Yazı Detayı
05 Eylül 2018 - Çarşamba 10:55
 
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
Ali Osman ENGİN
 
 

Çağımızın küreselleşme olgusu temelinde gelişen ve etkileşimin had safhada olduğu devletten devlete ve toplumdan topluma uluslararası ilişkiler, tarım ve sanayi toplum yapıları dönemlerinde yaşanan tecrübe ve deneyimlerin çok ötesine geçmiştir. Tarafların birbirlerini sadece anlaşma çerçevesinde kontrol etmeleriyle sınırlı bir ilişkinin hedeflenen kazanımların elde edilmesi için yeterli olamayacağı iyi bilinmelidir. Çünkü etkileşimin sınır tanımadığı, değişik alanlarda ortaya çıkacak olan yeni durum ve değişen koşulların hazırlanan yol haritalarının  yeniden ele alınmasını, yoğunluk, uzaklık, yükseklik ve derinlik hesaplarının daha hassas teknolojilerle yeniden yapılmasını zorunlu kılmıştır.  Uluslar arası örtülü veya açık ilişkilerde ortaya konularak tescil edilen anlaşma metinleri tıpkı yaşayan organizmalar gibi canlı ve dirik süreçlerden meydana gelmiş esnek ve modüler yapılardır.  Dışarıdan gelecek olumlu veya olumsuz her türlü etkiye açıktır. Bu açıklık çerçevesinde etkileşim, değişim ve dönüşüm modüler düzeyde de olabilir, bütünü kapsayacak düzeyde de yaşanabilir.

Dolayısıyla uluslararası ilişkilerde kâr zarar hesaplamaları bu çerçevede yapılmalıdır. Çok kısa zaman sürçleri içerisinde toplam kalite anlamında hayır ve şer ilişkisi ile ilgili olarak söylenenler bu duruma ışık tutuyor. Hani denildiği gibi; “hayırdan şer ve şerden hayır çıkabilir” ifadesi bu konuda oldukça anlamlıdır. Yapılan bir uluslararası anlaşma hep yarar ve kâr beklentisiyle yaşatılamaz ve sürdürülemez. Önemli olan işte tüm bu değişkenler çerçevesinde yeni strateji ve eylem plânlarının hazırlanması ve yeri geldiğinde sürece eklemlenmelidir. Etrafımızda yaşanan toplumsal ve siyasi gelişmeleri de bu çerçeveden okuyup değerlendirmek ve ona göre tavır sergilemek gerekir. Astana sürecinde şekillenen anlayış hayata geçirilirken İdlib’ in bir çatışmasızlık alanı olmasından dolayı Suriye yönetimine muhalif olan gruplar buraya konuşlandırılmıştı. Ancak aradan çok fazla zaman geçmeden anlaşmanın tarafları olan gözlemci ülkeler; Türkiye, Rusya ve İran ortaya çıkmış olan ve geliştirilmeye çalışılan anlayıştan uzaklaşmaya ve hatta birbirleriyle sıcak bir çatışma riskini yaşamaya başladırlar. Gücünü devşirmeye başlayan Suriye yönetimi İdlib üzerinden bu gücü ortaya koyarak imha etmeyi düşündüğü muhaliflerle karşı cepheyi daraltma peşindedir. Onun için İdlib’ e saldırmak için kuşatma harekâtını gerçekleştirirken PYD ve PKK gibi ayrılıkçı terör yapılarına göz kırpmaktadır. Rusya Suriye’deki çıkarlarını ve kazanımlarını korumak için ayrılıkçı yapıları saf dışı bırakmak istiyor ve hazır hepsi bir aradayken imha edebileceğini düşünüyor. İran karşı karşıya olduğu ambargonun etkilerini azaltmak için her fırsatta durumdan yararlanarak Suriye üzerindeki etkisini artırmak ve kendisine yapılabilecek olan müdahaleleri kendi toprakları dışında karşılamak istiyor. Ortadoğu coğrafyasında test edilen İran bu testten başarılı çıkarsa, geleceğini de garanti altına almış olacaktır. Aksi halde İran açısından çok kritik dönemler başlayabilir.

Türkiye’nin dışında kalan ve Ortadoğu coğrafyasında derin hesapları olan ülkeler kendi aralarında var olan sorunlarda mutlak kâr ve zarar hesapları yapmadan duruma göre ağız ve tavır değiştirerek yollarına devam ediyorlar. Birbirlerini çok iyi tanıdıkları için aralarında göstermelikte olsa ortaya çıkacak anlaşmazlıklardan anlaşma zeminleri oluşturmaya, ustası oldukları kriz yönetimleriyle yeni kazanım alanları yapılandırmaya çalışıyorlar. Tarih, kültür ve değerler boyutuyla diğerlerinden ayrılan Türkiye bu tarz stratejiler geliştirme gibi bir çaba içerisine girmemiştir. Çünkü dostluk için elini uzattığı devlet veya toplumlara her ne kadar durum değişirse değişsin karşı tavır almak veya “ben kazanayım, onlar kaybederlerse de kaybetsinler” hesabı yapamıyor. Belki bu tutum ve davranışın akılcı gerekçelerinden bahsedilebilir. Ancak öyle durumlar gelişiyor ki sonuçta hep beraber kaybediliyor. Ancak anlaşan taraflardan en azından biri kaybederken diğerinin kazanması zaman içerisinde kaybedenin de kayıplarının telâfi edilebileceği bir ortamın oluşmasını sağlayabilir.

Öyleyse devletler beka meselesini yeniden gözden geçirmelidirler. Örneğin, İdlib’ de muhalif yapılardan olan, terör örgütleri listesinde olmadığı iddiasıyla Türkiye’ nin dolaylı destek verdiği (ÖSO gibi) yapıların beka sorunlarıyla ülkemizin beka sorunu birbirleriyle karıştırılmamalıdır. Eğer gerçekten bir beka sorunu varsa, bu öncelikli olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin beka sorunu olmalıdır. Destek verdiğiniz ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyan muhaliflerin beka sorunları ülkemizin beka sorununun önün asla geçmemelidir. Şüphesiz, size güvenen dostlarınızı yarı yolda bırakamazsınız. Ancak, “devlet ebed müddet” anlayışıyla zorunlu olarak feda edilmesi gereken bir şey varsa oda devlet olamaz. Herkes bunu böyle algılamalı ve ona göre tutum ve tavır geliştirmelidir.  Artık stratejik derinlik değil, stratejik yoğunluktan bahsedilmelidir.

Selam ve saygı ile.

 
Etiketler: ULUSLARARASI, İLİŞKİLER, VE, BEKA, SORUNU!..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı