Yazı Detayı
08 Temmuz 2013 - Pazartesi 09:36
 
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
Ali Osman ENGİN
 
 

Son günlerin gündeme düşen bomba haberlerinden birisi de, Milli Eğitim Bakanı tarafından dillendirilen dersanelerin kapatılacağı haberidir. Bakanlığı rahatsız eden; dersanelerin yoksul ve dar gelirli vatandaşları sömüren bir sistemden beslenmeleridir. Denize düşen yılana el atarken hesap kitap yapacak durumda değildir. Ülkemizde devletin eğitim ve öğretim uygulamalarını etkisiz hale getiren, okulda kendisine emanet edilen öğrencisine gereken yaklaşımı sergilemeyen, ancak dersane de daha fazla çaba sarf ederek kendi öğrencilerini dersanelerin sömürü sistemine entegre eden bir öğretmenin en azında ve acilen sorgulanması gerekir. Vatandaş çaresizdir ve canının parçası olan evlatlarının geleceklerini kurtarma hesabına tabiri caiz ise gömleğini ve hatta canını satarak dersanelere koşmaktadır. Dersaneler de nasıl olsan kendilerine mecbur olan bu insanları alabildiğine sömürmekte ve yüksek meblağlar karşılığında yürüttükleri öğretim programlarını sigorta ücretleri veya çok düşük ücretlerle çalıştırdıkları KPSS’ de atanamamış öğretmenlere uygulatmaktadırlar. Arada bir hem okulda ve hem de dersanede öğretmenlik yapan elemanlara da rastlanmaktadır.

               

Bazı dersaneler de bütün bunlara ilave olarak yürüttükleri sömürü düzenine başka cezb edici dini, sosyal ve kültürel argümanları sadece daha fazla kazanmak için kullanmaya devam etmekteler ve ilerisi için daha fazla istifade edebilecekleri kaynakları hazırllamaktalar. İşin aklı kurcalayan tarafı bence şudur; dersaneler genel olarak KPSS’ den yeterli puanları alamayan öğretmenlerin okullardan daha fazla başarı elde etmelerinin mantığı ve gerekçesi anlaşılamamıştır. Sanıyorum bu karanlık nokta son dönemlerde yaşanan ve yazılı ve görsel medyadan öğrendiğimiz şekliyle, sınav oyunları ve şifre savaşlarından anlaşılacaktır. Evet ülkemizde sınav temelli eğitim ve öğretim etkinlikleri, geçmişten günümüze kadar ve hatta halen de çeşitli sıra dışı faaliyetlerin organize edilmesine sebep olmuştur. Özellikle sürece göstermelik olarak inanç değerleriyle ilgili kavramları katan dersanelerin, ortaya çıkan somut durumlardan hareketle bir türlü elde ettikleri sınav sorularını günü ve zamanı geldiğinde kendi öğrencilerinin bir kısmına ucundan kulağından çözdürerek sınavlarda genel bir başarıyı yakalamaları ve böylece sömürü düzenini devam ettirmeleri daha da kolaylaşmıştır.


Şimdi sevgili dostlar, ele geçirilecek soruları çözerek kendi öğrencilerinin daha başarılı olmasını sağlayan ve haksız bir rekabet ortamı yaratan anlayışın en azından insani hak ve adalet anlayışları ne olabilir ki!.. Aziz dostlar, bu sömürü düzeni öyle organize devam etmektedir ki, sınav temelli eğitim ve öğretim programlarının kasıtlı olarak hazırlanması, sınav merkezlerinde siyasi otoriteye yakınlıklar çerçevesinde eleman bulundurulması, alınan soruların kendi hedef kitlesinde yine kendisine daha yakın olanları seçerek çözülmesi ve arkasından da şöyle başarılıyız, böyle başarılıyız reklamları hak ve adalet ölçüleriyle bağdaşıyor mu?..

               

Diğer dersanelerin de yüksek meblağlarla kayıt yaptıran öğrencilerinin süreç sonunda başarılı olamayan öğrencilerle ilgili almak zorunda oldukları tedbirleri var mıdır? Ertesi yıl sanki hiç kusurlu değilmiş gibi aynı ödemeler yaptırılmaktadır. Bütün bunlar ülkemizdeki demokrasi ve seçim sistemini yansıtmaktadır. Seçim yapılırken halkı kandırarak aldatıp yasama ve yürütme erkini ele geçiren siyasiler o anda oyunu aldıkları seçmeni temelli unutmakta ve seçmen verdiği oyun hesabını kitabını soramamaktadır. Ancak günümüzde yeni demokrasi anlayışları ortaya çıkmaya başlamış ve halk verdiği oyu meydanlarda geri alabilmektedir. Umarım dersaneler de kendilerine teslim edilen evlatlarının başarısızlık durumlarının hesabını bir türlü sorarlar. Eğer samimi ise sayın Milli Eğitim Bakanımızı kutluyorum. Bunu gerçekleştirirlerse, inanıyorum ki eğitim tarihine geçecek bir kahraman olacaklardır. Dersanelerde şu kadar insan çalışıyor, bu kadar öğretmen var gibi iddiaların tabanı yoktur. Devlet eğer isterse pekâlâ dersanelerden çok daha adil olarak çözebilir. Bunu çözecek elemanları yoksa, biz kendilerine her türlü yardım ve desteği eğitimciler olarak sağlayabiliriz. Sayın Bakanım, bu sömürü düzeni sonlandırılmalı ve okullarımıza daha fazla itina gösterilmelidir. Eğer istenirse verilecek ilave hizmetler karşılığında velilerden maddi kaynak bile sağlanabilir. Çünkü velinin çaresiz bırakılarak dersanelere vermek zorunda olduğu kaynağın çok cüzi bir miktarıyla bu iş gerçekleşebilir. Bence gerçek sosyal devlet olmanın yolu da bu olsa gerek. Dersanelerin kapatılması sürecinde kendine güvenen dersaneler kendilerini özel okula dönüştürebilirler. Ama yürekleri tutmuyor, çünkü verdikleri hizmet eğitim ve öğretim adına yüz karasıdır ve temelinde aldatılma ve çapulculuk vardır. Dişleri kana öylesine batmıştır ki, damarı hafif sıktığınızda, ne hikmetse kanı emilen değil kanı emen feryat ve figan etmektedir. Bu gidişat çok çirkin bir hal almıştır ve çocuğunu dersaneye gönderemeyen aileler perişan durumdadır. Bir yanda evladı, diğer yanda çaresizliği. Bu ALLAHA’ da reva değildir.

               

Saygıdeğer hocam; hiç vakit geçirilmeden bu gidişat sonlandırılmalıdır. Kimsenin timsah gözyaşlarına asla bakılmamalıdır. Gözyaşlarını içlerine akıtan mazlumların ahlarına kulak verilmelidir. Bu zalimlerin zulmü arşa ulaşmıştır. Dersane yüzünden normal devlet okullarında çalışan öğretmenler de görevlerini hakkıyla yapmıyor ve daha önce de ifade etmeye çalıştığım gibi anlaşmalı oldukları veya çalıştıkları dersanelere kaynak yaratmaktadırlar. Bu tutum ve davranışın etik ve ahlâkî bir tarafı olamaz. Altta kalan her zaman ebeveynlerdir ve her durumda onların canları çıkmaktadır. Dersanelerle ilgili bu karar İnşallah uygulamaya konulursa, daha sonra mutlaka sınav sistemlerine de yeni bir düzenleme getirilmelidir. Bunların hepsi aslında uygulanabilir ve sürdürülebilir tedbirlerdir. Gelişmiş ve eğitim sorunlarını çözmüş toplumlarda böyle ilkel uygulamalara rastlamak mümkün değildir. Herkes ve her meslek erbabı kendi işinin ustasıdır ve verilen görevleri hakkıyla yerine getirmek zorundadır. Aksi halde yaptırımlar vardır ve hemen yeni alternatifler devreye sokulur. Her zaman kazananlar başarılı olanlar ve kendilerinden beklenen performansı ortaya koyanlar olmaktadır. Çünkü bilenle bilmeyen hiçbir zaman aynı değildir. Çağımızın para eden teknolojisi şüphesiz bilgi teknolojileridir.

               

Her bireyin öğrenmesinin onun kendi parmak izi kadar ona özel olduğu gerçekliğinden hareketle, hangi dersanenin buna dikkat ederek bir program uyguladığı söylenebilir!.. Hayır böyle bir şey henüz ortaya çıkmamıştır. Öyleyse dersaneler emek verip alın teri akıtan gerçek okul öğretmenlerinin emek ve alın terlerini çalarak sömürü düzenlerine entegre etmekteler. Asıl kahramanlar çocukların aileleri ve onlara sadece değer veren ve önemseyen öğretmenleridir. Dersaneleri fiziki olarak değil de amaç ve etkinlik eşleşmesi temelinde ortadan kaldırmak çok daha kolay olacaktır. Eğer öğrencilerin tamamını temayülleri olan doğrultuda sınav olmaksızın yönlendirebilirsek, işte o zaman bu sömürü düzenekleri kendiliğinden yok olacaktır. Aksi halde devleti haraca bağlamak için bağıran ve çağıran çok olacaktır.

               

Dersanesiz bir eğitim hayatı, eğitim ve öğretim başarısı yükse okulların oluşturduğu bir toplumsal yaşam, öğretmenlerimizin dersane yolunu kapatacak düzeyde çocuklarımıza yaklaşabildikleri bir çevre ve dünya dileklerimle.


Her şey gönlünüzce olsun  ve dilekleriniz kabul olsun.

               

 
Etiketler: dersanelerin, kapatılması, kapatılamaması
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı