Yazı Detayı
16 Kasım 2013 - Cumartesi 10:02
 
İncedal’ın ordusu
Nurullah PALA
 
 

Erzurum Büyükşehir Belediyespor, iki haftadır gurbetteydi. Futbolsuz geçen günler vardı. Fenerbahçe ile Galatasaray’ın tatsız tuzsuz derbisi de olmasaydı, ne yapardık bilmem… Evet, bu ‘Ne yapardık bilmem’ tezahüratına kıl oluyorum. Bu Erzurum tribünleri başka bir şey bilmez mi? Aslında çok şey biliyorlar. Hepsi okumuş çocuklar… Dadaşlar grubu gibi bir organizatör var tribünlerde… Zafer Lömenler’i, Tevhit Ergin’i ve daha niceleri… Hepsini yakından tanıyorum. Futbolun ta alt yapısından geliyorlar. Tribünlerin ise adeta tozunu yutmuşlar… Şadi Cıran’dan, Faik Tunç’tan ve Yusuf Tel’den feyiz almış insan bir çoğu. Evet dedim ya çok tezahürat biliyorlar. Mesela “Vallahi olacak, Billahi olacak. Erzurum bu sene şampiyon olacak” tezahüratını beğeniyorum. Kulağa da hoş geliyor. Ama şu “Ne yapardım” cümlesini hiç sevmedim, kaba bir ses ve kulaklarımı tırmalıyor. Ben şahsi düşüncemi söylüyorum tabi…

Evet!...Erzurum için futbolsuz geçen yaklaşık iki haftalık sürenin ardından Erzurum Büyükşehir Belediyespor, evine döndü. Benim en çok sevdiğim bir başlık tipi var. Bu başlığı da daha önce atmıştım Pusula Gazetesine… Ev gibisi yok… Erzurum Büyükşehir Belediyespor, Çarşamba günü olmasına rağmen evindeydi… Mesai gününde bin 500 dolayında taraftarının önünde kendi mabedinde Kazım Karabekir Stadı’nda futbol şov yaptı. Bu sezon ilk kez bu kadar rahat maç izledim. İnanıyorum ki, tribünlerdeki diğer Erzurumlular da aynen benim gibi rahattı maçta… Gerçi skor 2-1 olduğunda kısa bir süre panikledim. ‘Eyvah! Düzyurt maçı gibi mi olacak?’ Diye düşünmeye başlamıştım ki, Güner çıktı sahneye… Uzun süredir oynamıyordu. Futbolu özlemişti. Aç tavuğun darıya saldırdığı misali, meşin yuvarlağa öğle bir yapıştı ki, topla ceza sahasına girdiği anda yere indirildi. Takımına penaltı kazandırdı. Bu penaltı beni ve tüm tribünleri rahatlattı. Skor çünkü 3-1 olmuştu.  Erzurum’da artık as yedek ayrımı yok. Yavuz hoca tüm futbolcularını zinde tutuyor. Yine aylardır sakatlığı nedeniyle oynamayan Muhammet Fettahoğlu, orta sahada zıpkın gibiydi. Hakan Çakır da, sezon başında bulduğu formayı kaybetmesine rağmen, dünkü maçta, “Ben her zaman göreve hazırım” mesajı verdi. Abuzer Gaffar, Fatih Arat’ın aniden rahatsızlanarak 18’de yer almadığı bir maçta  görevini yaptı ve golünü attı. Son beş dakikada oyuna giren Erdinç Pekgöz, sağ çaprazda çok kritik bir pozisyonda topu uzaklaştırarak, rakip takımın direncini tamamen sonlandırdı. Uzatma bölümleri de dahil, artık rakibin gardı düşmüştü. Ekrem Sütçü için de özel bir paragraf açıyorum. Futbolunu her geçen gün daha da geliştiriyor. Ve dün de orta sahada takımının maestrosuydu.

Tüm bunları sıralarken, maçı tribünden canlı izleyen futbol severlerin dışında sizler diyebilirsiniz ki, ‘Orhangazispor kim ki, bu takım karşısında alınan 3-1’lik galibiyeti bu kadar abartıyorsunuz’. Evet!.. Oynadığımız ligin kategorisi belli. 3. Lig’deyiz. Ama bu ligde yaş sınırının olduğunu da kimse aklından çıkarmasın. Bursa, bir futbol kenti ve Bursaspor’da oynamayı arzulayan futbolcular, İnegöl, Bursa Nilüfer, Orhangazi, Kestelspor, Yeşil Bursa ve daha nice Bursa takımlarında kendilerini kanıtlamaya çalışıyor. Bunun için de Bursa takımları hep dişli takımlar oluyor. Erzurum’da da oyunun belirli bölümlerinde iyi mücadele ettiler. Aynen müsabakanın ilk bölümlerinde olduğu gibi…

Tecrübeli Teknik Adam Yavuz İncedal, yönetimin transfer ettiği isimlerden güzel bir ordu kurmuş. Takımda arkadaşlık ve yardımlaşma üst seviyede. Ligin kategorisi ne olursa olsun, hedef belli. Hedef Şampiyonluk. Yavuz Hoca ve ekibi yılmadan, usanmadan bu yolda yürümeye devam edecek. Ligin sonunda takımın yeri neresi olur bilemem. Ama yönetim, teknik heyet ve futbolcuların niyeti halis… 23 kişilik bu ordu, şampiyonluğu istiyor, bilesiniz… Artık Erzurumlulara da bir görev düşüyor. Tribünleri doldurmak, bu da geçmişteki günlere bakıldığında zor değil…

 
Etiketler: İncedal’ın, ordusu
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Ağustos 2015
Dört başlı BB Erzurumspor…
24 Ağustos 2015
Dağ fare doğurdu
17 Ağustos 2015
Avrupalılar, Türkiye’yi Katar mı görüyor?
10 Ağustos 2015
Bence her takımın başında bir Mircea Lucescu gerekli
07 Ağustos 2015
Para ve siyaset şampiyon olmaya yeter mi?
16 Haziran 2015
Güzel şeyler de oluyor
28 Mayıs 2015
İşin başında sporu seven bir Rektör olunca…
20 Nisan 2015
Bir dakikalık coşku
13 Nisan 2015
Erzurum kendi göbeğini kendi kesecek
23 Mart 2015
Darısı Erzurumspor’un başına…
16 Mart 2015
Daha çok isteyen kazandı
09 Mart 2015
Kıskananlar çatlasın
02 Mart 2015
Sonuçta çok isteyen kazandı
19 Şubat 2015
Stadlar süs için yapılmıyor
30 Ocak 2015
Şampiyonluk taraftara bağlı
19 Ocak 2015
Hak eden BAL’lansın
05 Ocak 2015
Böyle hemşehri her takıma lazım!
15 Aralık 2014
FATİH’TEN HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
11 Aralık 2014
Yeni bir beyaz sayfa açmak
28 Kasım 2014
ÇEKİRGE BİR SIÇRAR MİSALİ…
05 Kasım 2014
GALİPTİR, BU YOLDA MAĞLUP
25 Ekim 2014
BUYURUN BEYLER! MAÇA…
08 Ekim 2014
Türkiye’de güzel statlar yapılıyor ama…
24 Eylül 2014
Puanları bol keseden dağıtıyor
13 Eylül 2014
Yine bana hasret yine bana hüsran var
01 Eylül 2014
Murat Kosova’ya gecikmiş teşekkürümü sunarken
15 Ağustos 2014
Erken uyarı
02 Temmuz 2014
Hikmet hocaya Aslanlar gibi yakışır
12 Haziran 2014
Yine birilerini destekleyeceğiz
28 Mayıs 2014
Madenci çocuğu olmak
09 Mayıs 2014
Özakalın nezdinde herkesi kutluyorum
21 Nisan 2014
Kazım Karabekir’de Deniz esintisi
07 Nisan 2014
Bu stat ölüyü canlandırır
02 Nisan 2014
Yine Sakarya maçı, yine kar-tipi, boran…
22 Mart 2014
Nurulllah Pala Şov değil, Sow’un gözyaşları
11 Mart 2014
İyi, kötü, çirkin
06 Mart 2014
Play-off’u aklından bile geçirme
28 Şubat 2014
Delikanlıların düellosu
12 Şubat 2014
Evim, evim güzel evim
31 Ocak 2014
Umutlandık…
03 Ocak 2014
Futbol terörü hortladı
13 Aralık 2013
Üç günde 2 zafer
26 Kasım 2013
Aboneyim abone bir puana abone
31 Ekim 2013
Gol hovardaları
07 Ekim 2013
Dersim cezayı kesti
01 Ekim 2013
İncedal, rakibin fotoğrafını çekmişti
27 Eylül 2013
Ayağına gelen fırsatı tepti
11 Eylül 2013
İçimizdeki İrlandalılar
08 Eylül 2013
Bu takım iş yapar
Haber Yazılımı