Yazı Detayı
19 Aralık 2018 - Çarşamba 12:49
 
DEVLETİMİZİN VE AZİZ MİLLETİMİZİN BEKA SORUNU
Ali Osman ENGİN
 
 

Sn. Dr. Devlet BAHÇELİ, Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin beka sorununu dile getirirken, bu soruna kaynaklık eden kripto yapıların ihanet kokan algı operasyonlarıyla, yaşanan gerçekleri örtbas etme çaba ve gayretleri azılı bir şekilde devam ediyor. Bu mesele sade vatandaşlarımız tarafından ne yazık ki gerçek boyutlarıyla anlaşılamamaktadır. Şüphesiz Türk Milletinin ve devletinin beka sorununu tarih bilinci, tarihsel şuurve yüksek seviyede farkındalık düzeyiyle değerlendirip, analiz eden ve gerçekçi sentezlere ulaşma potansiyeli olan vatanseverler elbette ki vardır ve her dakika görevlerinin başındadır. Türkiye’nin beka sorunu yoktur diyenlerin ya akıl sağlıkları ellerinden bedelli veya bedelsiz alınmış, yada kursaklarında Türk Milletine ve onun devletine karşı biriktirdikleri öfke, kin ve nefretlerini ancak o şekilde ortaya koymaktadırlar.

Ülkemizin ve milletimizin beka sorunu olduğunu gözler önüne seren olaylar ard arda gelirken, bu küresel eylem ve olayların hiçbir sapma göstermeden hedefine ulaşması için üzerlerini örterek fark edilmesini engellemeye çalışanları tam olarak tanımlayabilmek için uygun bir kavram bulmakta zorlanıyorum. Bu ülkede uzun bir süredir küresel ortaklarıyla faaliyet gösteren ve ülkemizin bir bölümü üzerine oyunlarını oynayarak vatanımızı bölüp parçalamaya çalışan, o bölgelerdeki yeraltı ve yerüstü doğal kaynakları kendilerini besleyip büyüten küresel patronlarına peşkeş çekmeye çalışan, bunu da en hain ve kalleş pusularla katliamlara varan eylemlerle çekinmeden ortaya koyan, din ahlâk ve imandan sıyrılıp çıkmış bir terör örgütü varken, bu ülkenin beka sorunu yoktur diyenlerin ancak o terör örgütü ve onu besleyenlerin paydaşları olmaları beklenmelidir.

15 Temmuz akşamı milleti birbirine düşürerek bir iç savaş çıkartma temelinde yapılandırılan ihanet kalkışmasının hedefini henüz kavrayamamış, yada kendisi de zaten bu işin içerisinde olduğu için çok iyi anlayan, yine de millet tarafından anlaşılmasını engellemek için şekilden şekile girenlerin, girmek için yeni şekillere ihtiyaçları artmıştır. Yeni şekil bulmakta zorlanan bu kripto hainler, o kadar şekil değiştirdiler ki, bu süreç sonunda kendi şekillerini de unutmuş durumdadırlar. Kendilerine göre girebilecekleri yeni bir kılık bulmakta zorlananlar, devletin en ince kılcal damarlarına nüfuz ettikleri zaman mücadele ettikleri ve her durum ve koşulda devre dışı bırakmaya çalıştıkları Türk Milliyetçileri ve Ülkücülere ve kendileri dışındaki tarikat ve cemaatlere, hatta iktidar partisine doğru bir kılık değişikliği yapmaya çalışıyorlar. Gerçekten de bu gruplarla yakınlıklar kurarak yapacakları her türlü hata ve yanlışları da bu yapılara yüklemiş olacaklarını biliyorlar. Son günlerde ortaya çıkan bazı olay ve durumlardan bu çaba ve gayretler kolayca anlaşılıyor. Türk Milletinin beka sorunu yok diyenler, temelde Türk Milletini yok sayanlardır.

Devletimizin başı olan sayın, Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın: “Bu Milleti diz çöktüremeyeceksiniz, vatanımızı bölemeyeceksiniz, Ezanlarımızı susturamayacaksınız” ifadeleri muhataplarını tedirgin etmiş, onların kirli kan dolu kursaklarını patlatarak biriktirdikleri melanetlerini ortalığa sermiştir. Bunu halâ görmek istemeyenlerin dönüp kendilerini yeniden hesaba çekmeleri ve yürüdükleri yolun çıkmaz bir yol olduğunun farkına varmaları gerekir. Bilinmelidir ki, hiç bitmeden devam eden 1. Dünya savaşında at üzerindeyiz ve milletimizi ebed-müddet davasında daha güvenli kıyılara çıkaracak çok girdaplı ve derin sulardan çıkmak üzereyiz. Böyle bir durumda at değiştirilmez. Bunu önerenlerin bu azgın suları geçmek gibi bir dertleri olmadığı için, su ortasında at değiştirmenin sonuçlarını da hesaba katamıyorlar. Yaşatan, koruyan ve kollayan bir medeniyetin sahibi olan Türk İslâm dünyasının azgın suların kıyısına çıkmasının hesaplarını yapan ihanet şebekelerinin ortaya çıkacak   her yeni duruma karşı yeni stratejiler geliştirmeye çalıştıklarını da yok sayamayız.

İşte bu çerçevede Sayın Dr. Devlet BAÇELİ’ yi anlamak istemeyenler veya anlayamayanların bu bilge liderin has bahçesinde çok uzun bir süre yeşillenmeleri gerekmektedir. Çünkü o has bahçenin yeşilleri arasında o zavallıların yanlış düşündüklerini ortaya koyacak, Büyük Türk Milletinin her zamandakinden daha çok beka sorununun olduğunu gözlerinin önüne serecek bitki türlerinden çokça bulunuyor. Sadece buna karar verip sayın Devlet Baba’ dan onay almaları yeterli olacaktır. Bu her türlü hile, yalan, ihanet ve şer şebekelerine kiralanmayı bekleyen taşeron taş usta ve çırakları belli ki, daha önceki kiralanmalarda yeşillendikleribahçelerden beka meselesi yok virüsü kapmışlardır. Bu virüsün özelliği; varları yok, yokları var, gören gözleri kör,  görmeyen gözleri daha ferasetli, arszıs ve namussuzları namuslu;  şeref ve haysiyet sahibi onurlu ve namusluları da  değersiz sayıp değersizleştirmeye çalışmasıdır.

Bendeniz bu konulara kafa yoran bir akademisyen olarak yapılan ittifaklar boyutuyla kimin başkan olacağı veya kimin olamayacağı üzerinde durmuyorum. Şüphesiz demokratik bir seçim sürecinde siyasi partiler kendi adaylarını çıkaracak ve ülkemizin ve milletimizin bekasını sağlayacak yeni projelerle aziz milletimizin karşısına çıkacaklardır. Vatandaşlarımız tercihlerini yaparken, öncelikli olarak devlet ve millet meselesini ön plânda tutacak, sadece bu günü değil; kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle tüm halkımızın mutlu ve huzurlu olmasını sağlayabilecek adayları ön plânda tutacaktır. Milletimizin feraseti, kafa karışıklığı yaratarak  yanlış tercih yapılmasını önleyecektir. İnsanlık tarihinin var olmasıyla beraber var olan bu büyük milletin yaşantı, tecrübe ve deneyimleriyle beraber mazlum milletlerin umut ışığı olduğunu sağır sultan bile anlamışken, bu milletin tarihi şahsiyetlerine dil uzatarak kokuşmuş öfke ve gizli hesapların göstergesi olan salyalarını akıtanlar, hangi şekle girerseler girsinler sonlar hüsran olacak ve hain terör örgütü mensuplarının kazdıkları hendeklere pis pis gömüldükleri gibi, durmadan köpürtülüp kabartılan ihanet ve öfkelerine gömülüp gideceklerdir.

Özellikle terör faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde aile içi şiddet ve daha doğrusu cinsel şiddet vakaları çok iyi incelenip analiz edildiği zaman, işin ucunda terör örgütü mensubu olmuş, ahlâk, din ve tüm manevi değer ve normlarını sıyırıp atarak güya zerdüştlüğü benimsemiş ateist ve komünistlerin olduğu anlaşılacaktır. Çünkü böyle bir mağduriyete uğrayan kişinin hayatta kalmak, ve çok paydaşlı cinsel istismarın fuhuş düzeyinde devam etmesi, terör örgütü yönetici ve mensuplarının bedenlerine haz vermekiçin  böyle bir yönteme baş vurulmaktadır. Bu yöntem aynı zamanda terör örgütüne mahkum yandaş elde etme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bizzat terör örgütü içerisinde bulunup, daha sonra dayanamadığı için kaçan kadın teröristlerin anlattıkları bu durumu doğruluyor. Durum bir boyutuyla böyle olduğu için, terör örgütü sosyolojik, psikolojik ve kültürel boyutlarıyla yeniden incelenmeli ve mutlaka değerlendirilmelidir. Terör örgütünün en büyük gelir kaynakları arasında uyuşturucu ve kadın ticaretinin olduğu görülüyor.

Terör örgütü ve onun yandaşlarının tüm bu tutum ve davranışlarını tasarlayıp yapabilmeleri ve devlete başkaldırıp bunu eylemlere dökmelerinin arka plânındaki etnik algı ve bir boyutuyla özgüvenlerini destekleyip köpürten cemaat ve tarikatların da hiç vakit geçirmeden mercek altına alınması oldukça önemlidir. Elbette ki İslâm inanç ve felsefesinin ön gördüğü ciddiyet ve gerçeklikteki dini cemaat ve tarikatlara diyecek bir şeyimiz yoktur. Bu dini yapılar; geçmişteki Fadime Kalkancılar, Müslüm Gündüzleri ve onların benzerlerinin rol aldıkları yapılar olmamalıdır. Eğer dertleri insan ve onun imanı ise, ayrım yapmamalı, bizdensin, bizden değilsin gibi seçme yaparak niteliği ötelememelidirler.

Bu milleti bu ve benzeri algı operasyonlarıyla istedikleri istikamete yön verdirenlerin son günlerde yeni bir yol ve yöntemle bunu yapmaya çalıştıkları görülüyor. Bu manada dirilerden umudunu kesenlerin ölülerden medet ummaya başlamalarının hedefinde yine Devlet Bey, Ülkücüler ve Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu anlayabilmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Rahmeti Rahmana kavuşmuş bulunan, ve kendi dönemlerinde bu davanın çilesini çekmiş, şahsiyetleri medyada paylaşarak demek istediklerini o şahsiyetlerin kullandıkları bazı cümlelere nerede, ne zaman ve niçin söylediklerini belirtmeden atıfta bulunarak bir algı yaratmaya çalışanların bütün bunları tesadüfen yapmayacaklarının bilinmesi gerekir. BU davanın çilesini çeken ve daha sonra kendisine farklı bir yön çizmiş eski Ülkü Ocakları başkanı rahmetli Muhsin YAZICIOĞLU’ nunMilliyetçi Hareket Partisinden ayrılarak kendisine farklı bir yol çizmesinde katkısı olanların, onun uğradığı suikastla bağlantılarının olması düşünülmelidir. 15 Temmuz sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki Fetöcü yapılanma görüldükten sonra bu senaryonun ancak böyle yazılabileceğini düşünmeden edemiyorum. Rahmetliye suikast tertiplenmeden önce yeniden birlik ve beraberlik arayışlarına girildiğini de hatırlamak bu düşünceyi destekliyor. Şüphesiz bu davaya bir türlü katkı sağlayanlar her zaman minnet ve şükranla anılırlar. Ancak geleceğe dönük yeni bir fikir ve anlayıştan bahsedemeyenlerin hep geçmişi gündemde tutmasını da doğru değerlendirmek lâzımdır.

 
Etiketler: DEVLETİMİZİN, VE, AZİZ, MİLLETİMİZİN, BEKA, SORUNU,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Nisan 2019
31 MART YEREL SEÇİMLERİ
05 Eylül 2018
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı