Yazı Detayı
07 Ocak 2013 - Pazartesi 10:08
 
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
Ali Osman ENGİN
 
 

Sarıkmış dile gel vakit tam aydınlat ufukları

Gönüllerde dala gel avaz ver çöz uyuşukları

Sen zemheri ayazlarında kavrulup yanarken

Akla gel hayale gel yırt şu beyaz karanlıkları

 

Komutanım dalda durma bırak gelsin kıyamet

Bu ne müthiş teslimiyet donarken de kıyam et

Uyanıkken uyusam da hep rüyamda uyaniram

Es bre deli rüzgâr artık örtme dimağları âyan et

 

Dondurmaz ve yandırmaz tatlıdır şahadetin şerbeti

Tükenmeyen bir güçtür canlı tutar göstermeye ibreti

Bizimle dondu ya kurduğumuz hayaller ve hedefler

Şimdi buzlar çözülüyor bitirmek için uzayan hasreti

 

Asla ölmedik karda buzda fırtınalarda diri diri donduk ya

Kim kaybetti kim kazandı onlar gitti biz burada kaldık ya

Aç yorgun ve açıkta katlanırken biz o yakıcı donmalara

O gün uyusak ta amansız ayazlarda gönüllerde uyandık ya

 

Gönüllerde buz tutarken meğer sadece bedenleri uyutmuşuz

Heykel olup heybetleşen bedenlerle ayrık otlarını kurutmuşuz

Biz donarken canlanıp ses vermek için o muhteşem baharlarda

Ne mümkün hissetmek acıyla kederi onları çoktan unutmuşuz

 

Anladım ya geçmişle geleceği birleştirdik meğer ne de uzunmuşuz

Giyer miyiz kar fırtına ve kızıl kıyameti biz geleceğe soyunmuşuz

Bedbahtlık etmedik biz haktan geldi emir deyip  boyun eğdik amma

Uyuyarak değil el tetikte ayakta ya abdestte ya namazda donmuşuz

 

Dayandık bizler her hasrete çoluk çocuk demedik onlar size emanet

Yazmaz bizim kitabımızda sözle de olsa teslim edilen emanete ihanet

Ayrılmadı hep devam etti emanetin emini doğru dürüst giden yoluna

Orada saklıymış meğer uzayıp sonsuzluğa yol tutan kerametli kehanet

 

 

Sarıkamış her ne kadar bir efsane olarak ve tarihsel bir bakış açısıyla zihinlerde  yerini almış olsa da; meseleyi daha derin boyutlarda ele almak gerekmektedir. Sarıkamış toprağın vatanlaştığı bir kutsal mekândır. Bu yerin Sarıkamış olması günümüz toplumsal sorunları açısından ayrıca bir değer ifade etmektedir.

 

Her yıl kar beyazı kıyafetini mutlaka giyinen gizemli Sarıkamış ormanları ve bölgenin en yücesi ve heybetlisi olan Allahuekber dağları günümüzü ve geleceğimizi aydınlatmak için adeta bir misyon üstlenen bu tarihi vaka’ya en uygun zemini oluşturmuştur. Evet Sarıkamış’ta bir boyutuyla belki bir dram yaşanmış, ancak bu dram büyük Türk İslâm Milletinin geleceğine vurulmuş bir mühür olma özelliğini de taşımaktadır. Çünkü Sarıkamış’ta şehit olan vatan evlatları adeta o heybetli ve gizemli topraklara, ruhunu donduranlara inat bir ruh kazandırmıştır. Bazı mekanik zihinlerin hararetle etkisizleştirmeye çalıştıkları gibi maddi hatalar üzerine odaklaşıp, gelecek kuşakların portatif hafıza kartlarıyla silinmeye çalışılan hafızalarının geri getirilmesini ve başka bir ifadeyle algı yönetimini engelleme çabaları iyi anlaşılmalıdır.

 

Bence Sarıkamış, her gün yeniden tezgâhlanıp milletimize yaşatılan acı olay ve olguların panzehiri olacaktır. Gittikçe daha iyi anlaşılan ve geleceğe saldığı karçiçeği kökleriyle algılarda boy verip, sanal zihinsel yapıları yerinden sökmeye başlayan bu ve benzeri tarihsel panzehirler üzerinde, çok daha yoğun çalışmalar yapılmalıdır.

 

Musibetler nasihatlerle doludur. Kâinatın sahibinin irade ve kararı dışında olmayan ve O’nun onay verdiği bire bir yaşanan her somut durumdan hareketle gerçekleşen algısal olguların, kader cihetinde hedeflenmiş nihai varış noktalarının olacağı anlaşılmalıdır. Öyleyse gerçekten belirtmek istediğim gibi, Sarıkamış yırtılan kâğıtlara değil, insanlığın sahip olduğu teknolojilerle yok edilemeyen ve yırtılmayan, ana sütü gibi bembeyaz karlara vurulmuş Türk İslâm mührüdür. Sarıkamış ölümsüzlüğü devam eden bir tiyatrodur ve orada geleceğin karanlıklarını bertaraf edebilecek dayanıklılık ve tutarlılıkta, bizler açısından doğaçlama ancak asıl onay makamı tarafından muhteşemce tasarlanmış bir oyun sahnelenmiştir. Çünkü oyunun tüm kahramanları hayattadır ve ya biz onların arasındayız, yada onlar bizim aramızdadır. O bembeyaz karlar bugünde aynı düzen ve ihtişamla bizlerde buradayız diyen heybetli Sarıkamış Ormanı ve Allahuekber dağlarını güvence altına almakta, şehitlerin bedenleri donsa da donmayan ve hep uyanık olacak ruhlarıyla buluşmakta, dolayısıyla o dersler veren tiyatro yaşamaya devam etmektedir.

 

Sarıkamış diyor ki; “bizim ruhlarımızı diri tutup bedenimizi donduran bu beyaz karların, sizin ruhlarınızı da dondurmaya niyetli çok daha siyahları altındasınız!.. Bizim yolumuzu kapatarak bu sahneyi koruyan şu ormanın görünebilen ağaçları var ya, işte onların görünmeyenleri ve gözlerinizi batıp kör etmek için sabırsızlıkla dalını budağını sivrilten ve sürekli zehir saçanlarının arasındasınız!... O ağaçların kökleri yok ve sürekli yer ve şekil değiştirme kabiliyetleri var!.. Eğer siz donarsanız bir daha uyanamazsınız. Aman ha dikkatli olun!.. Ruhunuzu dondurmayın!..  Etrafınızı kuşatan simsiyah gara ağaçların gılevili keskin ve sivri budakları insan gıbalında aranızda dolaşmakta ve batıp kör edecek gözler aramaktadırlar.

 

Bunu yaparken o malum ağaçların dalı budağı olduklarını saklayarak güya şuculuk ve buculuk adına çalıştıklarını söyleseler de, onların taşnakçılıklarını yutmayın. Yutarsanız boğazınıza takılır ve boğulursunuz!.. Bizler burada kar, fırtına, ayaz ve buzlarda vakit saati geldiğinde uyandırmak için uyuttuğumuz bedenlerimizi birbirimize yaslarken; Erzurumlu, Karslı, Sarıkamışlı, Diyarbakırlı, Vanlı, Hakkarili, Hasankaleli, Köprüköylü, Edirneli, Sinoplu, Adanalı diye ayırmadık. Vatanlaştırdığımız toprakların tapusunun hepimiz ortaklarıyız. O halde hiç birinin diğerinden fazlası olmaksızın torunlarımızın hepsi varislerimizdir.

 

Sadece topraklarımızda gözü olan malum çevreler bu toprakların sadece kendilerine ait olduğunu iddia ederek diğerlerine kapıyı göstermektedirler. Eğer içinizde bu ve benzeri iddialar peşinde olanlar varsa, bilin ki onların aidiyetleri onlaradır. Aldanmayın!.. Bizler bu topraklara ruhumuzu giydirirken hiç ad ve nam peşinde değildik, onun için yaratana kul, büyük milletimize ruhları azat köleler olmak için başımızla toprağa kadar eğildik!.. O gün gelecek mutlaka, bütün varların sahibi dondurduğumuz bedenleri yeniden ruhlarımıza giydirecek ve bizi o derin uykudan uyandıracaktır!..”.

 

“Bu vatan toprağında sıradağlar gibi duranlarındır

Bir tarih boyunca onun uğrunda kendini tarihe verenlerindir”

 

Bu ruh artık aramıza inmiş ve milletin geleceğini aydınlatmaya başlamıştır. İşte bu ruhun enerji vererek dirileştirdiği yetenekli sanatçılarımız; o canlı ve devam eden tiyatrodan etkilenerek bazen sesli ve bazen de sessiz tiyatrolar sahnelemektedirler. Bazen de aynı malzemelerle vatan ve millet aşkına yakan kar ayazı soğuklarda sadece bedenlerini donduran  o yiğitleri heykelleştirerek, şehit bedenlerinde o ruhun can bulmasını sağlamaktadırlar.

 

Çok değerli sanat adamı ve hasbelkader hocası olma şerefine sahip olduğum üniversitemiz öğretim elemanı sayın Uğur ÖZEN tarafından hazırlanan kardan Sarıkamış’ta donarak şehit olan ve bu toprakları bizlere vatan yapan kahramanların sembolize edildiği heykel, tek kelimeyle muhteşemdi. Başından beri çalışmaları izleyenler ve açılışta orada bulunanlar, yıllar önce gerçekleşen o olayı iliklerine kadar hissetmiş ve yaşamışlardır. Bu şanslı izleyicilerden birisi de benim. Sevgili Uğur; yaptığın o muhteşem heykelle  gönüllerde donan Sarıkamış şehitlerini uyandırdın. Artık onlar bir daha uyumayacaklar ve uyandırmaya devam edecekler. Eline, koluna ve yüreğine sağlık. Seni gönülden tebrik ediyor ve çalışmalarının devamını diliyorum. Ayrıca insanı düşünce okyanuslarına daldıran bu harika çalışmanın ortaya çıkmasında emeği olan Üniversite üst yönetimi, Garnizon Komutanı ve Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Halil İbrahim KAYA ve yine Eğitim Fakültesi PDR Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet ÖZMEN’ e de canı gönülden teşekkür etmek istiyorum.

 

Doç. Dr. Ali Osman ENGİN

Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

 

 

 
Etiketler: zemheri, ayazinda, yanarak, milletinin, ufkunu, aydinlatanla
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Eylül 2018
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı