Haber Detayı
25 Haziran 2020 - Perşembe 11:51
 
YKS’YE SAYILI GÜNLER KALA! Dünden Bugüne Üniversite Sınavı
YKS’YE SAYILI GÜNLER KALA! Dünden Bugüne Üniversite Sınavı
Eğitim Haberi
YKS’YE SAYILI GÜNLER KALA! Dünden Bugüne Üniversite Sınavı

1960’lı yıllara gelinceye kadar birçok fakülte o dönemin şartlarında lise mezunu sayısının az olması sebebiyle üniversite öğrencilerini sınavsız kabul etmiştir. Lise ve dengi okullardan mezun olan öğrenci sayısının artması ile birlikte mevcut olan bu sistem üniversitelere öğrenci alımı konusunda yetersiz duruma gelmiştir. Bu aşamadan sonra ise fakülteler üniversiteye kabul için kendi sınav sistemlerini geliştirme yoluna gitmişlerdir. Ancak daha sonraki yıllarda aday sayısındaki artış belirli bir sistem ışığında daha güvenilir bir ölçme ve değerlendirme sistemine geçilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu ihtiyaç ışığında 19 Kasın 1974 tarihinde Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÜSYM) kurulmuştur. Bu kuruluş 1981 yılında Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi adını almıştır. 1974 yılından itibaren üniversite sınavı ile birlikte sınava giren adaylardan üniversiteler ile ilgili yapmış oldukları tercihler de toplanmaya başlanmış, 1982 yılından itibaren ise öğrencilerin diploma notları da dikkate alınarak yerleştirme puanlarına ilave edilmeye başlanmıştır. 1987 yılından itibaren alan seçimlerine önem verilmeye başlanmış ve öğrencilere kendi alanları dışındaki soruları cevaplamama yetkisi getirilmiştir. 1999 yılına kadar iki basamaklı olarak devam eden sınav 1999 yılında ÖSS adını alarak tek basamaklı bir sınav haline getirilmiştir. 2010 yılına geldiğimizde ise ÖSS artık tarih olmuş ve adaylar 6 sınavdan oluşan yeni bir sistemle üniversitelere kabul edilmeye başlamışlardır. YGS ve LYS diye iki ayrı bölümden oluşan bu sınav 12 Ekim 2017 tarihindeyapılan açıklama ile yerini YKS’ye bıraktı. Hala günümüzde bu

sistem ile üniversitelere öğrenci alımı yapılmaktadır.

 

YKS Nedir ?  Kaç Oturumdan Oluşur ?

Yükseköğretim Kurumlarına Giriş Sınavı (YKS) iki oturumdan oluşmaktadır. İlk oturumda yapılacak olan sınavın adı Temel Yeterlilik Testi (TYT) olarak adlandırılmaktadır. Bu sınava girmek üniversite hayali kuran her aday için zorunludur. TYT ’de Türkçe testinden 40 soru, Sosyal Bilgiler testinden 20 soru, Temel Matematik testinden 40 soru, Fen Bilimleri testinden de 20 soru bulunmaktadır.

İkinci oturumda yapılacak olan sınav ise Alan Yeterlilik Testi (AYT) olarak adlandırılmaktadır. AYT kısmında Türk Dili ve Edebiyatı testinden 24 soru, Tarih-1 testinden 10 soru, Coğrafya-1 testinden 6 soru, Tarih-2 testinden 11 soru, Coğrafya-2 testinden 11 soru, Felsefe Grubu testinden 12 soru, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinden 6 soru,  Matematik testinden 40 soru, Fizik testinden 14 soru, Kimya testinden 13 soru, Biyoloji testinden 13 soru ve son olarak Yabancı Dil testinden 80 soru sorulacaktır.

Peki AYT  Kısmında Kimler Hangi Testleri Çözecek ?

Sayısal öğrencileri Alan Yeterlilik Sınavında Matematik testinden 40 soru ve Fen Bilimleri testinden 40 soru olmak üzere toplamda 80 sorudan sorumlu olacaklar.

Eşit Ağırlık öğrencileri iseMatematik testinden 40 soru, Edebiyat ve Sosyal Bilimler-1 testinden 40 soru olmak üzere toplamda 80 sorudan sorumlu olacaklar.

Sözel öğrencileri ise Edebiyat ve Sosyal Bilimler-1 testinden 40 soru ve Sosyal Bilimler-2 testinden 40 soru olmak üzere toplamda 80 sorudan sorumlu olacaklar.

 

Sınavın İsmi Değişiyor, Uygulanış Biçimi Değişiyor Ama Hayatımızdaki Yeri Hep Aynı Kalıyor.

Üniversitelerin kuruluş amacı bilim üretmek veya bilime katkı sunmaktır. Bilim adına yapılacak olan çalışmaların daha düzenli ve daha verimli hale getirilmesi için üniversitelere ihtiyaç duyulmuş ve bu sebepten dolayı dünyanın birçok önemli noktalarına üniversiteler inşa edilmiştir. Üniversitelerde öğrenim görecek olan öğrencilere ise bilime katkı sunacak imkanlar oluşturulması amaçlanmıştır.

Aradan geçen zamanda değişen dünya şartları ile birlikte bilimle iç içe olmak toplumda prestij sahibi olmaya ve ekonomik olarak birtakım kazançlar elde etmeye olanak sağlamıştır. Bir zamanlar nüfusunun 70’i tarımla ve beden işçiliği ile geçimini sağladığı ülkemizde üniversite mezunu olmanın büyük bir prestij ve kolay para kazanma anlamına gelmesi üniversitelere olan ilginin zaman içerisinde artmasına ve bu artışın da üniversiteli olmanın yolunun zaman içinde farklı aşamalardan geçmesine neden olmuştur. Belirli periyotlarla sınavın uygulanış biçiminde değişiklik olmasının nedeni de aslında sınavın hayatımızdaki yerinin sürekli olarak önem kazanması ve buna bağlı olarak da sınava başvuru yapan kişi sayısının daartmış olmasıdır.

Liselere Giriş Sınavı’nın Ardından Bir Kez Daha Tarihe Tanıklık Edecek Olmanın Heyecanını Yaşıyoruz!

Çin’in Wuhan eyaletinde başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Coronavirüs salgını nedeni ile 13 Mart 2020 tarihinde okullarda örgün eğitime ara verildi. Ardından derslerin online eğitim sistemi ile yapılmasına karar verildi. Aradan geçen zaman diliminde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından telafi eğitimlerin özel okullar için 15 Ağustos, devlet okulları için ise 31 Ağustosta başlayacağı bildirildi. Bu haber üniversite sınavına girecek olan öğrencileri yakından ilgilendiriyordu. Çünkü sınavdan önce okulda eğitim öğretim görme şansları ortadan kalkmıştı. Eğitime verilen aranın ardından sınav müfredatında da değişikliklere gidildi. Buna göre öğrencilerin YKS’de 12. sınıfın 2. döneminde işlenen konulardan muaf tutulmasına karar verildi. 3 ayı aşan bir zaman diliminde öğrenciler alınan tedbirler kapsamında sınav hazırlıklarını evde sürdürmek zorunda kaldı. Okullarından ve kurslarından mahrum kalan öğrenciler daha önce eşi benzeri görülmeyen bir yöntemle evde çalışarak sınavlarına hazırlanmak zorunda kaldı. Deneme sınavlarını dahi online sistem üzerinden yapan öğrenciler örgün sistem üzerinden yapılacak olan üniversite sınavı için gün saymaya başladı. Sınav tarihinde yapılan değişiklikler ile birlikte de öğrencilerin heyecan düzeylerinde artış yaşandığı gözlemlendi. Alınacak olan yoğun güvenlik tedbirleri ile adaylar 27 Haziran Cumartesi günü Saat 10.15’te ilk oturum olan Temel Yeterlilik Testi ile YKS’nin ilk oturumunu gerçekleştirmiş olacaklar. Ardından 28 Haziran 2020 tarihinde Alan Yeterlilik Testi’ni çözmek için adaylar ter dökmeye başlayacaklar. Yukarıda da belirttiğim gibi birçok  aşamadan geçerek günümüze kadar ulaşan üniversitelere giriş sınavı emsali görülmemiş bir maratonun yaşandığı bu dönemde heyecan seviyesini ve önemini arttırarak gerçekleşeceği günün gelmesini bekliyor.

 

Bir Sefere Mahsus Sınav Barajı Düşürüldü ve Temel Yeterlilik Testi’ne 30 Dakika İlave Edildi.

Coronavirüs salgını sürecinde sınava hazırlanan öğrencilerimizin mağduriyetlerini en aza indirmek amacıyla lisans programları için uygulanan 180 baraj puanı 170’e indirildi. Ayrıca Temel Yeterlilik Testi (TYT)’nde uygulanan sınav süresi 135 dakikadan 165 dakikaya çıkarıldı. YÖK Başkanı Yekta Saraç bu uygulamanın sadece bir sefere mahsus olacağını duyurdu.

 

Sınava Az Zaman Kaldı, Şimdi Neler Yapmalıyız ?

Uyku Düzeninize Dikkat Edin

Alışılagelmiş uyku düzeninizi değiştirmeyin. Normal zamanda saat kaçta uyuyup uyanıyorsanız yine aynı yöntemi kullanın. Eğer gecenizle gündüzünüz yer değiştirmiş durumdaysa o zaman uyku düzeninizi normale döndürmeye çalışabilirsiniz. Sınavın gündüz yapıldığını unutmayın J.

Bazı Besinlerin Tüketimine Akşam Saatlerinde Ara Verin

  • Kahve
  • Çay
  • Kola
  • Enerji İçecekleri
  • Erik, Kayısı, Şeftali, Kiraz ( Bu meyveler uykunun açılmasına yol açar. Unutmayın zinde olmak için uykuya da ihtiyacımız var!)
  • Tatlılar
  • Sarımsak, Acı Biber ve diğer baharat türleri( Mide yanmasına sebep olabileceği için fiziksel sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir)

 

 

Akşamları Porsiyonlarınızı Azaltın

Yemek yediğimiz zaman yediğimiz besinlerin sindiriminin saatler süreceğini düşünecek olursak bu durum uyku düzenimizi olumsuz yönde etkileyebilir. Uykusuz kalmanın konsantrasyon düşüklüğüne neden olduğunu düşünecek olursak akşamları tükettiğimiz besinlerde azalma olması yararımıza olacaktır.

Sınav Sabahı Kahvaltı Yapmayı Unutmayın

Sınav günü alışkanlıklarımızı değiştirmemiz hesaba katamadığımız sonuçların doğmasına sebep olabilir. Onun için sınava doğru veya sınav günü belli başlı alışkanlıklarımızı değiştirmenin doğru olmayacağını düşünüyorum. Bir istisna hariç. Kahvaltı. İnsan beyni vücudumuzun 2’lik kısmını kapsıyor olmasına rağmen vücut enerjisinin 20’lik kısmını kullanmaktadır. İnsan vücudunun kendini enerjik hmesinin en önemli yolu belki de beslenmeden geçmektedir. İşte bu sebepten dolayı normal zamanda sabah kahvaltısı yapma gibi bir alışkanlığınız olmasa dahi sınav sabahı hafif bir kahvaltı yapmanız sizin yararınıza olacaktır. Hiç kahvaltı yapmayan birinin sınav sabahı aşırı yağlı besinler tüketmesi metabolizmasının bozulmasına sebep olabilir. Onun için sınav sabahı alışık olmadığınız besinleri tüketmekten uzak durmanızı öneriyorum. Kuru bir simitle birlikte içeceğiniz sıcak bir çay dahi sizi sınav sabahı hem zinde tutacaktır hem de beklenmedik sürprizlerle karşılaşmanıza engel olmuş olacaktır. Sınav sabahı çok fazla su içmeyin. Bu durum sınav esnasında tuvalet ihtiyacınızın oluşmasına ve dikkatinizin dağılmasına sebep olabilir. Sınav sabahı çok su içmemekle birlikte mutlaka sınavdan önce tuvalet ihtiyacınızı karşılamayı unutmayın. Sınav esnasında yanınızda bulunduracağınız suyunuzu ise idareli bir şekilde kullanmaya özen gösterin. Erkenden suyunuzun bitmesi demek sınav sonuna doğru susamanız durumunda zor durumda kalmanız demektir.

 

Sınav Esnasında Nelere Dikkat Etmeliyiz ?

Sınava hazırlandığımız süreçte çözmüş olduğumuz deneme sınavlarında hangi sıralamaya dikkat ederek sınavı çözüyorsak yine aynı yöntemle sınavı çözmeye devam etmeliyiz. Sınav öncesinde alışkanlıklarımızı değiştirmememiz ne kadar önemliyse sınav esnasında da alışkanlıklarımızı değiştirmememiz o kadar önemlidir. Sınav esnasında macera aramaktan vazgeçmeliyiz! Sınav anında zamanı doğru yönetmeliyiz. Çözemediğimiz soruların üzerine işaret koyarak diğer sorulara geçmeliyiz. Buna turlama taktiği denmektedir. Zamanı doğru yönetip çok fazla zaman kaybetmediğimiz için yapamadığımız sorulara geri dönüp yeniden çözme ihtimalinizin artacağını unutmamalıyız.

Kodlamaları doğru yaptığımızdan emin olmalıyız. Kodlama işlemini sınav sonuna bırakmamalıyız. Eğer kodlamayı sınav sonuna bırakırsak arta kalan zamanın ne kadar olacağını önceden kestiremediğimiz için kodlamayı yetiştirememe ihtimalini göz önünde bulundurmalıyız. Önerilen kodlama biçimi ilk dört sorudan sonra ya da ilk sekiz sorudan sonra kodlama işleminin yapılmasıdır.

 

 

 

Her Sınavda Olduğu Gibi Bu Sınavda da Olumsuz Düşüncelerden Uzak Durmalıyız.

  • Bu sınavda başarısız olursam ailemin yüzüne nasıl bakarım?
  • Bu sınavda başarısız olursam insanlar hakkımda ne düşünür?
  • Bu sınav hayatta başarılı olmak için tek yoldur.
  • Bu sınavda başarısız olursam kimsenin yüzüne bakamam.
  • Bu sınavda başarısız olmak demek bundan sonraki sınavlarda da başarısız olmak demektir.

 

YKS’de ve Diğer Bütün Sınavlar İçin Olması Gereken Olumlu Düşünceler ise Şunlardır:

 

  • Bu sınavı kazanamamak dünyanınsonu değildir. Kesinlikle başka birçıkış yolu vardır.
  • Sınavlar hayattamutlu olmaya başarılı olmayagiden yollardan sadece biridir.
  • Sınavlar, tek seçenek değil. Busınavları kazanamamış ancakhayatta başarıyı ve mutluluğu yakalamış milyonlarca insan var.
  • Sınavları kazanamasak da farklıalanlarda mutlu ve başarılı olabiliriz.

 

Eğer bir şeyin hayalini kurabiliyorsanız onu başarırsınız. Başarıyı hayal edin ve kendinize güvenin. Mutluluğa giden yolun kendinize duyduğunuz güvenden geçtiğini unutmayın.

Kaynak: (GP) - Gazete Pasinler Editör: Gazete Pasinler
Etiketler: YKS’YE, SAYILI, GÜNLER, KALA!, Dünden, Bugüne, Üniversite, Sınavı,
Yorumlar
Haber Yazılımı