Yazı Detayı
26 Kasım 2012 - Pazartesi 10:22
 
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
Ali Osman ENGİN
 
 

Sevgili dostlar, çok muhterem ve sadece kendisi için daha kolay yaşamayı benimsemeyip; komşusunun açlığından tokluğunun farkına varamayan, âlemi İslâm’ın ayağına diken batsa; kalbini paslı mısmarlar delen aziz kardeşlerim; gönül deryanızdan gelen birkaç cümlelik selem ve hasbihal mesaj ve dönütleriniz asıl güç kaynaklarımı oluşturmaktadır. Bendeniz sadece siz civanmert ve ahde vefa abidelerinin beklide bir yerlerde algılara düşen gölgeleri misaliyim. Çünkü bizi besleyen zahiri ve batıni kaynaklarımız ve aziz milletimiz adına talep ve beklentilerimiz aynıdır. Bendeniz de gönülden sevgi ve saygılarımı iletirken, çok kıymetli meslektaşlarımın öğretmenler gününü tebrik ediyorum.                      

 

            Aziz dostlar; hani derler ya; “Arap itmiş messep garışmış!” İşte içerisinde yaşadığımız zaman dilimi tam bu ifadeyi yansıtmaktadır. Kim kiminle yoldaş, kimin eli kimin cebinde veya kimin cebi kimin elinde belli değil. Eskiden eller ceblerin içerisindeydi. Şimdi ise artık eller yerinde duruyor, cebler ellerin içerisinde saklanıyor!.. Bu tam bir sihirbazlık örneğidir. Ben halâ anlamaya çalışıyorum ama yine de anlayana aşk olsun!..               

 

            İçerisinde bulunduğumuz Muharrem ayının tüm İslâm âlemine hayırlı olmasını dilerken, işte bu keşmekeş ve birbirini yutan girdaplar arasında yok olmadan kutlu menzile varabilmek için Kerbelâ olayının en başından sonuna kadar milim milim analiz edilmesi gereken bir drama sahnesi olduğu çok iyi anlaşılmalıdır.

 

Eğitimde drama tekniği, en anlaşılır, izli ve kalıcı öğrenmelerin gerçekleştirildiği bir tekniktir. Hiç şüphesiz çerçevesi yüce Yaratan tarafından tayin edilen bu drama; daha sonraki Müslümanların önemli dersler çıkararak düşmanların taktik ve stratejilerini kavrayıp anlayabilmeleri, içeriden ve sureti haktan gözükerek münafıklık yapanları ayırt etmeleri ve onlara fırsat vermemeleri, alınması gereken önleyici tedbirleri önceden alabilmeleri için ağır bedelleriyle yaşanmış önemli bir tecrübe ve deneyimdir. Eğer bu yaşantı ve deneyimden yeterli dersler çıkarılabilmiş olsa idi, günümüzün keşmekeş ve bunalımları da yaşanmamış olabilirdi. Yüce Peygamberimizin Ehli beyti olan Kerbela şehitleri; “Hak adına doğru bildiğin yolda tek başına da kalsan yürüyeceksin!” mesajını eyleme ve davranışa dönüştürmüşlerdir. O muhteşem insan Selahaddin Eyyubi’ de; “Cihad etmede eğer kılıç kınında paslanırsa, iman da yerinde paslanır!” diyordu. O mübarek ve kahraman yiğitler, gözlerini kırpmadan ve asla tereddüt etmeden şahadet şerbetini içtiler. Bence buradan alınması gereken mesaj; hak yolunda verilen mücadele de bedeli ne olursa olsun geri dönülmez. Eğer kaybederseniz bu sadece bir vaka olarak anılacaktır. Ancak sizin kaybınız bütün Ümmeti Muhammed için kıyamete kadar sürecek kazanımlara vesile olacaktır. İşte Kerbelâ tüm İslâm âleminin dramasıdır. Bu cihetle eğitici ve öğreticidir. Kerbelâ da; ası gayeden uzaklaşarak siyasi hırs ve ihtirasların nelere mal olduğunun ifadesi vardır. Kerbelâ da, inanılan değer ve normların çıkar adına kullanılmasının sürekli kanayan yaraları vardır. Kerbelâ da, ihanet ve münafıklık emareleri vardır. İslâm âlemine bu yaşantılardan ders çıkarması ve bir daha böylesi vahim durumlara fırsat vermemelidir.          

 

Gelelim Arap baharında iten Arabın garışan mezhepler arasında aranmasına!.. Evet, şu ana kadar İsrail hep bu argümanı hayata geçirerek; karıştırdığı Arap baharında birbirini boğazlayan mezhepler arasında beklenen ve aranan Arabın bulunmasını engellemeyi başardı ve Filistin’ i kan gölüne çevirdi. Yüzme bilmeyen gençlerine de o kan gölünde yüzme dersleri verdi. Onlar kendi gençlerine almaları gereken dersleri veriyorlar da, bizler almamız gereken dersleri bir türlü almıyoruz. İslâm âlemi her yerde Kerbelâyı yaşamaya devam ediyor. Kimileri sureti haktan görünüp kaleyi içten yıkıyor, kimileri vicdan, ahlâk, ar ve namusunu ipotek altına verip kendisi üstte kalma plânlarına devam ediyor, kimileri bir zamanlar ayağımızın altında dedikleri siyasete gırtlaklarına kadar batmaktan utanmıyorlar; insanları yaratan ustalarına inat dışlayıp  yeni ve haddini aşan tanımlamalarla parça parça ediyorlar, yaratılanı yaratandan dolayı sevemiyorlar, ancak sevdiklerini kendilerine sağladıkları menfaatlerden dolayı sevmeyi yeğliyorlar, kendileri tarafından kabul görmek için yaratanı ve ustası ALLAH olması yetmiyor, aynı  zamanda onların arabasına binmek, hatta kucaklarına oturmak ve tükürüklerini yalamak gerekiyor.!.. Aksi halde sizin için hak ve adaletin hassas kantarını çalıştırmıyorlar. Artık siz onlar için hak ve hukuku elinden alınması, hatta bir yolunu bulup belasının verilmesi gereken bir suçlu pozisyonundasınız. Ne yapsalar, nasıl davransalar yeridir. Kimileri ihanet çemberini genişleterek münafıklık yapmaya devam ediyor. Dünyevi siyasi hırs ve ikbal için satılmadık değer bırakmayanlar, artık kendi ar ve onurlarını da saltığa çıkarmaya hazırlanıyorlar. İşte İsrail bütün bu yaşantı ve deneyimleri her seferinde yeniden sahneye koyarken, köprülerin altından çok suların geçtiğini ara sıra unutuyor. Bilmiyor ki; artık sakladığı Araplar eski Araplar olmadığı gibi, Türkiye’ de eski Türkiye değildir. İsrail bunu anlamış olacak ki;  Gazze’ye yaptığı son katliam saldırısını hemen sonlandırdı. Durumun farkında olan Filistinliler sokaklara dökülerek zafer naraları atmaya başladılar. İsrail yeni bir strateji peşindedir. Bu strateji; Arap halkıyla onları yönetenler arasında uçurumlar oluşturmak ve Arap ortak aklını ortadan kaldırmaktır. Bunun için güçlü iktidarları ayrıştırıp parçalamak ve mutlaka azınlıklara çoğunlukları yönettirmektir. İşte o zaman, hep çoğunluğun nefesi azınlığın ensesinde hissedilecek ve her zaman dışarıdan bir desteğe ihtiyaç duyacaktır. İsrail o desteği her zaman vermeye hazırdır. Onun için bizim ülkemizdeki çoğunluğun yönetimde olmasından rahatsızdır. Kurmak istediği cuz git gelini kuramamaktadır. Bana öyle geliyor ki bir daha da kuramayacaktır. Kaderin cilvesine bakınız ki, artık İsrail terör devletinin yıktığı harabeler arasından defineler fışkırmaya başlamıştır. Merhum İbrahim Hakkı Hazretlerinin dediği gibi; “harabat ehline hğor bahğma Şakir, defineye malik viraneler var!..”        

Sevgili dostlar her şey gönlünüzce ve yüreğinizce olsun.

 

ALLAH’a emanet olunuz.

 

Bir sonraki yazımda buluşmak, paylaşmak ve dertleşmek ümidiyle…

 

            

 
Etiketler: iten, arabi, karişan, mezhepler, arasinda, aramak
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı