Yazı Detayı
26 Kasım 2013 - Salı 09:43
 
Aboneyim abone bir puana abone
Nurullah PALA
 
 

1990’lı yılarda,  Türkiye’de caddelerden ve sokaklardan geçen araçların teyplerinden bir şarkı sesi yükseliyordu. Hatta o dönemler özel radyoların revaçta olduğu ortamda tüm radyolar bu şarkıyı çalıyordu. Hepiniz aslında tahmin ettiniz kimden ve hangi şarkından bahsettiğimi… Daha fazla merakta bırakmayayım sizi… Evet, bu bahsettiğim sanatçı Yonca Evcimik,  şarkısı da aboneyim aboneydi. Şarkının sözleri çocuklar ve  gençler tarafından çok çabuk ezberlenmişti.  ‘Aboneyim Abone, biletleri, cebimde, ballı lokma tatlısı hadi bakalım hayırlısı’  herkes bu şarkıyı seslendiriyordu.  O zamanlar çok da modaydı.

İşte bu şarkı bugünlerde Erzurum Büyükşehir Belediyespor için söylenmiş olsa gerek. Son haftalarda beraberliklere abone oldu. Mavi-beyazlılar,  araya Orhangazi galibiyetini sıkıştırmamış olsaydı, bugün sonuç felaket olurdu. Koskoca beklentiler daha ligin ilk yarısı bitmeden uçup gidecekti. Neyse ki, Orhangazi’den alınan 3-1’lik galibiyet puan kaybetme limitinde son bir kredi oldu. Beş haftada dört beraberlik bir galibiyetle 7 puan ancak alabilen Erzurum, yatıp kalksın kendisi ile birlikte zirve mücadelesi veren takımlara dua etsin.  Ve hatta nefesi fazla ileri gitmez denilen ve halen daha ligde lider durumda bulunan 2 bin 500 nüfuslu Düzyurt Köyü’nün takımı, yani Trabzon ekibi Düzyurtspor’un evinde puan kaybetmesi, Erzurum açısından bir avantaj ve teselli kaynağı olarak adlandırılabilir.

Dünkü maçta saha içine gelirsek, Yavuz hoca elindeki malzemeden helva yapmanın mücadelesini veriyor. Kadro derinliğinin olmaması ve kısıtlı futbolcu sayısı hocanın ve hatta yönetimin elini kolunu bağlamış durumda. Öğle hissediyorum ki, Ocak transferi bir gelse de, biz şu takıma bir  “10 numara” ve iyi bir golcü alsak düşüncesinde. 10 numarayı niye tırnak içine aldım. Erzurum Büyükşehir Belediyespor Musa Ballı ve Remzi’den sonra bir türlü istediği 10 numarayı bulamadı. Ben de bu yüzden bu 10 numara kelimesine takıldım. Ekrem Sütçü ve Mustafa Özkaya’dan 10 numara yaratmak istiyoruz. Evet her ikisi de iyi futbolcu. Ekrem’in de Mustafa’nın da pasörlük özelliği var. Ama Mustafa oyunun tek yönünde yani ofansta var. Defansta yok. Frikikleri ile ünlü. Dün büyük bir şanssızlık oldu. Mustafa’nın frikikten gol atabileceği noktada iki atış kazandı, Mavi-beyazlılar, o anlarda da Yavuz hoca çoktan almıştı Mustafa Özkaya’yı oyun dışına. Tabi bu hareketi garipsedim de… Çünkü sıkışık bir mücadelede serbest atışlardaki becerisi olan bir futbolcuya ihtiyacı olduğu anlarda oyundan çıkarmak pek doğru bir karar değildi. Ligin ilk yarısı bitecek, biz halen daha Mustafa Özkaya’dan Kazım Karabekir Stadı’da bir frikik golü izleyemedik. Yine ben idmanlarda Mustafa’nın frikik gollerini izlemeye mahkum olacağım. Ekrem Sütçü, bu sezon beğendiğim oyunculardan biri. Eminim ki, sakatlığından tam kurtulamadığı için yedek kalmıştır. Yoksa bu kısıtlı kadroda Ekrem gibi bir yeteneğe gerçekten ihtiyaç var. Taraftarın Ekrem için yaptığı tezahürat normal. Ama bunu kişiselleştirip, öteki futbolculara da haksız yapmasınlar. Örneğin oynadığı her ortamda takımı için canını dişine takan bir Fatih Arat var. Bu futbolcu son 25 dakikada oyuna girdikten sonra Erzurum için ne kadar önemli bir futbolcu olduğunu bir kez daha gösterdi. Tam da gol yapacaktı ki, konuk takımın kedi gibi kalecisi Taha Cengiz buna engel oldu. Erzurum’un yediği golde sezonun en istikrarlı isimleri Onur ile kaleci İlker hata yaptı. Ancak kazanılan penaltıda Onur’un payı var. Eğer kaleci İlker’de İsmail’in yere düşerek ıskaladığı topta, dakikalar 90+3’ü gösterirken, Soner’in şutuna set çekmesi maçın 1-1 bitmesini sağlarken, en azından taraftara, “Yenemedik ama yenilmedik” dedirtti. İlk yarının bitimine üç hafta kala da mutların sürmesine neden oldu.

 
Etiketler: Aboneyim, abone, bir, puana, abone
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Ağustos 2015
Dört başlı BB Erzurumspor…
24 Ağustos 2015
Dağ fare doğurdu
17 Ağustos 2015
Avrupalılar, Türkiye’yi Katar mı görüyor?
10 Ağustos 2015
Bence her takımın başında bir Mircea Lucescu gerekli
07 Ağustos 2015
Para ve siyaset şampiyon olmaya yeter mi?
16 Haziran 2015
Güzel şeyler de oluyor
28 Mayıs 2015
İşin başında sporu seven bir Rektör olunca…
20 Nisan 2015
Bir dakikalık coşku
13 Nisan 2015
Erzurum kendi göbeğini kendi kesecek
23 Mart 2015
Darısı Erzurumspor’un başına…
16 Mart 2015
Daha çok isteyen kazandı
09 Mart 2015
Kıskananlar çatlasın
02 Mart 2015
Sonuçta çok isteyen kazandı
19 Şubat 2015
Stadlar süs için yapılmıyor
30 Ocak 2015
Şampiyonluk taraftara bağlı
19 Ocak 2015
Hak eden BAL’lansın
05 Ocak 2015
Böyle hemşehri her takıma lazım!
15 Aralık 2014
FATİH’TEN HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
11 Aralık 2014
Yeni bir beyaz sayfa açmak
28 Kasım 2014
ÇEKİRGE BİR SIÇRAR MİSALİ…
05 Kasım 2014
GALİPTİR, BU YOLDA MAĞLUP
25 Ekim 2014
BUYURUN BEYLER! MAÇA…
08 Ekim 2014
Türkiye’de güzel statlar yapılıyor ama…
24 Eylül 2014
Puanları bol keseden dağıtıyor
13 Eylül 2014
Yine bana hasret yine bana hüsran var
01 Eylül 2014
Murat Kosova’ya gecikmiş teşekkürümü sunarken
15 Ağustos 2014
Erken uyarı
02 Temmuz 2014
Hikmet hocaya Aslanlar gibi yakışır
12 Haziran 2014
Yine birilerini destekleyeceğiz
28 Mayıs 2014
Madenci çocuğu olmak
09 Mayıs 2014
Özakalın nezdinde herkesi kutluyorum
21 Nisan 2014
Kazım Karabekir’de Deniz esintisi
07 Nisan 2014
Bu stat ölüyü canlandırır
02 Nisan 2014
Yine Sakarya maçı, yine kar-tipi, boran…
22 Mart 2014
Nurulllah Pala Şov değil, Sow’un gözyaşları
11 Mart 2014
İyi, kötü, çirkin
06 Mart 2014
Play-off’u aklından bile geçirme
28 Şubat 2014
Delikanlıların düellosu
12 Şubat 2014
Evim, evim güzel evim
31 Ocak 2014
Umutlandık…
03 Ocak 2014
Futbol terörü hortladı
13 Aralık 2013
Üç günde 2 zafer
16 Kasım 2013
İncedal’ın ordusu
31 Ekim 2013
Gol hovardaları
07 Ekim 2013
Dersim cezayı kesti
01 Ekim 2013
İncedal, rakibin fotoğrafını çekmişti
27 Eylül 2013
Ayağına gelen fırsatı tepti
11 Eylül 2013
İçimizdeki İrlandalılar
08 Eylül 2013
Bu takım iş yapar
Haber Yazılımı