Yazı Detayı
11 Kasım 2017 - Cumartesi 08:49
 
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
Ali Osman ENGİN
 
 

OLAN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN 79. ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE KENDİLERİNİ BU VATAN VE MİLLET UĞRUNDA CANLARINI CANANLARINA TERCİH EDEN BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZ NEZDİNDE RAHMET, ŞÜKRAN VE MİNNET İLE ANIYORUM. ATATÜRK’ÜN BU AZİZ MİLLETE AİDİYET DUYGUSU TAŞIYAN, MİNARELERİMİZDEN EZANIN SUSMAMASINDAN MEMNUN OLAN, TÜM DEĞERLERİMİZİ VE NAMUSUMUZU DÜŞMANA ÇİĞNETİLMEMİŞ OLMASINDAN DOLAYI HER DAİM ALLAH’A ŞÜKREDEN VE BUNU SAĞLAYANLARI ASLA UNUTMAYAN, ONUN VE SİLAH ARKADAŞLARININ VATAN, GERÇEK İMAN, GERÇEK İSLÂM VE BÜYÜK TÜRK MİLLETİ OLAN SEVDASINDAN GOCUNAN VE BU YÜZDEN ONUN AZİZ HATIRASINA SAYGISIZLIĞI DIŞA VURAN VATANA VE BÜYÜK TÜRK MİLLETİNE ELİNDEN GELSE KİN KUSAN NİYET VE TEŞEBBÜS SAHİPLERİNİ LANET VE ŞİDDETLE KIIYORUM. SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN BU KONUDAKİ TESPİT VE DÜŞÜNCELERİNE SONUNA KADAR KATILIYORUM.

AYNIZAMANDA ONUN AZİZ HATIRASINA SALDIRI VE SAYGISIZLIĞI YOKLUĞUNA VARLIK GEREKÇESİ YAPMAYA ÇALIŞARAK O’NUN PORTRELERİNİ MEYDANLARDAN SÖKEREK AİT OLDUKLARI KARANLIK ODAKLARA VERMEYE ÇALIŞTIKLARI MESAJ DAN MEDET UMAR HALE GELMİŞ, ERZURUM VE ÇEVRESİNDE HALKI DAHA FAZLA UYUTMAK İÇİN CAMİ VE MESCİT ARARKEN, İL SINIRLARINI DIŞINA VE ÖRNEĞİN İZMİRDE İSE EN İYİ! PAVYON VE BARLARI ARATTIRIP TAKILAN ZAVALLILARIN ÖDEYECEKLERİ BEDELİN ADIM ADIM YAKLAŞTIĞINI GÖREBİLDİĞİMİ BELİRTMEK İSTİYORUM”.

Amerika’nın yeni dünya düzeni Huntington’un medeniyetler çatışması tezini temele alarak ve bu çatışmayı yeni ve Newton fizik kurallarını sallayan kuantum gerçekliği boyutuyla 25. karelere işlediği algılarla yönetmeye çalışıyor. Bu çatışma/çatıştırma olay ve olguları hiçbir zaman kazan kazan ilkesi temeline oturtulamaz. Ancak kaybet kazan ilkesi temelli olmak zorundadır. Çünkü genel olarak Haçlı Batı Medeniyeti yok edici, tahammülsüz, katliam ve gözyaşı üzerine inşa edilmiş bir medeniyettir. Buna karşıt Türk İslâm Medeniyeti ise koruyup yaşatan, değer veren, yumuşak ve akıl gücüne dayanan bir medeniyettir. Bu medeniyetin yakıp yıkan çok şiddetli konvansiyonel ve nükleer silahları devreye sokarak güç devşirmeye ihtiyacı yoktur. Çünkü anlaşılmıştır ki gerçek güç o değildir. Onun varlığı kendisinden daha büyük bir güç ortaya çıkıncaya kadar tesirini gösterebilir. Halbuki yumuşak ve akıl gücü ezelden ebede kalıcı etkiye sahiptir. Bunun örneklerini artık coğrafyasına sığmayan şanlı tarihimizde görebiliriz.

Huntington’un tezi evrenin doğal yapısı ve işleyişi çerçevesinde gerçekleşme şansı yoktur. Çünkü zamanın insanlığa sunduğu reçetelere bakıldığı zaman, farklılıkların tez ve antitez oluşumuyla birbirlerini var eden değerler olduğu görülecektir. O halde birbirlerini var eden değerlerin ancak birbirlerinin zenginlik kaynakları olmaları beklenir. Amerikan derin devletinin asıl hedefi kendilerini de aleni taraf edecek bir medeniyetler çatışması yaratarak sonu kestirilemeyecek bir maceraya girmek olamaz. Öyleyse bu tezin ati tezi üzerinde durmak gerekir. İşte o da medeniyetler çatışması değil, medeniyet içi çatışmalardır. Zaten ortaya çıkan durum ve sonuçlarda buna işaret etmiyor mu?.. Şu anda kaynayan Ortadoğu kazanında yakılanlar sadece Müslümanlar değil mi?.. Ayrıştırılanlar, birbirlerine düşman haline getirilenler, birbirlerinin gırtlağını kesebilecek ve yakabilecek öfke ve şiddete yönelenler aynı medeniyete mensup insanlar değil mi?..

Bu oyunun bozulması gerekir. Tüm İslâm alemi birbirlerine tutunarak ya bugün ayağa kalkacak, yada hiçbir zaman bunu başaramayacaktır. Ayağa kalktığı an bir daha yere düşmeyecektir. Ayağa kalkma çabasına giren ve bunu Hakka tutunarak başaran toplumların koruyucusu Cenabi ALLAH’ tır. Buna hiçbir kuvvet mani olamaz. İnşallah olamayacaktır da. Yapmamız gereken; birbirimizi sevmek, değer vermek ve toplum olarak aramızdaki güven bağını kuvvetli tutmaktır. Bilmeliyiz ki, birbirimize karşı kullandığımız sözlere dikkat etmek zorundayız. Çünkü gerçek şudur ki; sözler düşünceye dönüşür. Düşüncelerimize dikkat etmeliyiz, onlar davranışlara dönüşür. Davranışlarımıza dikkat etmek zorundayız. Çünkü onlar da duygularımıza dönüşür. Duygularımıza dikkat etmeliyiz, onlar alışkanlıklarımıza dönüşür. Alışkanlıklarımıza dikkat etmeliyiz, çünkü onlar değerlerimize dönüşür. Değerlerimize dikkat etmeliyiz, çünkü onlar karakterimiz olur. Karakterimize dikkat etmeliyiz, çünkü onlar kaderimiz olur. Kısacası kullanılan bütün maskeleri çıkartıp ya olduğumuz gibi görüneceğiz, yada göründüğümüz gibi olacağız. Birbirimize sımsıkı sarılacağız. Aksi halde ne saracağımız birileri ve nede sarılacak kolumuz kalacaktır.

Teröristler halâ sınırlarımızdan içeri girip en son 8 kahramanımızı şehit edebiliyorsa, terörün kaynağı halâ terörist üretebiliyorsa bir yerlerde bir şeylerin noksan kaldığı ve durumun basit bir çete olayı olmadığı, top yekun bir küresel saldırıyla karşı karşıya olduğumuz anlaşılmalıdır. Amerika’nın bölgedeki üs sayısını 10’a çıkarmış olması, PYD terör örgütünü sadece bölgedeki maksadını aşan düzeyde silahlandırması adeta yavaş yavaş suyu ısıtılan kurbağanın durumunu hatırlatıyor. Terörle yaşamayı sürdürülebilir hale getirme değil, vakit varken terörü nerede olursa olsun ve neye mal olursa olsun mutlaka temelinden yok etme mücadelesi başlatılmalıdır. Alınacak acil önlemler hakkında önceden bilgi verilmemeli, verilen kararlar çerçevesinde yapılacaklar ancak yapıldıktan sonra başkaları tarafından konuşulmalıdır. Düşmanlarımızın beklemedikleri darbelerin her gece ansızın vurulması zamanı geçirilmemelidir. Daha önceki yazımda belirttiğim gibi cephelerdeki başarımız, cephe gerisindeki durumumuza bağlıdır. İç çekişmeler ve kutuplaştıran siyasi çekişmelere son verilmeli ve şeffaf sosyal hukuk devleti temelinde milli birlik ve beraberlik anlayışı geliştirilmelidir. Hiçbir kişi, kurum ve kuruluş, sırf siyasi düşüncesinden veya üyesi olduğu sendika, tarikat, cemaat, cemiyet, mezhep ve sadece bitirdiği eğitim kurumu bağlamında öne çekilmemeli veya daha geriye bırakılmamalıdır. Çünkü bir dönem gençlerimiz sırf bitirdikleri okullarından ve kullandıkları kıyafetlerinden dolayı cinnet ölçüsünde mağdur edilmişlerdir.

Eğer bu çelişkiler düzeltilmezse, yakın bir gelecekte herkes bu ülkede gördüğü itibar, elde ettiği kazanım ve yaşadığı konfor ölçüsünde vatandaşlık görev ve sorumluluklarını yerine getirsin ve ülke güvenliği konusunda daha fazla bedel ödesin anlayışı gelişir ve esas ayrışma işte o noktada gerçekleşir.

PKK ve PDY(Paralel terör yapılanması) Amerika’nın yeni Gladyosu ve küresel ölçekte özellikle Avrupa ülkelerinde daha fazla kullanacağı yapılardır. Avrupa’nın göbeğinde kaos ve korku yaratacak terör eylemleri gerçekleştirerek kendisine mutlak bağımlılık yaratacak yeni stratejiler geliştirilmiştir. Böylece doğacak tepkileri toplayarak batı dünyasını Huntington’un tezi doğrultusunda medeniyetler çatışmasının bir tarafı yapma ve kendi yanına çekme düşüncesi işletilmekte ve terör unsurlarının Müslüman olma iddia ve gerçekliğiyle de İslâm aleminde medeniyet içi kaos ve kargaşanın fitilini ateşlemektedir. İslâm coğrafyalarında açılan cephe gerisinde ise toplumsal birlik ve beraberliği bozucu oyunlara hız verilmiş ve işte o doğrultuda PDY gibi her ne kadar nurcu denilse de nursuz oldukları 15 Temmuz akşamıyla daha net anlaşılan cemaatler kullanılmıştır. Bu en az 100 yıllık bir projedir. Her durumda sahnelenmeye devam edilmektedir. Çünkü alternatifleri çoktur.

Ülkemizde yaşanan işsizlik konusunda acil ve sorunu çözücü tedbirler alınmalı ve bilinmelidir ki işsizler ordusu her geçen gün artan toplumlarda toplumsal birlik ve beraberlik tehlikeye girer. Aç olan insan yiyecek bir şeyler bulamadığı zaman döner kendi değerlerini yemeye başlar. Buna fırsat verilmemelidir. Özellikle bekleyen öğretmenlerimizin daha az bir aylık gelirle de olsa mutlaka atamalarının yapılması elzemdir. Emekliliği gelen çalışanların aynı şekilde emekli olmaları sağlanarak yeni istihdam alanları açılabilir. Liyakat ve yeterlik temelli görevlendirmelere hız verilmeli, hak etmeyenlere asla makam ve mevki verilmemelidir. Bu durumda hak etmeyenlere makam ve mevki verenler ağır yaptırımlara uğramalıdır. Ev hanımı olan bayanlara asgari ücret düzeyinde maaş verilmeli ve böylece bazı çalışan bayanların ev hanımı olarak bu maaşa razı olup çocuklarını yetiştirmeye talip olacaklarından yeni bir istihdam alanı oluşabilir.

Kamu çalışanları hariç çeşitli toplum kesimlerine sağlanan avantajlar sayesinde önemli ölçüde rahatlama sağlanmıştır. Ancak kamu çalışanlarına da bu tür bir rahatlama sağlatılmalıdır. Bunun için kamu çalışanlarının kullanmış oldukları tüketici kredi borçları ve kredi kartı borçları silinmelidir. Böylece kamu çalışanları rahatlayacak ve performansları artacaktır. İş gücündeki artış ve yükselen performansa dayalı elde edilecek gelir artışı kısa sürede bankaların kayıplarını geri getirecektir.

Bekleyelim görelim!..

 
Etiketler: AMERİKA’NIN, YENİ, DÜNYA, DÜZENİ, PDYPKK’YA, BİÇİLEN, YENİ, ROL
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı