Yazı Detayı
25 Aralık 2017 - Pazartesi 07:24
 
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
Ali Osman ENGİN
 
 

Batı dünyasının gerçekte olup olmadığının günümüzde gerçekleştirilen insanlık dışı ve tüm dünyayı tehdit eden vahşetlere denk kahpe oyunları ile düşündüren Rönesans’ın sadece bir aldatmadan ibaret olduğunu anlamaya başladık. Esasında batı dünyasının kirli geçmişini belki sanal olarak temizleme çabasının bir ifadesi olan Rönesans kavramının, günümüz dünyasında yeniden bir itibar kazanma çabasının eseri ve gerekçesi olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla Batı Dünyası gerçek Rönesans’ı 21. yüz yılda Arşa çıkan zülüm senaryolarının göstergeleri olan  kan, göz yaşı ve katliamlarının ingılazı olarak gözlemlenebilir ve ölçümlenebilir sonuçlarıyla yaşamak zorundadır. Amerika Huntington  tarafından yazıldığı iddia edilen medeniyetler çatışması tezinde vurgulanan çatışma alanları oluşmaması için elinde bulundurduğunu düşündüğü tüm imkân ve fırsatları kullanmaya çalışıyor.

Örneğin küresel ölçekli bir medeniyetler çatışmasının galibinin Batı dünyasının olacağını öngörmek henüz çok mümkün gözükmemektedir. Bu yüzden Amerika’ nınöncülüğündeki Batı Dünyası işte tam bu nokta da özellikle kendileri dışındaki medeniyetler içerisinde bu çatışmaları organize etmek gibi bir mecburiyeti vardır.  Haçlı savaşlarında olduğu tarih sayfalarında yerini alan bir medeniyetler  çatışmasında galip gelen taraf Haçlı dünyası olmadığı gibi, yeni bir medeniyetler çatışmasının galibi de hiçbir şekilde batı dünyası olmayacaktır. O zamanda Haçlı dünyasının niceliksel üstünlüğü vardı, bugünde benzer eşitsizliklerin olmasının onların nihai hedeflerine ulaşmalarını sağlayamayacağının farkındadırlar. İşte bu yüzden öncelikli olarak rakiplerini psikolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel cephelerden içten içe zayıf düşürerek çökertmenin peşindedirler.

Çünkü batı dünyası, veya toplumu; refah toplumudur ve en küçük bir refah kaybında toplumsal çalkantı ve patlamalara gebedir. Bu gebeliğin en nihayetinde bir doğumla sonuçlanmak zorunda olduğu unutulmamalıdır. İşte şu an itibariyle yaşananların bu doğumun sancıları olduğunu anlamalıyız. Ancak bizim kadim medeniyetimiz ise; “bir lokma bir hırka” anlayışını temele alan bir medeniyettir. O halde bu medeniyet mensupları bir dilim ekmek ve üç beş zeytinle bile kritik dönemlerde yaşamını sürdürebilir. Nitekim öyle de olmuştur. Dünyanın derin bir şekilde etkilendiği küresel çalkantılardan, oyun kurucuların beklentisi olan  krizler yaşanmamıştır. Batı dünyasının çok büyük kaynaklar yatırıp kesin kazanacağına odaklaşarak oynadığı bu bahis, yaşanan olayların fark edilmesi imkânsız olan derinliklerinde mutlak akıl ve mutlak iradeninsahibi tarafından saklı tutulan ve başka bir ifadeyle Külli İradenin kodladığı şifreler çerçevesinde ortaya çıkan sonuçlar muhataplarının fabrika ayarlarını bozmuştur. Bozulan ayarların yeniden dikiş tutması ve eski düzenin her ihtimalde sınırlı bir süre devam etmesi ancak İslâm Dünyasının birlik, beraberlik, kardeşlik bağlarının zayıflatılmasıyla mümkün olabilir.

Amerika ve Batı dünyasının kendilerine hayır bize şer diye kurdukları oyunlar onların fark etmelerine imkân olmayan Mutlak İrade tarafından tersine döndürülmüş ve kendilerine şer ve bize hayırlar tecelli etmeye başlamıştır. Bu yüzden o karanlık dünyaların psikolojileri bozulmuştur. Her ne kadar batı aşılamaz denilse de, bu korkuya dayalı kritik eşik aşılmıştır. Bu eşik kronikleşme eğilimi gösteren habis bir ur gibi özelde Türk Milletinin ve genelde İslâm Dünyasının önünü kesen bir bariyer konumundaydı. Bu eşiğin aşılmasında öncü ve lider rol oynayan siyasetçileri; vatan ve millet sevdalarından, her türlü kirli oyunlarla ve kurulan hain tuzaklarla aralıksız saldırılmasına rağmen korudukları iman ve ortaya koydukları amellerinden dolayı canı gönülden kutluyorum. Övünerek söylemek istiyorum ki; o muhteşem dönemlerde olduğu gibi şimdide Büyük Türk Milletinin bayraktarlığında ırkı, dili, mezhebi ne olursa olsun, bütün İslâm Dünyasının elde ettiği siyasi ve psikolojik kazanımlar tek kelimeyle bir milat konumundadır. Ancak bu dönüm noktasına ulaşmak ne kadar zor ise, onu korumak ve ona göre stratejiler geliştirmek te en az o kadar zor olacaktır. Şuna inanılmalıdır ki; tüm bu zorlukların üstesinden gelinecek imkân ve fırsatlar mutlaka vardır. Eğer öyle olmadaydı ve daha zamana ihtiyaç olsaydı, mutlak otorite ve akıl sahibi karanlık dünyaların daha da kararmasını ifade eden ve de o habis kritik eşiği aşmamızı sağlayan fırsatları yaratmazdı.

Bilinsin ki kimi ve ne boyutta rahatsız ederse etsin Türk Milleti Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN ve bilge lider Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ gibi akıncı beyleriyle Sultan Alpaslan gibi, Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi gibi, Yavuz Sultan Selim gibi, Fatih gibi, Abdül Hamit Han gibi, Mustafa Kemal Atatürk gibi at üstünde seferdedir. Kanlı ve coşturulmuş deryalardan geçilmektedir. Gittikçe daha da karanlıklaşan kahpe dünyalardan doğan girdap ve fırıldaklar geçilmeye çalışılan deryaları geçilemez hale getirmeye çalışacaklardır. Bunu yaparken çok masumane ve hatta sanki o kirli dünyaların karşısındaymış gibi izlenimlerle sahada yer almaya çalışacaklardır. Belki de bu çerçevede yeni yerler edinmeye çalışanlar bile bu yeni oyunların neresinde olduklarının farkında olamayacaklardır.

Onların durumları, bir intihar vakasını andırıyor. Adamın birisi durup dururken çalıştıkları inşaatın üst katından atlamak şeklinde intihara kalkışıyor. Ancak çok ciddi olarak yaptığı intihar girişimi başarılı olmuyor ve son anda arkadaşlarının  uyanıklığı ve yardımıyla kurtarılıyor.  Bu kişi kendine geldikten sonra arkadaşları neden böyle bir teşebbüs gösterdiğini soruyorlar. Bu kişi intihar etmek gibi bir niyetinin asla olmadığını, sadece bir anda etrafının azgın su ve yaratıklarla çevrildiğini ve sadece inşaatın bulunduğu katından atlayarak kendini güvene alacağı bir adacık gördüğünü ve sırf kendini kurtarmak için oraya atlamaya çalıştığını söylüyor.

Değerli dostlar durum ortada ahlâkı olmayan acımasız ve çok kirli bir savaş durumundayız. Buna hayır diyebilir misiniz!.. Her dakika yeni bir küresel oyun ve saldırıya muhatap oluyoruz. Hiç kimse bunun nedenini farklı yerlerde ve farklı yaklaşımlarla arayamaz. Bilinmelidir ki küfür tek millettir ve nihai hedefi bellidir. Azgın sular geçilirken at değiştirilmez. Bu millete at değiştirmeyi teklif edenler esasında haçlı ittifakının kaybettiği bahis oyununu ve şer’e dönüşen kaderini değiştirmeyi teklif ettiklerini İnşallah anlayacaklardır. Elbette ki o kanlı ve dipsiz suları geçmenin bedeli ağırdır. Oluşturulan girdaplara düşenlerimiz olacaktır. Eğer birbirimize sorulacak sorularımız varsa herhalde at üzerinde suyu geçerken değil, suyu geçtikten sonra sorabiliriz ve inandırıcı cevaplar alabiliriz. O zaman bu acelenin sebebi ne ola ki!..

Amerika ve İsrail Kudüs meselesindeki tutum ve davranışlarıyla temelde kendilerinden ziyade, birtakım Arap toplum ve devletlerini İslâm dünyası içerisine sokulmuş paslı hançerler gibi kullanarak derin ayrışmaları körüklemektedir. Gerçekten de İslâm dünyasında daha çok o toplumlar ve devletler tartışılan konu alanlarını temsil ediyor. İslâm dünyası kesinlikle bu oyuna gelmemelidir. Oynanan kirli oyunlara piyon olanlar ivedi olarak ayıklanmalı ve gerçekte ait oldukları yerlere gönderilmelidirler. Türk Milleti İslâm’la müşerref olduktan sonra Yüce Peygamberin övgüsüne mazhar olmuş, Peygamberimizin dünyasını değişmesinden ve sahabeler döneminden sonra İslâm’ ın bayraktarlığını yapmıştır. Bu yüce Millet İslâm dinini seçmeden önce bile tek Tanrı inancını benimsemiş, namus anlayışı bu günkü anlayışımızın aynısıydı. Ancak Arap coğrafyasındaki kutsal mekânlarımızı Haçlı it sürülerinin ayağı çiğnemesin diye aylarca aç ve susuz çekirge yiyerek ayakta kalan ve şanlı mücadelelerine yıkılmadan devam eden Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa’ ya ağababalarının kıçını yalamaya devam eden dilini atarak bühtanda bulunan Birleşik Arap Emirliğinin bir bakanının ataları olan Firavunlar döneminde ise kardeş kardeşle, ana oğul ile evleniyorlardı. İşte bu melunların torunlarının koruyamadığı o kutsal mekânları ve şanlı Peygamberimizin kabri şeriflerini Fahrettin Paşa komutasındaki Osmanlı Türk Askeri koruyordu.

O Mecusilerin torunu olan zatın Çöl Kaplanı Fahrettin Paşanın yaptıklarını hazmedemediğinden içi acımış olacak ki, içindeki kinini kusmaya başlamıştır. Selahaddin Eyyubiler ve diğer Osmanlı Türk askerleri Hicazı, Kâbe’yi ve tüm mübarek mekanları can pahasına koruyup kurtarırken, bu zatı muhteremin dedeleri ise zevk-ü sefa ve canlarını, mallarını koruma peşindeydiler ve camilerden verilen hutbelerde onların da bu cihada katılmalarının gereği anlatılıyordu.

O muhteşem Osmanlı Türk İmparatorluğunun varisi ve devamı olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına kucaklarına oturup ağızlarından akan salyalarını yaladığın dilini tutar kıvırır gerisin geriye sokarız. Bilesin ki attığın dilin bedeli çok ağır olacaktır ve işte o zaman gerçekten yalvarmak için dil atacaksın. Sosyal medyada sarf ettiğin sözler kesinlikle kaderin olacaktır. Esasında sana ait olmayan ve bütün İslâm Ümmetinin malı olan o petrol servetin bile senin üzerini örtemeyecek ve ana üryan kalacaksın. Bu gün kıçlarını önlü arkalı yaladığın Haçlı Siyonistler o gün süngülerini kıçına saplayacaklar. Eyvah ölen benmişim diyeceksin lâkin vakit çoktan geçmiş olacaktır.

Ne diyelim kendi düşen ağlamaz!..

 
Etiketler: KUDÜS, Stratejisi, Yeniden, Dirilişin, Milâdı, Olacaktır
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
05 Eylül 2018
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı