Yazı Detayı
29 Ekim 2019 - Salı 11:55
 
TERÖR EMPERYAL PROJESİ MİLLET VE ÜMMETHESAPLAŞMASI MI!?..
Ali Osman ENGİN
 
 

Öncelikle Milletimizim 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutluyorum ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm Vatan ve  Millet uğruna canlarını veren Şehitlerimizi Rahmet ve Minnetle anıyorum.

 

Ortadoğu ve Uzakdoğu coğrafyalarında belki de çok daha derinlemesine analiz edilip incelenmesi gereken değişkenlere bağlı olarak, toplum ve korku mühendisliği çerçevesinde gerçekleştirilen toplumsal olayları ve tüm paydaşlarının gerçek felsefelerinin doğru anlaşılması kritik ve zorunlu hale gelmiştir. Bu zorunluluğun çok berrak zihinsel faaliyetlerle anlaşılması mümkün olamaz. Ölçümlenebilir, gözlemlenebilir somut olarak var olan ve kontrol edilebilen bağımlı ve bağımsız değişkenlerle çalışan fen bilimleri (bilimsel) mantığıyla belki değil, ancak daha karmaşık, kontrol edilemeyen ve mutlak ve değişmez doğrunun olmadığı gerçekliği unutulmadan daha bulanık zihinsel faaliyetlerin devreye sokulması ile doğruya daha yakın değerde sosyolojik kuramlar ışığında yeni paradigmalarla değerlendirilmesi beklenir.

 

İşte bu gerekçelerden yola çıkarak yaşamakta olduğumuz sıcak küresel olayları düz ve berrak zihinsel faaliyetlerle okuyup değerlendirenlerden tamamen farklı bir yaklaşımla değerlendirmek istiyorum. Yazdıklarımın en üst derecede dikkate alınacağına inanıyorum bu yüzden de boşa kalem sallamadığımı düşünmek istiyorum. Daha önce de yazdığım bir yazıda, mevcut iktidarı destekleyen ve ifade etmeye çalıştığım düz ve berrak zihinsel faaliyetlerle her şeye doğru diyen bir anlayış sergilemeleri iktidara verdikleri en büyük zararı oluşturmuştur.  Onların farkında isteyerek veya istemeyerek olamadıkları; kendilerinden çok daha objektif olarak siyasi iktidarın doğrularının da yanlışlarının da farkında olup, doğrularda mutlaka yazdıklarıyla yanında olan ve doğru olmadığına inandıklarında da yapıcı eleştiren bir çok entelektüel vardır.

 

Diğer yandan muhalefet için de aynı durumdan bahsedebiliriz. Muhalefetin iktidarın her yaptığına yanlış demeleri aynı şekilde ne inandırıcı ve nede güven vericidir. Burada da düz ve berrak bir zihinsel faaliyetten bahsedilebilir. Bu ülkede toplumsal birlik ve beraberlik adına işte bu bakış açısıyla birbirlerini kucaklamaları gereken siyasetçilere, bürokratlara, eğitimcilere, akademisyenlere, din adamlarına çok önemli görevler düşmektedir. Bir öğretmen yetiştirme ve batı dilleri eğitimi (İngilizce) alan uzmanı olarak eğitim fakültelerinden mezun öğretmen adaylarının hazırlanacak istihdam ve mesleklerini icra etmeleri ile ilgili projeler çerçevesinde hayata geçirilmesi önemlidir ve toplumsal açıdan değerlendirilmelidir. Ülke olarak yaşadığımız toplumsal ve bireysel sorunların üstesinden gelmek için millet olarak önemli bir düzeyde “Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik” destek hizmetlerine azami ihtiyaç vardır. Nasıl ki tıpta aile hekimliği uygulaması var ise, sanıyorum bu konuda da Aile Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlığı” yapısının oluşturulması ihtiyacı çok açık olarak ortadadır. Biraz mizahi olacak ama, belki denilebilir ki, her üç kişiden iki buçuğunun böyle bir yardım almaları doğaldır. Hakikaten çağımız stres çağı ve toplum olarak stres toplumuyuz. Stresi yönetmenin yolu da bu olsa gerekir. O halde bu birimin kurulmasıyla beraber, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı mezunlarının tüm köylere ve eğitim kurumlarına ve hatta kamu kurumlarına birer ikişer atanmaları beklenebilir.

 

Suriye’de yaşanan kriz çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz; “Barış Pınarı” isimli terör operasyonu ile ilgili olarak, PKK/PYD/İŞİD gibi terör örgütlerinden arındırarak kurduğu güvenlik koridorunda daha güneye ve Suriye yönetimi’ ne entegre edilmeleri gibi bir Amerikan projesinin belki de mevcut Suriye yönetiminin PKK/PYD içerisinde eritilip (etkisiz hale getirilip) bir Suriye PKK/PYD terör devletinin inşası niyetinin olduğunun düşünülmesini istiyorum. İşte bulanık zihinsel faaliyetlerle düşünüldüğü zaman, bu karanlık hamlelerin gelebileceği anlaşılıyor. Amerikan Başkanının General Mazlum ifadesinin arka plânında bu düşüncenin olması oldukça gerçekçidir.

 

Tüm Türk - İslâm Coğrafyalarında yaşanan olayları aynı bakış açısıyla değerlendirdiğimiz zaman, adeta bir Ümmet ve Millet mücadele alanının oluştuğunu anlayabiliyoruz. Gerçekten de Türk Milleti ve Türk Devleti olarak yürüttüğümüz terör operasyonu böyle bir olguyu su yüzüne çıkarmış ve ne yazık ki, Katar hariç farklı etnik yapılardan (Arap halkları) Batı Emperyalizmi ve Haçlı ittifakının safında yerlerini almışlardır. Yaptığımız terör operasyonunun Milletimiz ve esasında tüm İslâm Aleminin; Çanakkale gibi, Sarıkamış gibi, Kerbela gibi, Malazgirt gibi, belki Bedir gibi bir dönüm noktasıdır. Ancak buna rağmen böyle davranılması “Ümmet” anlayışının işletilmediğini gösteriyor. Bunun yanında kendilerinin Atilla’nın torunları olduklarını belirten, Hıristiyan olmalarına rağmen yaptığımız operasyonu koşulsuz destekleyip bu konuda Birleşmiş milletlerde aleyhimize alınacak kararı veto eden Macaristan, diğer tüm Türk Devletleri Konseyi ve doğal olarak kardeş Pakistan yanımızda yerlerini almışlardır. Mehmet Akif Ersoy’unda tüm Arap coğrafyasını dolaştıktan sonra “İstiklâl Marşını” yazmış olmaları manidardır. Dünyanın her tarafından ve her etnik yapıdan gelerek terör örgütleri içerisinde bir arada milliyetsiz özellikle “Selefi İslâm” anlayışıyla ve temelde küresel güçler tarafından yapılandırılmış olması, İslâm Dünyasındaki (özellikle Arap dünyası) millet olma şuurunu yok etme senaryo ve projesi olduğunu düşünüyorum. Sanıyorum tarih beni haklı çıkaracaktır.

 

Bu projenin cephe gerisindeki uzantıları ise; birer tutam sakal ve de her tarafa oynar şalvar gelleleriyle ortaya çıkıyorlar. Gerçek Türk İslâm anlayışından beslenen, cemaatleri “Cami Cemaati” olan, dinimizin tasavvuf boyutunu işleyen, bir lokma-bir hırka hesabi şeriatı eksiksiz yaşayan Alperen ve Civanmertlerden oluşan, geçmişte de Anadolu Coğrafyasının kapılarını açan tarikatlar elbette ki konumuzun dışındadır. O dönemlerde bu yapılar Millet olma şuurundan beslenen, devleti ve de Milleti ezelden ebede yaşatma sevdasını işleyen gönül erlerinden oluşuyordu. Onun için Ebul Hasan Harakani bir Türk Alpereni olarak Ertuğrul Gazi’nin Kars bölgesinde Yahniler dağında Haçlılarla yaptığı muharebeye katılır ve yaralanarak daha sonra şehit olur.

 

Batı ve Siyonist Haçlı ittifakı büyük Türk Milletini öncü güç kaynakları olarak özlenen ve beklenen bir formata büründüren bu tasavvufi yapılar üzerinde çok uzun süre çalışmışlar ve hedef haline getirdikleri Türk Milletini ve şüphesiz onun kurumsal yapısı olan Türk Devletini dirilip ayağa kalktığı yerden bölüp parçalamanın stratejilerini geliştirmişlerdir. Bu stratejilerin ürünü olan toplumsal boyutlu yapılar; günümüzün; derdi din, iman ve Türk Milleti’nin bekası olmayan, “vatan sevgisi imandandır” ilkesini unutturmaya çalışan, kendilerine verilen rol gereği ümmetçilik peşinde koşarak himmet devşiren ve davaları ticaretten ihanete dönüşen tarikat ve cemaat yapılarıdır. Bunlar kapitalist sistemin ürettiği küf mantarlarıdır. Dışları beyaz, içleri kapkaradır. Yer almaya başladıkları yerleşim biriminde kendi düzenlerini kurduktan hemen sonra ticarete ve o gücü kullanarak ta siyasete soyunurlar. İktidar yanında yer alamazlarsa hemen kim ve ne olursa olsun muhalefete sığınırlar. Onlara göre eğer iktidar ve devlet erki onları tercih ederse ne âlâ çok iyi ve doğru olur, ama kendileriyle ilgili detayların farkında olan siyasi iktidar enselerinden tutup kapı dışı ettiğinde ise en kötü ve şöyle böyle olur. Bunların dini de imanı da para ve devlet erkini ele geçirerek ağababalarına pazarlamaktır. Çünkü bunun karşılığında töretilmişler ve nemalandırılmışlardır. Gerçek iyiler bunların yanında yer almazlar ve alamazlar. Bunlar daha çok kötülere yanaşarak güya suni döllenme gibi suni iyileştirme iddiasıyla kendilerine koşulsuz biat eden insan kitlelerine ulaşırlar. Onları kullanabildikleri ölçüde de ticaret ve ihanetlerine devam ederler.

 

Cemaati cami cemaati olmayan, şeyhlerinin kim olduğu ve nerelerden geldiği çokta bilinmeyen ve devlet erki tarafından kontrol edilemeyen ve ne hikmetse paralel terör örgütü ve onun paralelleri gibi hep paralel ve ikili yapılardan oluşuyorlar. Sanki birbirleriyle kavgalı gibi davranırlar ve birbirlerini zındıklıkla bile suçlarlar. Ancak ne hikmetse birbirlerinin yok olmasını da istemezler. Aslında bu bir stratejidir ve birine bir şey olursa diğeri devam etsin diyedir. Millet olma şuurundan ve devlet olma erkinden uzaktırlar. İnsanları kendilerine biat ve hizmet eden zavallılar olarak görürler. Hemen hemen hepsinde bu yapı vardır.

 

Rabbim Ülkemize ve aziz milletimize zeval vermesin. Düşmanlarımızın hayallerini kursaklarına gömsün.

 
Etiketler: TERÖR, EMPERYAL, PROJESİ, MİLLET, VE, ÜMMETHESAPLAŞMASI, MI!?..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Kasım 2019
YÜKSEK DAĞLAR GİBİ YÜCEYİM DEME GÜN GELİR ETRAFIN YOL OLUR!
21 Ekim 2019
KİM DOST KİM DÜŞMAN BU ÇOK İYİ BİLİNE!..
08 Ekim 2019
HER YERDE OLDUĞU GİBİ ARTIK ERDEMLİLER HAREKETİNİ BAŞLATMAMIZ GEREKİYOR!..
01 Ekim 2019
HASANKALENİN DÜNÜ BUGÜNÜ VE YARINI
22 Eylül 2019
OLAYLARI KÖR NOKTALARINDAN OKUYUP OKUTARAK KURULAN TUZAKLARI BOZMAK ZORUNDAYIZ!..
01 Eylül 2019
TARİHSEL OLAYLAR VE SOSYOLOJİK OLGULAR
26 Ağustos 2019
BEN YAZIP UYARMAZSAM KİM YAZIP UYARACAK!..
06 Nisan 2019
31 MART YEREL SEÇİMLERİ
19 Aralık 2018
DEVLETİMİZİN VE AZİZ MİLLETİMİZİN BEKA SORUNU
05 Eylül 2018
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı