Yazı Detayı
24 Haziran 2013 - Pazartesi 08:00
 
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
Ali Osman ENGİN
 
 

Aziz dostlar; yeniden hepinizi derin saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum.  Rabbim hepimizin işlerimizi kolaylaştırsın ve akıl sağlığıyla beden sağlığımızı korumamıza fırsat versin.  Hani derler ya; “Ayıdan post, gâvurdan dost olmaz”. Büyük vatan şairimiz merhum, Mehmet Akif ERSOY’ un; “medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”  dediği batı medeniyeti; ayrıştırma, değer yok etme, sömürü, talan, yok ederek varlığını sürdürme temeli üzerine kurulmuştur.  Halbuki Türk-İslâm medeniyeti ise;  birleştirme, değer üretme, paylaşma, insanı yüceltme, koruyup yaşatma temeli üzerine inşa edilmiştir.  Dünyanın hemen hemen her tarafında bu iki farklı medeniyetin belirleyici izlerine rastlanmaktadır. Onlar bireyi ön plâna çıkararak değer adına her şeye küfrettirip isyan ettirirken, bizler ise İbni Haldun’un deyimiyle şahsiyetleştirdiğimiz bireyi (beni) bizde eriterek toplumsal birlik ve bütünlüğü sağlamlaştırmışız. Türk – İslâm medeniyetinin inşa edilmesiyle ortaya çıkan pozitif toplum yapısında; aç komşusunu doyurmadan yatmayan, çuvaldızı kendisine batırmadan iğneyi başkasına batırmayan, mülkün temeline adaleti koyan, göçmen kuşların göç yollarına kuş barınakları kurarak onların dahi haklarını koruyan, halâ hayranlıkla yad edilen bir vakıf geleneği hayata geçiren ve alanın vereni tanımadığı bir yardımlaşma ve dayanışma kültürü oluşturan özgür ama yaratana kulluk görevinin bilincinde olan şahsiyetler doğmuştur.


Dünün batı medeniyetinin tek dişi kalan canavarları, bu gün AB çatısı altında dişlerini yenileyerek kanını emecek zayıf damarlar aramaya çıkmışlardır. Dişleri bir kere kana battıktan sonra, artık geri dönüşü olmayan şer yolunun azılı yankesicileri olmaktan geri durmamışlardır.  Bunların dostluklarının düşmanlıklarından daha tehlikeli olduğu artık anlaşılmalıdır.  Tarihsel olaylar geleceğe dönük ortaya çıkan yeni değişkenler dikkate alınıp yeniden yorumlanarak karanlıkta kalan noktalar aydınlatılmalıdır. Bilindiği gibi Avrupa birliği üyeliği maceramız çok uzun bir süredir devem etmektedir. Bir türlü eşit çıkarlar çerçevesinde bir ortaklık gerçekleşmediği gibi, ellerine geçirdikleri her fırsatta daha fazla kan emmeye ve sömürmeye devam etmişlerdir. Gümrük birliği anlaşması buna çarpıcı bir örnektir. Batı medeniyetinin doğurduğu Avrupa birliği, başlattığı üyelik uyum sürecinin gereklerinin yerine getirilmemesi için, ülkemizde kaos ortamı yaratıp, bu kaos ortamına bağlı demokrasi ihlallerini bahane ederek sürecin ilerlemesini engellemek istemektedir. İşte Gezi parkı olaylarıyla Avrupa Birliği arasındaki korelasyonu bu bakış açısıyla ortaya koymak gerekir. Çünkü gezi Parkı olayları çığırından çıkıp yakıp yıkmaya dönüştüğünde, ister istemez polis müdahalesi yapılmış ve bu sırada yaşanan istenmeyen durumlar,  yaşanan somut olaylar olarak ortaya çıkmıştır. Neticede yaşanan tüm olumsuzluklar, işte o Avrupa Birliği tarafından yaratılan riskler olarak ortaya çıkmış ve arkasından bu riskleri yaratanlar geri dönüp hepsini satın almaya çalışmışlardır. Satın almaya çalıştıkları riskleri kendileri yaratmışlardır ve alabildikleri ölçüde de avazları çıktığı kadar bağırmışlardır. Özellikle Almanya ve Hollanda açılması gereken yeni müzakere ve uyum fasıllarının açılmasını veto etmişlerdir. Sebep; ifade etmeye çalıştığım ve kendi yarattıkları riskler olan Gezi Parkı olaylarıdır. Öyleyse Gezi Parkı olaylarının arka plânını yeni ortaya çıkan Almanya ve Hollanda’nın tutum ve davranışlarından anlamak daha kolay olacaktır. Benim bir yakın akrabam vardı ve kendilerine çok önemli bir iyilik ve yardım yapıldığı zaman, aynı şekilde karşılığını vermemek için mutlaka bir bahane bulur ve küskünlük ortamı oluştururdu. Böylece yapılan iyiliklere karşılık verme durumundan kurtulurdu. Avrupa Birliğinin durumu da aynıdır ve biraz daha örtülü olarak bu işi yapmaktadır.


Tarihçilerimizi çok önemli görevler beklemektedir. Çünkü aynı şekilde geçmişte mevcut değişkenler çerçevesinde yorumlanan ve analiz edilen tarihsel olaylar, yeni ortaya çıkan farklı değişkenler kapsamında yeniden analiz edilerek doğruya daha yakın gerçeklikler ortaya çıkarılmalıdır. Esasında küreselleşen dünyamızda toplumsal kalkınmanın ve gelişmenin en temel dinamiği de bu olsa gerek. Özellikle Almanya ve Osmanlı ilişkileri yeni ortaya çıkan AB tutum ve davranışları boyutuyla yeniden masaya yatırılmalıdır. Bu gün, devletimizin Avrupa Birliğine tam üyelik mücadelesinde Almanya’nın takındığı tavır, öyle zannediyorum ki geçmişe ışık tutmaktadır. Bu gün, içerisinde onlara katma değer sağlayan işçilerimizin oluşturduğu hizmet sektörünü bile göz ardı ederek, zaman zaman katliamlara varan Nazi saldırılarına göz yuman bir Almanya’nın Osmanlıya gerçek dost olarak davranmış olması düşünülemez. Hakikaten II. Dünya harbi ve Milli Mücadele tarihimiz ayrıntılı olarak incelendiğinde, aynı şekilde yaratılmış olan risklerin diğer düşman ülkelere pazarlanmış olabileceği gerçeklikleriyle karşılaşılacaktır. Yeni tarihsel gerçeklikler yeni kuşaklara aktarıldığı zaman, tarihsel bilinç ve şuurun yeniden canlanacağı unutulmamalıdır. Bu tarihsel döngü dönüşümünü sürdürürken, ortaya çıkacak yönelimlere doğru istikametler verilmesi elbette ki tarihçilerimizin işi olacaktır. Her yeni gelecek yaşantı, tecrübe ve deneyimler en uzak geçmişin tarihsel olayları için aydınlatıcı güneş ve yıldızlardır. İşte bu bağlamda yapacağımız yeni okumalar topluma yön verecektir. Onlar şimdilik yazıcılar ve bizler de onların yazdıklarının okuyucularıyız. Ancak doğru okumalarla kendi güvenliğimizi tahkim edebiliriz. Ne zaman bizler yazan ve onlar okuyan olur ise, işte o zaman öğrenilmiş ve kabullenilmiş çaresizlikten kurtulmuş olacağız.


Siyasi iktidar, batıya yaklaşım tarzını işte bu yapı çerçevesinde belirlemelidir ve ortaya çıkacak yeni durumlara yeni vaziyetler alabilme potansiyelini dinamik bir süreç olarak hep canlı tutmak zorundadır. Karşı tarafın nihai olarak ne yapmak istediğini tam olarak anlayamayan ve kendi durumunun da tam farkında olmayanların her hangi bir çatışma veya ihtilaf durumunda başarılı olması imkânsızdır. Birilerinin çıkıp Avrupa Birliği üyesi Almanya ve Hollanda’nın tutumlarının sebeplerini hiç olmadığı yerlerde adeta onların beklentileri doğrultusunda niyet okuyuculuğu yaparak aramaları bana göre iç kamu oyunu manipüle etmeye yöneliktir. Böylece asıl sebepler rahatlıkla göz ardı edilerek karşı hamlelerin önüne geçilmektedir. Ne yazık ki bu hep böyle olmaktadır ve işte gümrük birliğinden doğan kayıplarımızın dillendirilmesine rağmen devam etmesi de bu yüzdendir.


Selam ve sevgilerimle

Doç. Dr. Ali Osman ENGİN

 

 

 

 
Etiketler: gezi, parki, olaylari, ile, avrupa, birliği, arasinda, gidip
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı