Yazı Detayı
04 Şubat 2013 - Pazartesi 17:17
 
ERZURUM VE ERZURUMLULUK
Şenol KANTARCI
https://twitter.com/senolkantarci
 
 

Her ne kadar Erzurum’un soğuk bir iklimi olsa da Dadaşın sıcakkanı ısıtıyor bu şehri. 1923 yılında Erzurum’a gelen Ahmet Hamdi Tanpınar “Beş Şehir” adlı eserinde Erzurum’u şöyle tasvir etmiştir.

 

“Erzurum hatırlıyordu: gömüldüğü toz ve çamur yığınının içinde canlı dününü, dört kapısından girip çıkan kervanları, çarşı pazarın uğultusunu, çalışan insanlarını, temiz yüzleri ve sağlam ahlaklarıyla şehrin hayatına kutsilik katan alimlerini, güzel sesli müezzinlerini, her yıl hayatına yeni bir moda temin eden düğünlerini, esnaf toplantılarını, bayramlarını idare eden ve halk hayatını bir sazı coşturur gibi coşturan bıçkın endamlı, yiğit örflü dadaşlarını, onların cirit oyunlarını, barlarını, bazen bir alaylı birden günlerce misafir eden ve bir menzillik arazisine, paytonla gidip gelen eski beylerini, kısacası, bütün hayatını hatırlıyordu.

 

Tanpınar, Erzurum’u, Erzurumluyu satırlarında bütün sıcaklığıyla anlatmıştır.

 

Beklide Erzurum’u Anadolu’nun diğer şehirlerinden farklı kılan bir şeyler var. Doğu’nun Paris’i diye nitelendirilen, kentleşme olgusuyla sürekli büyüyen bir şehir olsa da 2000’li yılların ilk on yılının evirildiği bugünlerde bile Ahmet Hamdi Tanpınar’ın anlattıklarından pek fazla bir şey kaybetmemiş, en azından kentleşmenin beraberinde getirdiği egoizm hastalığı henüz Erzurum insanını yakalamamıştır.

 

Hala sokaklarında, caddelerinde, kahvehanelerinde o eski Erzurum günlerini bulmak mümkündür.

 

Erzurumlu aydınlardan Nevzat Köseoğlu eski Erzurum’dan şöyle bahseder:

 

“Lise öğrencisiydik, Lala Paşa Camisi’nin yanındaki çay bahçesinde oturuyorduk. Kırçıl sakallı, yaşlı bir hemşerimiz bize seferberlikten anlatıyordu, ilgimizden memnundu. Biz onu, heyecanlı savaş sahnelerine çekmeye çalışıyorduk, olmadı. Geçmişten söz ediyordu, ama geleceğe dönüktü.”

 

Bugün hala Erzurum kahvehanelerinde hikayeler, fıkralar anlatılır ve bugün hala Erzurum kahvehanelerinde halk ozanları bir taraftan      sazlarıyla gönülleri şenlendirirken, bir taraftan da geleneksel atışmalarını yaparlar.

 

Tıpkı Erzurumlu Emrah’ın dizelerinde olduğu gibi:

 

Dedim Erzurum nendir, dedi ilimdir

Dedim gider misin, dedi yolumdur

Dedim Emrah nendir, dedi kulumdur

Dedim satar mısın, dedi ki yoh yoh

 

Bugün Erzurum’da büyüğe saygı, küçüğe şefkat töresi vardır.

Türk töresinin burada bütün canlılığıyla hala yaşatılması, var olması dikkate şayandır. Çünkü Erzurumluluk: haysiyetliliktir, erdemliliktir. Cesarettir, mertliktir; samimiyettir, sadakattir, vefadır. Mükemmel ahlaktır, tükenmez bir sevgi ve çıkarsız bir saygıdır. Erzurumlu olayı ve fikirleri araştırır, insanların ayıplarını araştırmaz. Erzurumlu söylenene bakar, satır aralarının peşinde olmaz. Merttir ama patavatsız değildir. Cömerttir ama müsrif değildir. Yüreklidir ama saldırgan değildir. Samimidir ama ahmak ve aptal değildir.

 

Hasılı, Erzurumluluk “Dadaşlıkt”tır.

 

 

 
Etiketler: erzurum, erzurumluluk, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı