Yazı Detayı
28 Şubat 2014 - Cuma 17:08
 
Delikanlıların düellosu
Nurullah PALA
 
 

Bir yanda geçen hafta bir yığın pozisyonu  değerlendiremeyerek  Aksaray’dan Erzurum’a dönen Büyükşehir Belediyespor, diğer yanda ligin dibinde bulunan ve artık son kozlarını oynayan Elazığ Belediyespor. Kazım Karabekir Stadı’nda oynanan bu maçta taraftar adına övgü ile bahsedeceğim konu, iki takım  içinde uygulamaya koydukları tutumdu. Yani sonuç ne olursa olun, taraftarın kardeş ilin takımı Elazığ Belediyespor’u incitmeme kararlılığı içinde olduğuna şahit olduk. Buna maç öncesinde, ortasında ve sonunda tanık olduk. Taraftarlar karşılaşma öncesinde iki takımı el ele tribünlere çağırarak, sevgisini gösterdi.

Maç öncesi duygu yüklü anların yaşandığı Kazım Karabekir Stadı’nda sahada kıran kırana geçen bir mücadele vardı. Gerçi 3 ve 11. dakikalarda Erzurum Büyükşehir Belediyespor’un iki, 32. Dakikada da Elazığ’ın pozisyonu olmasa, tribünler uyuyacaktık.  35’te sahanın en iyilerinden biri hatta, en iyisi olan  Nurettin Çağlar ile  gelen Elazığ Belediyespor golü, bizim sinema salonunda değil, stadyum tribününde olduğumuzu hatırlattı. Bu gol tribünleri olduğu kadar saha içindeki Erzurum Büyükşehir Belediyesporlu futbolcuları da uykudan uyandırdı. Silkinip üzerlerindeki şoku atan mavi-beyazlıların imdadına yine Deniz Sert yetişti ve devreye takımının 1-1 gitmesini sağladı.

Mücadelenin ikinci yarısı değim yerinde ise kıran kırana geçen ve soluksuz izlenen macera filmi gibiydi. Top bir o kalede bir bu kaledeydi. Es sahibi olmanın avantajları, tribün desteği ve Teknik Patron Yavuz İncedal’ın kumarı pozisyon ve oyun üstünlüğünü Erzurum Büyükşehir Belediyespor’un eline geçmesini sağladı. Hakan Çakır’ın 51. Dakikada 40 metreden attığı nefis pası ağlara göndermekte zorluk çekmeyen Sefer Sever skoru 2-1 yaptı. Taraftar bu gole derin bir oh çekti. Ancak konuk Elazığ Belediyespor, Erzurumlulara Kazım Karabekir Stadı’nda off çektirme gibi bir niyeti vardı. Bunu da 57. Dakikada penaltı golü ile başardılar. Osman Şimşek’in penaltı golü bir anda Kazım Karabekir Stadı’nın tribünlerinde Şimşek gibi çaktı.  Taraftar korku filmi görmeye başladı. Ahlar, vahlar arasında dakikalar akıp giderken, umutsuzluk kapladı, Erzurum’u… Taraftarın, ‘Hababam’ filmlerinden hafızalarımıza kazınan “Böyle gelmiş, böyle gidecek. Korkarım Vallah” mısraları bitmeden Fatih Arat çıktı sahneye… Küllerinden doğdu Fatih adeta… Aylar sonra gol sevinci yaşayan Fatih , arattırmadı, bize eski günlerini… Attığı golle sönmeye yüz tutan umutları artırdı. Kazım Karabekir Stadı’nda…

Fatih Arat, kulübeden çıkarak hem hocasını, hem de takımını ipten aldı. Kendiside küllerinden doğdu. Attığı gol Fatih’in içindeki futbol ateşini körükledi.  Eğer Erzurum Büyükşehir Belediyespor puan kaybetmiş olsaydı, umutları da yok olup gidecekti. Saygın işadamlarının oluşturduğu ve şans yönetimi olarak kabul edilen Saim Özakalın ve ekip arkadaşlarının bir yıllık emeği heba olup gidecekti.

Nitekim, 3 Temmuz 2011’de patlak veren şike iddialarının küllenmek bilmediği ülkemizde, Erzurum Büyükşehir Belediyespor ile Elağız Büyükşehir Belediyespor,  Dadaş ve Gakkoş adına yakışır nitelikte mücadele etti. Gol düellosunun yaşandığı maçı biraz da şansının ve taraftarının yardımı ile Erzurum Büyükşehir Belediyespor kazandı.  Çıkabilecek dedikoduların önünü kesen bir mücadele izletti, iki takım futbolcuları... Aslında spor açısından bakarsanız, bu maçın kaybedeni yok… Elazığ Belediyespor gönülleri, Erzurum Büyükşehir Belediyespor maçı kazandı. Yani bir hafta önce evinde Darıca’dan 4  gol yiyen Elazığ ekibi, Gakkoşlar gibi Erzurum’da mücadele etti.  Gakkoş  ne demektir. Mertlik, Yiğitlik. Peki Dadaş ne demektir. O da Mertlik, Yiğitlik demektir.  İşte böylesine bir atmosferde Delikanlıların mücadelesinden Erzurum Büyükşehir Belediyespor galip çıktı. Darısı Düzyurt deplasmanında da başımıza…

Kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: Delikanlıların, düellosu
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Ağustos 2015
Dört başlı BB Erzurumspor…
24 Ağustos 2015
Dağ fare doğurdu
17 Ağustos 2015
Avrupalılar, Türkiye’yi Katar mı görüyor?
10 Ağustos 2015
Bence her takımın başında bir Mircea Lucescu gerekli
07 Ağustos 2015
Para ve siyaset şampiyon olmaya yeter mi?
16 Haziran 2015
Güzel şeyler de oluyor
28 Mayıs 2015
İşin başında sporu seven bir Rektör olunca…
20 Nisan 2015
Bir dakikalık coşku
13 Nisan 2015
Erzurum kendi göbeğini kendi kesecek
23 Mart 2015
Darısı Erzurumspor’un başına…
16 Mart 2015
Daha çok isteyen kazandı
09 Mart 2015
Kıskananlar çatlasın
02 Mart 2015
Sonuçta çok isteyen kazandı
19 Şubat 2015
Stadlar süs için yapılmıyor
30 Ocak 2015
Şampiyonluk taraftara bağlı
19 Ocak 2015
Hak eden BAL’lansın
05 Ocak 2015
Böyle hemşehri her takıma lazım!
15 Aralık 2014
FATİH’TEN HAYAT ÖPÜCÜĞÜ
11 Aralık 2014
Yeni bir beyaz sayfa açmak
28 Kasım 2014
ÇEKİRGE BİR SIÇRAR MİSALİ…
05 Kasım 2014
GALİPTİR, BU YOLDA MAĞLUP
25 Ekim 2014
BUYURUN BEYLER! MAÇA…
08 Ekim 2014
Türkiye’de güzel statlar yapılıyor ama…
24 Eylül 2014
Puanları bol keseden dağıtıyor
13 Eylül 2014
Yine bana hasret yine bana hüsran var
01 Eylül 2014
Murat Kosova’ya gecikmiş teşekkürümü sunarken
15 Ağustos 2014
Erken uyarı
02 Temmuz 2014
Hikmet hocaya Aslanlar gibi yakışır
12 Haziran 2014
Yine birilerini destekleyeceğiz
28 Mayıs 2014
Madenci çocuğu olmak
09 Mayıs 2014
Özakalın nezdinde herkesi kutluyorum
21 Nisan 2014
Kazım Karabekir’de Deniz esintisi
07 Nisan 2014
Bu stat ölüyü canlandırır
02 Nisan 2014
Yine Sakarya maçı, yine kar-tipi, boran…
22 Mart 2014
Nurulllah Pala Şov değil, Sow’un gözyaşları
11 Mart 2014
İyi, kötü, çirkin
06 Mart 2014
Play-off’u aklından bile geçirme
12 Şubat 2014
Evim, evim güzel evim
31 Ocak 2014
Umutlandık…
03 Ocak 2014
Futbol terörü hortladı
13 Aralık 2013
Üç günde 2 zafer
26 Kasım 2013
Aboneyim abone bir puana abone
16 Kasım 2013
İncedal’ın ordusu
31 Ekim 2013
Gol hovardaları
07 Ekim 2013
Dersim cezayı kesti
01 Ekim 2013
İncedal, rakibin fotoğrafını çekmişti
27 Eylül 2013
Ayağına gelen fırsatı tepti
11 Eylül 2013
İçimizdeki İrlandalılar
08 Eylül 2013
Bu takım iş yapar
Haber Yazılımı