Yazı Detayı
01 Eylül 2019 - Pazar 08:11
 
TARİHSEL OLAYLAR VE SOSYOLOJİK OLGULAR
Ali Osman ENGİN
 
 

Öncelikle büyük Türk Milleti ve onun tüm zamanlara vurulmuş hülasası olan Türkiye Cumhuriyeti Devletimiziniçerisinden geçmekte olduğudüşman misali cehennem koridorlarından İnşallah yanmadan ve sağ salim olarak çıkmasını, dost misali soğuk su havuzlarından geçerek kırılmadan, paslanmadan cevherleşip çelikleşen azim ve iradesiyle nizamı alem ülküsünü dünyaya hakim kılmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

 

Bilindiği gibi tarih bir olay bilimdir ve birebir somut olarak yaşanan durumları yer ve zaman çerçevesinde sebep sonuç ilişkisiyle inceler ve yorumcu tarafından yorumlanır. O olaylardan yani bire bir somut olarak yaşanan durumlardan yola çıkılarak ulaşılan genellemeleri yani olguları ise sosyoloji bilimi inceler. Sosyoloji olgu bilim olarak sadece olanı, var olanı inceler ve yorum yapmaz, taraf tutmaz. Cehennem koridorlarından ve sırat köprüsünde geçişimiz  vemusibetleri nasihate dönüştürme hesabına soğuk su havuzlarında irademizi çelikleştirmemiz olay ve Türk Milletinin ve ülkemizin bekası ise yaşanan olayların olgu boyutudur.

 

Dertleri ve sevdaları Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti olan, bütün mazlum milletlerin titreyip kendilerine dönmelerini sağlamak için, adeta sur düdüğüne tarih bilinci ve tarihsel şuurla üfleyen devlet büyüklerimizin yanındayız ve nefeslerine nefes katmaya devam edeceğiz. Bilinsin ki, derdiniz derdimiz ve sevdanız sevdamızdır. Maddi ve manevi olarak Çanakkale Çanağından beslenen, inandığı tüm değerlerini hal çaresi kılarak onlar ile süslenen, Sarıkamış destanıyla hüzünlenen, yakıp dondurucu zemheri ayazlarında bedenlerini diri diri donduran o serdengeçtilerin ruhlarını muhteşem baharlarda uyandırma tutum ve davranışını ortaya koyabilecek eğitimli ve donanımlı nesillere ihtiyacımız vardır. Bu nesil pırlanta nesil olacak ve yeniden Hakka tutunarak ayağa kalkacaktır. Geçmişte olduğu gibi, yolumuza diken serip tuzaklar kuranlar çıkacak; devleti güçsüz gösterecek, toplumsal ve bireysel düzeyde ümitsizlik ve öğrenilmiş çaresizlik pompalayacaklardır.

 

Bu maksatla seçilen ve kesinlikle aidiyetleri şerefli Türk Milleti olmayan kripto ve paraya – pula satılmış olan hainler; artık şeref, onur, namus, iman ve varsa eğer ahlâklarını yemeye başlayacaklardır. Bu adilerin akıbetleri kesinlikle hayır olmayacak, İlahi adaletin sapmaz yaptırımları karşısında yerlerde sürüneceklerdir. Terör iltisaklı bu satılmış kripto uşaklar, risk yönetimini iyi bilirler. Çünkü işleri risk yaratmak ve dönüp o riskleri satın alarak kendine ve çocuklarına gelecek inşa etme çabasıdır. Bu geleceğin onlar açısından çok karanlık olacağını, devletimize ve milletimize kurdukları tuzak ve ihanetin bedeli olarak elde ettiklerini düşündükleri kazanımların hiçbirisinin o zifiri karanlık yollarını aydınlatamayacaktır. Devlet büyüklerimizin üfledikleri sur düdüğü onların çoktan gözlerini kör, kulaklarını sağır ve dillerini lal etmiştir. Yüce Rabbimizin buyurdukları gibi; “..onların gözleri var görmez, kulakları var duymaz ve dilleri var geçeği söyleyemez.” Geçmişte Hitler Almanya’sında Yahudilere ne yaptırılmış ise bizim satılmış hainler de aynı görevleri icra etmeye çalışıyorlar. Uyuşturucu, fuhuş, tefecilik, yolsuzluk, kısa yoldan köşe dönmek için çalma, çırpma, yalan ve dolan ile meşguldürler. Her ne kadar kahpeliğin okulu olmasa da, mezunlarının çok olduğu anlaşılıyor.

 

Ağustosun ayı zaferler ayıdır. Şu an itibariyle kaderimiz olan Anadolu’nun kapılarının Türk Milletine açıldığı bir aydır. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Dr. Devlet Bahçeli’nin katılımlarıyla ve büyük bir coşkuyla gerçekleşen Malazgirt çıkartması her açıdan önemli ve o kadar da anlamlıdır. Saygıdeğer büyüklerim, İnşallah yeni  zaferlerle bu ayı taçlandıracağınıza gönülden inanıyorum ve asla şüphe etmiyorum. Biliyor ve inanıyorum ki; Şanlı Peygamberimizin övgüsüne mazhar olmuş bu ordu millet İslâm’ın son ordusudur. Her zaman olduğu gibi Rabbim onu koruyacak ve yüceltecektir. Çünkü ifa etmesi gereken görevleri henüz bitmemiştir. Bu görevlerin neler olduğu yaşadığımız küresel ve yerel sorunların Allah’ın yardımıyla ve milli şuurla üstesinden her geldiğimizde kendisini gösterecektir. Bilinmelidir ki, Uhud, Hendek, Bedir, Kerbela, Malazgirt, Çanakkale, Sarıkamış, milli mücadele, 30 Ağustos ve daha binlercesi boşuna yaşanmamıştır.

 

Bu mücadelelerin her birisi İlayıKelimetullah davasının maziden atiye vurulmuş mühürleridir. Şanlı Peygamberimiz döneminde yaşanan savaş ve verilen mücadelelerden; haklı davalar için parmak sayısı kadar da olsa, az insanla yola çıktığınızda; hiçbir güç sizi durduramaz. Bu dönem de yaşanan her savaş, bir sonraki dönemde ne yapılması gerektiğini ortaya koyan ölçütler olmuştur. Kerbela’da; eğer içinizde fitne çıkar birbirinize düşerseniz, o fitnelerin yalan ve desiselerine aldanmayın. Çünkü onlar Kur’an sayfalarını bile süngülerin ucuna takıp karşınıza çıkar ve sizin onlara yapmanız gereken hamleyi engelleyip boş bulunduğunuz bir anda size ölümcül darbeyi vururlar. Uyanık olunuz  mesajı verilmeye devam ediyor. Çanakkale bir strateji savaşıdır. Bir stratejinin hedefine ulaşması, mücadele amacının temellerinin sağlam olmasıyla gerçekleşmiştir. Çanakkale, vatan, bayrak, ezan, ar, namus, şeref ve onur mücadelesinin adıdır. Bu mücadelede niceliğin değil, niteliğin değeri ortaya çıkmıştır. Çanakkale’de it sürüsü düşmanlara; “sakın ha!.. Bir daha deneme!..” mesajı verilmiştir. İşte onun için hep içerden yıkma hamleleri yapmaya devam ediyorlar. Sarıkamış’ta küfre karşı yapılan mücadelede plân ve hazırlanan strateji doğrudur. Sarıkamış’ı kayıp sayanlar en az bizimki kadar karşı tarafında kayıplarının olduğunu göz ardı edemezler. Bilinmelidir ki her savaşın avantaj ve riskleri vardır. Sarıkamış’ta belki beklenen somut hedefler gerçekleşememiş, ancak görünmeyen ve ezelden ebede yol tutan hedefler gerçekleşmiştir. Çünkü Türkün heybetliliği gibi heybetli Allahuekber dağlarının zirvesinde dağa, taşa, kışa, kıyamete, havaya ve suya vurulmuş Türk-İslâm mührüdür. Bu mührün vurulmasını sağlayan civanmertler o zemheri ayazlarında bedenlerini dondurarak günümüzde İnşallah yaşayacağımıza inandığım muhteşem baharlarda uyanmayı hedeflemişlerdir.  İnanın o ruhlar aramızdadır ve Sarıkamış orman ve dağlarından getirdikleri buzlarla ruhumuzu ve bedenimizi serinletiyorlar.

 

Hainlerde boş durmuyor. Onlarda her defasında yeni strateji ve senaryolarla karşımıza çıkmaya devam ediyorlar. Bunun için ya sağ-sol diye kardeş kavgası çıkarıp hangi tarafta olursa olsun bu ülkenin geleceğinde önemli hizmetler yapabilme potansiyeli olan gençleri bulup vururlar, ya darbeler silsilesiyle demokrasi kültür ve birikimini yok ederek bu gün yaşanılan sorunların temelini hazırladılar, ya paralel terör örgütü olup yine vatan ve millet duyarlılığı yüksek olan yerli ve milli unsurlara tuzaklar kurup saf dışı bırakmaya çalıştılar, ya irtica diye genç kızlarımızı üniversitelerin önüne koyarak aile otağını zayıflatmaya çalıştılar, ya DHKPC, PKK, YPG, IŞİD, v.s. şeklinde silahlı terör yapıları olarak ortaya çıktılar.

 

Eğer dikkat edilirse oynanan oyunların temelinde kaliteli ve donanımlı  insan kaynakları, ekonomik kaynaklar, demokrasi kültürü, milli birlik ve beraberlik, tarih şuuru ver ve tarih bilinci, dini ve ahlâkî değerler vardır. Sonuçta kadın cinayetleri, cinsel ve çocuk istismarı, Hak ve adalet anlayışında sapmalar, ekmeden biçme, çalışmadan kazanma, yorulmadan dinlenme, acıkmadan doymaya çalışma, kısa zamanda köşeyi dönmek için her türlü sahteciliği mubah sayma gibi toplumsal ve bireysel hastalıklar ortaya çıkıyor.

 

İçlerinde tutuşturdukları ihanet ateşiyle 17-25 Aralıkta, Adana’da MİT tırlarına kurulan kumpasla, 15 Temmuz ihanet ve iç savaş kışkırtıclığıyla sahnelerde boy göstermeye başlarlar. İşler çığırından çıktığında Kozmik büroya girip en hassas devlet güvenlik sırlarını azılı düşmanlarımıza takdim edip nice vatan evladını infaz ettirirler. Demokrasi demokrasi diyerek seçilir ve hemen asıl niyetlerinin ifadesi olarak dönüp terör örgütlerine hizmet ederler. Devletin şamarı enselerine indiği zaman da cıyakcıyak bağırırlar. Bunlara çanak tutup yatakçılık yapanların onlardan hiçbir farkı yoktur. Hepsi aynı yolun yolcularıdır.

 

Büyük Türk Milletinin ezelden ebede düşmanı olan bu çete ve şebekeler her gün şekil değiştirerek yeni formatlarda karşımıza çıkıyorlar. Daha önce de değinildiği gibi; Toplumsal yapımızı, birlik ve beraberliğimizi bozmak için; kadına şiddet, fuhuş, uyuşturucu ve çocuğa cinsel şiddet gibi suçları artırmak için tüm kitle iletişim araçları kullanılıyor. Diğer yandan insanımızın biriktirdiği sermayesini tosuncuk bankalarıyla ve çeşitli saadet zinciri kandırmacalarıyla  almak insanımızın gelir düzeyinin artmasını engelleyerek yatırım imkânlarını yok etmek ana gayelerden bazılarıdır.  Her gün vatan, devlet, millet, din, ezan, bayrak müdafaası için canlarını cananlarına tercih ederek mücadele eden ve bu uğurda şehadet şerbetini içen kahraman güvenlik güçlerimizi bağrımıza basarken, milli mücadele ve kurtuluş savaşı dönemlerinde cephe gerilerinde Ermeni çetelerinin yaptıkları katliam ve ihanetlerle bu gün aynı şekilde cephe gerisinde ve sosyal ve ekonomik hayat içerisinde; faizcilik, yolsuzluk, tüyü bitmemiş yetim hakkına tecavüz, şerefini ve edebini her şeyin üzerinde tutan insanımızın alın teri ve emeği üzerinden çıkar temin etme çabaları doğrultusunda kurdukları çetelerle bu ve benzeri faaliyetler yürütenlerin, asker ve polislerimizi kalleşçe pusu kurarak şehit edenlerden hiçbir farkı yoktur.

 

Bu dolandırıcıların faaliyetlerinin toplumsal yıkıcılığı ve toplumsal kaos yaratma etkisi daha fazladır. Artan ahlâk suçlarının arka plânında bu şebekelerin olduğu unutulmamalıdır. Gerçekten ülkemizin önemli sorunları vardır ve  bu sorunların üstesinden Allah’ın izni ve çalışma azmimizle geleceğiz.

 
Etiketler: TARİHSEL, OLAYLAR, VE, SOSYOLOJİK, OLGULAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Kasım 2019
YÜKSEK DAĞLAR GİBİ YÜCEYİM DEME GÜN GELİR ETRAFIN YOL OLUR!
29 Ekim 2019
TERÖR EMPERYAL PROJESİ MİLLET VE ÜMMETHESAPLAŞMASI MI!?..
21 Ekim 2019
KİM DOST KİM DÜŞMAN BU ÇOK İYİ BİLİNE!..
08 Ekim 2019
HER YERDE OLDUĞU GİBİ ARTIK ERDEMLİLER HAREKETİNİ BAŞLATMAMIZ GEREKİYOR!..
01 Ekim 2019
HASANKALENİN DÜNÜ BUGÜNÜ VE YARINI
22 Eylül 2019
OLAYLARI KÖR NOKTALARINDAN OKUYUP OKUTARAK KURULAN TUZAKLARI BOZMAK ZORUNDAYIZ!..
26 Ağustos 2019
BEN YAZIP UYARMAZSAM KİM YAZIP UYARACAK!..
06 Nisan 2019
31 MART YEREL SEÇİMLERİ
19 Aralık 2018
DEVLETİMİZİN VE AZİZ MİLLETİMİZİN BEKA SORUNU
05 Eylül 2018
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı