Yazı Detayı
04 Şubat 2016 - Perşembe 09:59
 
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
Ali Osman ENGİN
 
 

Her zaman olduğu gibi, yüzleştirilmeye devam ettiğimiz, yeni olay ve olgulara gebe olan ve 

sıcaklığı her boyutundan çıkan dumanlardan da anlaşılan olaylar arasında, en önemli

olanlarından birisi de, Rahmetli Sabancı suikastının faillerinden birisi olan İsmail AKKOL’

un yakalanmasıdır. Her gün yeni şehit haberleriyle sarsıldığımız terör olaylarını başımıza bela

edenler, ulaşamadıkları ve kıyamete kadar da ulaşamayacakları anlaşılan hedeflerinin

anlaşılmasıyla deşifre olmuşlardır. Devletimiz de tüm imkân ve fırsatlarını kullanarak bu

belayı ve bu belayı başımıza açan Türk-İslâm düşmanlarını kendilerine yakışan lağımlara

süpürmeye devam ediyor. Dolayısıyla o konuda diyecek başka bir şey yok. Ancak anlaşılan

odur ki, onlarda boş durmuyorlar. Yaratmaya çalıştıkları yeni algılarla bizleri hep meşgul

etmek ve geleceğe ait okumalarla yeni yön tayinlerimizi sabote ediyorlar. Bütün bunları

yaparken de, esas gerçekliklerden hazır kıta bekleyen birilerine doğurttukları sanal

gerçekliklerle zihinleri karıştırıyorlar.

Şu ana kadar görsel medya organları kullanılarak öyle veya böyle istedikleri mesajlar örtülü

veya açık bir şekilde veriliyordu. Ancak son yıllarda gözlendiği gibi bunun yerine yeni ve

kontra terör olayları kullanılmaktadır. Ortama sürülen her yeni olayla geçmiş hatırlatılıyor ve

gelecekte neler yapılacağı ile ilgili mesajlar veriliyor. Kısacası her olayın arkasından piyasaya

sürülecek başka bir olaya gebe olduğu, gebeliğin sona erip doğumun gerçekleşmesi için

doğum sancılarına fırsat vermeden sezeryanla doğum gerçekleştirildiği için, toplumsal ve

bireysel boyutta durumun farkına varılması da engellenmektedir. Hatta durum öyle bir hal

almıştır ki, geçmişin olayları bile yeniden hafızalara geri getirilerek, muhatapları arasında

gerilimi ateşlemek ve bir başka açıdan da içlerindeki öfke ve intikam duygularını bilinçli

olarak açığa vurmak zorunda kalıyorlar.

Bundan yıllar önce Özdemir SABANCI ve kendisiyle beraber iki kişi daha gerçekleştirilen bir

suikast sonucu katledilmişlerdi. Bu suikastın failleri olan; İsmail AKKOL, Fahriye ERDAL

ve Mustafa DUYAR yakalanmış ve tutuklanmışlardı. Ancak nasıl olduğu mutlaka açığa

çıkarılması gereken bir şekilde hapishaneden kaçmışlar veya kaçırılmışlar, daha sonra

birilerine ait olduğu vurgulanan bir adaya götürülerek oradan yurt dışına çıkarılmışlardır.

Daha sonra muhtemelen kendisine verilen sözler tutulmadığı için herhalde pişmanlık duyan

Mustafa ERDAL sınırlarımıza yakın bir yerde güvenlik güçlerimiz tarafından alınarak adalete

teslim edilmiştir. Mustafa DUYAR’ ın olup biten her şeyi, kendilerine verilen vaatleri ve bu

vaatleri verenleri deşifre etmeye hazırlandığı anlaşılmış idi. Eğer birilerinin uykusunu

kaçıracak bir şekilde itiraflar gelebilmiş olsa idi, sanıyorum birilerinin rahatı epey kaçmış

olacaktı. Bu suikastın azmettiricileri arasında dudak uçuklatacak birilerinin olduğunu büyük

devletimizin ilgili birimleri mutlaka biliyordur.

O zamanlarda sanıyorum Milliyet gazetesinde çalışan, Can DÜNDAR devletten onay alarak

Mustafa DUYAR ile bir röportaj yapmaya hazırlanıyordu. Ancak o ara kendi ifadeleriyle de

sabit olduğu gibi, Nuriş kardeşler diye bir ekip tarafından Mustafa DUYAR birilerine göre

hiçbir şey anlatamadan infaz edildi ve öldürüldü!.. Bu infaz olayında bazı askerlerin de

isimleri geçmiştir. Buraya kadar gerçekleşen olaylar sadece sonuçları itibariyle

dillendirilmiştir. Ancak çok daha derinlere ulaşan sebepler alemine hiç dokunulmamıştır.

Diğer katiller ise ellerin ve kollarını salaya sallaya yurt dışında dolaşmaya devam ettiler.

Ne hikmetse ünlü sanayicimiz, Mustafa KOÇ’ un vefatı ertesinde bu konu yeniden köpürtüldü

ve Sabancı suikastının faillerinin başında gelen İsmail AKKOL, uzun bir zamandır kaldığı

Yunanistan’ dan Türkiye’ye yanında DHKPC terör örgütünün elebaşlarından olan ve aranan,

Fadik ADIYMAN ile beraber yakalandılar. Üzerlerinde adeta bir cephaneyi andıran silah ve

teçhizat bulunan bu şahısların, Mustafa KOÇ un vefatıyla beraber neden Sabancı suikastını

akılara getirmek istedikleri noktası benim için oldukça manidardır ve buradan verilmek

istenen mesajın iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. 12 Eylül öncesinde sağ-sol diye

tanımlanan kardeş kavgalarında da, daha öncesinden düşman taraflar yaratılmış ve çatışma

ortamları oluşturulmuştur. Ö dönemlerde durum öyle bir hal almıştır ki, aynı sileh

kullanılarak her iki taraftan çok kıymetli gençler katledilmiştir. Kaybeden ülkemiz ve

milletimiz olmuştur. Kazanan ise bu oyunları tezgâhlayanlar olmuştur. Ben aklıma gelenlerin

hepsini söylemiyorum ancak, İsmail AKKOL’un yakalanmasının arkasında kalan karanlık

noktalar aydınlatılmalı ve bu olayla kimlere hangi mesajların verilmek istendiği üzerinde

durulmalıdır. Sanki burada sabancı suikastı üzerinden normal ölüm vakalarına bir gönderme

yapılmak istenmektedir. Bana göre ülkemizin çok başarılı hizmetler yapan ve dünya

ölçeğinde üretim yaparak uluslar arası pazarlarda rekabet edebilen sanayicilerimizin her ne tür

olursa olsun, başlarına gelenler ve yaşanan ölümler boyutuyla incelenmesi, eğer varsa bir

çapanoğlu, ilerde aynı durumlarla karşılaşılmaması için derinlemesine araştırılması yerinde

olacaktır. Bu sanayicilerimizin yaptıkları üretim faaliyetlerinin taşıdığı stratejik değerler de

önemli faktörler olabilir.

Gelelim yaşanan terör olaylarına;

Özellikle Güneydoğu bölgemizde devam eden terör kalkışmasının bir an önce bitirilerek bu

ihanete katılanların ve onlara çanak tutanların bertaraf edilmesi gerekir. Bu işin cılkı çıkmaya

başlamıştır. Katil ve hainlerin kendilerini sakladıkları mekânlar bellidir. Yerin ne kadar

altında olurlarsa olsunlar, o yerler mutlaka bu paralı uşakların başlarına yıkılmalıdır. Her

geçen saat bu millete çok ağır bedeller ödetmektedir. Rus uçakları Bayır Bucak ve Suriye’ nin

zalim yönetimine karşı başkaldıran muhalifleri çoluk çocuk demeden katletmeye devam

ederken bunu kimseye sormuyor ve kimsede insan hakları sorgulaması yapmıyor. Eğer

mesele ülke bütünlüğü ve vatan ise, gerisi teferruattır. teferruatlara takılarak vatan elden

gidecekse, buna zaaf derler. Allah korusun, bu ülkenin bir karış toprağı koparılırsa, geriye

kalan kısmı çoktan elinizden çıkmış olacaktır. Terör mahalinde bulunan sade halk oralardan

çıkarılmalı ve geriye kalan her şey yerle bir edilmelidir. Çünkü geriye kalanlar yerel ve yerli

unsurlar değildir. Bunların çoğu kiralık taşeronlardır. Kürt halkının sahibi bu büyük devlet ve

onun sahibi olan herkestir. Kürt kardeşlerimizin de artık teröre karşı yeri ve göğü inletecek

olan tavırlarını ortaya koymalarının vakti gelmiştir. Artık devlet ve millet yanlarındadır.

Korkuya mahal yoktur. Terör örgütü ve onun yandaşları kıstırıldıkları mezarlarında kendi

yerlerini belirlemeye çalışmaktadırlar. Tek bir çareleri vardır. Çok geç olmadan devletin

kolluk kuvvetlerine samimi olarak teslim olmak ve Türk adaletinin kendileri ile ilgili olarak

vereceği karara saygılı olmaktır. Unutmasınlar ki Türk adaleti koruyucu, kollayıcı ve

affedicidir. Önemli olan da buna lâyık olmaktır. Musibetler nasihatlerle doludur.

Musibetlerden çıkarılacak nasihatlerle yeniden kucaklaşmanın gerçekleşmesi önünde hiçbir

engel duramaz. Yıllardır yaşanan kan ve göz yaşlarının sonu gelmelidir ve artık herkes

enerjisini ülke ve millet için harcamalıdır. Kendilerini uzun bir zamandır çeşitli stratejilerle

kamufle edebilen paralel yapıların hassas bölgelerde terör örgütü mensuplarıyla yakın

diyalogları ve alış verişleri takip edilmeli ve bunların da devlet açısından yerlerinin

teröristlerin olduğu yerler olmalıdır. En az terör örgütü mensupları kadar tehlikeli olan bu

hainlerin, terör örgütü mensuplarıyla yaptıkları görüşmelerde onlara yakınlıklarını ifade etme

adına, “bende şuyum…, bende buyum…….” Şeklinde yakınlaşmalarla beraber, onları

kendileri açısından tehlikeli gördükleri insanlara kışkırtmaya çalışıyorlar. Bundan da bir güç

devşirdiklerini düşünüyorlar ve bunu da çalıştıkları kurumlarda çetecilik faaliyetlerine

dönüştürüyorlar. Bu satılık taşeronları kendileriyle beraber aynı birimlerde çalışanların çok

net olarak tanıdığını biliyoruz. Bu konuda karşı tedbirlere acilen yer verilmelidir. Aksi halde

bu hainlerle mücadele edilmesi çok daha zor olacaktır. Bu insan müsveddelerinin tek derdi,

insanlar arasına nifak tohumları ekerek kendilerini kamufle etmektir. Çünkü açık bir şekilde

tanınır ve bilinir olmaları kendileri için bir zaaf ve tehlikedir. Er veya geç yaptıklarının

bedelini ödeyeceklerdir. En büyük plân bozucu Allah’tır. Hiçbir plân Allah’ın plânına rağmen

var olamaz.

 
Etiketler: Sabancı, Suikastının, Faillerinin, Vermek, İstedikleri, Mesajları, Anlamak
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı