladığına inanılmaktadır. Toparlamak gerekirse göz ve kulak gibi organların eğitimde büyük bir yerinin ve öneminin olduğunu hesaba katacak olursak bu organların da anne rahminde iken oluştuğunu düşünürsek eğitimin anne rahminde başladığı fikrine belki de kendimizi ikna edebiliriz.

Okulda Öğrencilerin Kendilerini Güvende Hmeleri Sağlanmalıdır.

Artık yeni bir dünyada yaşıyoruz. Birçok alışkanlığımızdan vazgeçmek zorunda olduğumuz bir süreçteyiz. Bazı alışkanlıklarımızdan vazgeçemediğimiz zaman hem bireysel olarak hem de toplumsal olarak bunun bedelini maalesef çok acı bir şekilde ödüyoruz. Bilim insanlarının en çok üzerinde durduğu maske ve mesafe kurallarını ne kadar çok ihmal edersek o kadar çok canımızın yandığını hissediyoruz. Avmler, restoranlar, oyun parkları, ibadethaneler, kısacası umuma açık olan her yerde yapılacak olan en ufak bir ihmalin pahalıya mal olabileceği unutulmamalıdır. Bu halka açık yerlerden belki de en önemlisi okuldur. Alışverişimizi internetten yapabiliyoruz, ibadetlerimizi evde yapabiliyoruz, oyun gibi aktiviteleri evde yapabiliyoruz hatta eğitimi dahi online olarak evde yapabiliyoruz. Peki online eğitimden ne kadar verim alabiliyoruz ? Çok açık bir şekilde görülüyor. Çok açık bir şekilde hissediliyor. Yüz yüze eğitimin yerini hiçbir şey tutmuyor. Peki yüz yüze eğitime ne zaman geçeceğiz? Pandemi sürecinin bitmesini beklerken okulların açılış tarihinin sürekli olarak ertelenmesinin  çocuklarımızın eğitimlerinin aksamasına neden olup olmadığı da sürekli olarak tartışma konusu yapılmaktadır. Okullarda yüz yüze eğitime geçme konusunda ciddi adımlar atıldığını görüyoruz. Yakın zamanda yüz yüze eğitime geçecek gibi görünüyoruz. Peki yüz yüze eğitime başlamak her şeyi çözecek mi? Yeniden vakaların artması durumunda okullarda eğitime ara verilecek mi? Yüz yüze eğitim ne kadar sürdürülebilir olacak? Aslında bu soruların cevabı yine bizlerde saklı.Kurallara uyarsak pandemi sürecinde yüz yüze eğitimi sürdürülebilir hale getirebiliriz. Çocuklarımızın kendilerini güvende hmelerinin yolu pandemi sürecinde maske ve mesafe kurallarına olabildiğince riayet etmek olacaktır. Burada en büyük sorumluluk öğretmenlerimize düşmektedir. Bildiğiniz gibi öğretmenlerin insan hayatındaki yeri oldukça büyüktür. Okul öncesi ve ilköğretim çağında aileden sonra en çok önemsediğimiz ve örnek aldığımız kişi öğretmenimizdir. Kısacası ikinci anne babamız öğretmenimiz olur artık. Aslında öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal olduğu buradan da anlaşılmaktadır. Öğrencinin ahlak kurallarına göre dürüst bir şekilde yetişmesinde de öğretmenin büyük rolü ve önemi vardır. Artık maske takmanın ve hijyen kurallarına dikkat etmenin birer ahlak kuralı olduğunu da düşünecek olursak çocuklarımızın bu anlamda ahlaklı olarak yetişmelerinin ya da ahlaki bir davranış içerisinde olmalarının öğretmenin tutum ve davranışlarıyla doğrudan ilişkili olduğu unutulmamalıdır. Kısacası öğrencilerimiz maske, mesafe, hijyen kurallarına uyulan bir ortamın kendileri için güvenli ortam olduğuna ikna olurlarsa ve kendilerini güvende hissederlerse çok az sayıda vaka ile eğitimin sürdürülebilir olduğunu hep birlikte görmüş olacağız.

 

Yüz Yüze Eğitimde Ailelere Büyük Görev Düşüyor.

Uzun süredir evde eğitimlerine devam eden çocuklarımız yakın zamanda okullarına kavuşacaklar. Akranlarıyla yeniden bir arada olacak olmanın sevinci de onlar için paha biçilemez düzeyde. Ancak yazımın başında da belirttiğim gibi artık yeni bir dünyada yaşıyoruz. Yaşadığımız bu yeni dünyada alışkanlıklarımızdan da taviz vermek zorundayız. Artık daha az sosyalleşmemiz gerektiğini unutmamalıyız. Evet toplum içinde yaşıyoruz. Ancak hem toplum içinde yaşayıp hem de kendimizi fiziksel olarak toplumdan soyutlayabilmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu gerçekliği okulda çocuklara hem davranışlarıyla hem de sözleriyle hatırlatacak olan öğretmenlerimiz olsa da okul dışında bu durumun en büyük takipçisi aileler olacaktır. Okuldan sonraki zamanı mutlaka birlikte değerlendirmek isteyecek olan öğrencilere virüsün okul içinde olabileceği gibi okul dışındaki faaliyetlerde de yayılabileceği aileler tarafından anlatılmalıdır. Okul dışında yapılabilecek olan toplu faaliyetlere aileler tarafından izin verilmemelidir. Özellikle halı saha maçları, doğum günü kutlamaları, toplu yemek organizasyonları gibi etkinliklerin sosyal mesafe kurallarının ihlal edilebileceğinden dolayı ertelenmesi gerektiği ve bu durumun çocuklarımızın iyiliği için olduğu aileler tarafından çocuklara uygun bir dille izah edilmelidir.

Yüz Yüze Eğitimin Yerini Hiçbir Şey Tutmuyor!

Coronavirüs salgınının bizleri mecbur bıraktığı uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmadığı, yerini tutmaması ile birlikte çocukların eğitim hayatlarında kalıcı hasar bıraktığı hepimizin malumudur. Özellikle de sınavlara hazırlanan öğrencilerin sınavlara hazırlık sürecinde uzaktan eğitimden verim alamadıkları ve bu sebepten dolayı ciddi psikolojik sorunlar yaşadıkları hepimizce malumdur. Ayrıca yüz yüze eğitim alırken bile fırsat eşitliği konusunda soru işaretleri varken uzaktan eğitimin yarattığı fırsat eşitsizliği birçok öğrencinin mağdur olmasına sebep olmuştur. Ne kadar çok teknolojik imkana sahipsen o kadar iyi eğitim alırsın düşüncesi maalesef insanların zihinlerinde yer bulmaya başlamış durumdadır. Ayrıca ne kadar çok teknolojik imkana sahip olunursa olunsun yüz yüze alınan eğitimin yerini tutmaması da değinilmesi gereken başka bir konudur. Çocukların toplumun bir parçası olduğu ve toplumsal yaşama ayak uydurması gerektiği de göz önünde bulundurulacak olunursa yüz yüze eğitimin önemi daha da artmaktadır. Öğretmenler için de yüz yüze eğitim ayrı bir önem taşıyor. Sınıf ortamında olma, öğrenci ile göz göze gelme, öğrenci ile sohbet edebilme gibi imkanların da en çok yüz yüze eğitimde bulunabildiği göz önünde bulundurulacak olunursa yüz yüze eğitim bugün her geçen gün yükselen dolardan dahi daha da değerli bir konumda olduğunu söylemek mümkün.

Okul İçinde Eğitimi Yönetenlere Büyük Görev Düşüyor.

Eğitim Yönetimi toplumların eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, önceden belirlenmiş genel ve özel hedefleri gerçekleştirmek için çalışır. Bu genel ve özel hedefleri gerçekleştirmenin yolu da pandemi sürecinde okullarda kurallara titizlikle uymaktır. Okulda kurallara uyulup uyulmadığını ya da hangi kurallara uyulup hangilerinin ihlal edildiğini denetleyecek olanlar da okullarda idareci olarak görev yapan insanlardır. Gömleğin birinci düğmesini yanlış iliklediğimiz zaman diğer düğmeler de nasıl yanlış ilikleniyorsa okul idaresini de gömleğin birinci düğmesi olarak değerlendirecek olursak okul idaresi kendi üzerine düşen görevi yapması durumunda pandemi sürecinde eğitim hedeflerinin gerçekleştirilmesine en büyük katkıyı sağlayacaktır. Aksi takdirde ise bu hedeflerin gerçekleştirilmesinin önünde en büyük engel eğitimi okul içinde yönetenler olacaklardır. Örneğin maske takmayan ve öğrencilere kötü örnek olan öğretmeni uyarmak okul idaresinin görevi olmalıdır. Aynı zamanda maske takmayan ve mesafeyi korumayan öğrencilere karşı da caydırıcı bir tutum içerinde olunmalıdır. Kısacası öğrencisi, öğretmeni, idarecisi,ailesi… Bir bütün olarak ortak bir dil kullanmalı. Ortak adımlar atmalıdır. Aksi takdirde pandemi sürecinde eğitim aksayacak olan biricik yavrularımıza olacaktır.

 

Kaynak: (GP) - Gazete Pasinler Editör: Gazete Pasinler
Etiketler: PANDEMİ, SÜRECİNDE, YÜZ, YÜZE, EĞİTİMİN, SAĞLIKLI, BİR, ŞEKİLDE, YÜRÜTÜLEBİLMESİ, İÇİN, NELER, YAPILABİLİR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı