Yazı Detayı
11 Mayıs 2021 - Salı 16:30
 
SELAHADDİN EYYUBİYİ ARAYAN MESCİDİ AKSA VAKFI MÜDÜRÜNÜN FERYADINA KULAK KESİLEBİLDİK Mİ?!..
Ali Osman ENGİN
 
 

11 ayın sultanı Ramazan Ayının sadece bu yıl itibariyle sonuna geldik. Rabbim tüm İslâm aleminin dua ve ibadetlerini dergâhı izzetinde noksanlarıyla kabul buyursun İnşallah. Bu ayın feyiz ve bereketiyle bereketlenen dünya hayatımızda gelecek Ramazanları da yaşayarak hakkıyla ihya etmeyi, yoksulun, acın ve açığın farkına varmayı, İslâm Alemi olarak anlaşmayı, uzlaşmayı ve paylaşmayı Yüce Allah nasip etsin İnşallah. Bu mübarek ayın feyiz ve bereketini yaşayan herkesin Ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Daha nice bayramlara çoluk çocuğunuzla, ailenizle, eşinizle dostunuzla, huzur ve güvenle ulaşırsınız İnşallah. O zaman dil, gönül, kalp, akıl birleşir ve dil Alvarlı Efe Hazretlerinin gazelini terennüm etmeye başlar:  “Can bula cananını, Bayrâm o bayrâm ola. Kul bula sultanını, Bayrâm o bayrâm ola. Hüznü keder def’ ola, Dilde hicap ref’ola, Cümle günah af ola, Bayrâm o bayrâm ola. Mevlâ bizi afv ede, Gör ne güzel’ıyd ola, Cürm ü hatâlar gide, Bayrâm o Bayrâm ola. Feyz-i mehabbet-i Hakk, Nur-i hidayet siyak, Cennet-i a’lâ durak, Bayrâm o bayrâm ola. Hakk’ı seven merd-i şîr, Kalbi olur müstenîr, Allah olur destigîr, Bayrâm o bayrâm ola. El tuta kitabını, Dil tuta hitabını, Can tuta şitâbını, Bayrâm o Bayrâm ola. Mevlayıcândan seven, Rızâ-yı Hakk’a eren, Lütf-i Hudaya güven, Bayrâm o Bayrâm ola. Hakk’ı seven dil ü can, Aşkı eder heyecân, Feth olur bâb-ı cinân, Bayrâm o Bayrâm ola. Ganîler ede kerem, Ref’oladerd-i verem, Sahî ola muhterem, Bayrâm o Bayrâm ola. Nur-i hidayet dola, Dilde hidayet bula, Nâsırın Allah ola, Bayrâm o Bayrâm ola. Tevhid ede zevk ile, Hakk’ı seve şevk ile, Tasdîk inerse dile, Bayrâm o Bayrâm ola. Dilindeki Rahman ola, Dertlerine dermân ola, Âzâdefermân ola, Bayrâm o Bayrâm ola. LÜTFİ’yelutf u kerem, Dâhil-i bâb-ı harem, Daima Allah direm, Bayrâm o Bayrâm ola.”

 

Değerli dostlar, bayramları bayram yapan işte bu gazeldeki duyguyu nakşeden ruhtur. Mutlak akıl, irade ve otoritenin, “OL” demesiyle var olan cümle varlıkların derinliklerindeki tesadüf ve rastlantılara yer olmayan mükemmel ilke ve yasaları, kendi evrenlerini temsil etme potansiyelleri ölçüsünde fark edebilen akıl işte o ruhun aklıdır. O ruhu kaybedenin bu aklı da kaybedeceği unutulmamalıdır. Ne yazık ki, günümüzün cari olan insan modeli; asıl cevher olan o ruhu kaybederek Allah’a kulluğu reddeden ancak makam, koltuk, mevki gibi sentetik ve GDO’lu tanrılar yaratarak tek Allah’a kul olarak diğer sentetik tapınaklara kulluğu reddedemeyip gerçek özgürlüğünü kaybeden, aklını, kalbini, gönlünü ve iradesini ipotek altına veren köle ruhlu ve sadece adı insan olan eklektik bir modeldir. Belki anın güçlüsü, geçmişin ve geleceğin zavallıları olan, hep tapındıklarının gölgesinde kalan bu gölgesizler; it misali öküz arabasının gölgesinde yatarlar ancak kirlenmiş doğaları gereği dışarıya kendi gölgeleriymiş gibi caka satarlar. Onların olmayan gölgelerine sığınmaya niyet edenlerin güneşi de kaybetmeleri mukadderdir. Çünkü işleri güçleri adam satmak olan, en yakındaymış gibi gözükmek için yalan, iftira, dek ve dubara üretenlerin düşmanın ne olduğunu, ne zaman, nerede ve ne yapacağını  bilmedikleri için gerçek dostun değerinin ne olduğunu da bilmeleri imkânsızdır. Bunların ebedi saltanatları olamaz ve hükümleri ya bir kışlık, ya da bir kuşluk olacaktır.

 

İşin garip tarafı, çok partili demokratik sisteme geçildikten sonra, yanlış ve kirli siyaset anlayışının sağlıklı toplumsal yapıyı bozan en etkili değişken olduğu söylenebilir. Bireysel olarak demokrasi kültürünü geliştirip içselleştirememiş insanlardan oluşan toplumlarda siyasetin dengesini çıkar hesapları, rant kavgaları, yalan ve iftiralar sağlamaktadır. Bu mantıkla en başından günümüze kadar iktidarı ele geçirenler:“Ben ne dersem doğrudur. Eğer yanlış dersem o daha doğrudur.” Mantığını hakim kılmışlar, şimdi çok acı ve net olarak anlıyoruz ki, günümüzün zalim küresel odak ve güçleri gece gündüz çalışırken, tarihsel bilinç ve şuurla geçmişten somut dersler çıkararak geleceği daha istendik ve beklendik yaparken, kendi halkı için adalet ölçüsünü ve liyakati hakim kılan sosyal hukuk devleti olmaya enerji harcayıp bilim ve teknoloji üretirken; İslâm dünyası ve adını da kendileri koydukları 3. dünya ülkeleri (güya gelişmekte olan ancak ne hikmetse hiçbir zaman gelişemeyen) bol bol uyumuş ve dolayısıyla da uyutulmuşlardır. Milletimizi ya uzaklaştıkları/uzaklaştırıldıkları din çatısı altında, ya da etnik yapıları harekete geçirerek yapılandırdıkları terör örgütleri vasıtasıyla oyunlarını kurgulamışlardır. Birtakım cemaat ve tarikatları ileri karakollar olarak kullanmışlardır. Ne yazık ki hala aynı tutum ve davranışlar hızla devam edebiliyor.

 

Tüm bu olanlar karşısında halkını bu derin ölüm uykularından uyandıramayan, yeni iş ve istihdam alanları yaratıp işsizlik sorununu çözemeyen, halkın refah düzeyini yükseltme kaygısı olmayan, ancak toplumsal birlik ve beraberlik bağlarını rahatça çözen, tarihi ve milli kadim değerleri aşındırarak toplumsal ve bireysel duyarlılığı kökünden koparan, toplumsal ayrışmayı, kutuplaşmayı ve ahlâkî dejenerasyonu adeta tetikleyen politikalarla iktidarlarını korumaya çalışan yönetimler en öncelikli olarak sorumludurlar. Geçmişe dönük olarak bu manada zerre kadar sorumluluğu olanların mutlaka halka ifşa edilmesi ve sembolikte olsa bir bedel ödettirilmelidir. Ülkesine ve milletine sevdalı olmasını, cephelerde savaşarak ortaya koyan, savaş sonrası ülkemizin sanayileşmesi için gece gündüz Cenabı Allah’ın verdiği o muazzam aklı kullanarak o dönemlerde Devrim arabasını eksiksiz imal eden, Amerika’nın terör örgütlerinden ele geçirdiği tabancaları Türk kolluk kuvvetlerine askeri yardım olarak yaparken, Nuri Dilligil 9 mm çapında çok muhteşem bir tabanca yapmıştır. Ancak bu civanmert serden geçti devleti tarafından korunamamış ve maalesef şehit edilmiştir. İşte bütün bu olaylardan başlanmalı ve kimin kim adına, neden oynanan oyunlarda rol aldığı, günümüzdeki kripto uzantılarıyla beraber milletimize açıklanmalıdır.

 

Değerli dostlar, bu sorgulama mutlaka yapılmalıdır ve ak yüz ve kara yüz ortaya çıkarılmalıdır. Ancak ondan sonra geleceğin siyaset kurumu gerçek şeklini alacak ve en öncelikli olarak halkının refah ve mutluluğunu merkeze alıp, dost – düşman algısını ona göre biçimlendirecektir. Bu noktada şeffaflık ölçüleri dikkate alınarak her durumda ve her zamanda hesap verebilirlik ön plânda olmalıdır. Hiçbir GDO’ lu tapınak kulu yaptığının yanına kâr kalamayacağını, öteki dünyadaki hesapla beraber bu dünyada da mutlaka bir hesabın kesileceğini bilmelidir. Güya din eğitimi almış, belli makam ve mevkilere gelmiş kelli ve felli insanların, Allah’ın adı olarak Hakkı adeta göz ardı edip, Alinin yerine Veli’yi, Ayşe’nin yerine Fatma’yı öne çıkaranların Yüce Allah’a bunu nasıl izah edeceklerini merak ediyorum. Üstelik zamanla onların kendi hesaplarına göre şer dedikleri hayır ve hayır dedikleri de şer olarak ortaya çıkmaktadır. Aziz kardeşlerim, bu gün Filistin’de yaşanan vahşet ve acımasız saldırıların mazlumu ve mağduru olanların sorumlusunun yine kendi geçmişlerindeki yönetici ve siyasetçilerinin olduğunu görüyoruz. Yahudiler hiç yoktan devlete giden yolu adeta iğneyle kazarken, Filistinli yöneticiler kendi halklarını uyutmuşlardır. Uzun yıllar süren ölüm uykusundan uyanmaya çalışan Filistinli kardeşlerimiz ne yazık ki çok ağır bedeller ödemektedirler. Bedelin ağırlığı yapılan hatanın da büyüklüğünü gösterebilir. Sadece Filistinli kardeşlerimiz için değil, tüm İslâm dünyası için de aynı şeyler söylenebilir. İsrail terör devleti Filistinlilere vurduğu her darbeyle aslında tüm İslâm dünyasını dövmektedir. Ramazanda Mescidi Aksa da teravih namazı ibadetini yapmak isteyenlere asimetrik güç kullanan İsrail, dünyanın her tarafındaki Müslümanların adeta gözünün kurdunu kırmaktadır. Bunu bilerek ve isteyerek yapmaktadır. Onun için haçlı ittifakı kendilerine sınırsız destek veriyor.

 

Dolayısıyla özellikle Türk-İslâm dünyası olarak çok zor sınavlardan geçiyoruz. Sınav merkezi de sırat köprüsüne kuruludur!.. Köprünün altı Cehennem ateşlerinin yandığı yerdir. Sınavla beraber ya bu köprüyü geçeceğiz, ya da tepe takla ateşin korunun yuvalandığı Veylil Kuyularını boylayacağız. Sırat köprüsünden geçmek için köprü üzerinde millet olarak el ele tutmak zorundayız. Birimizin düşmesi hepimizin düşmesi anlamına gelecektir. Ne akla hizmetse, sırat köprüsü üzerinde Arap-İsrail eleleliğine şahit oluyoruz. Kimin kimi düşüreceğini ve kimin kimi geçireceğini çok yakında göreceğiz. Örneğin, Doğu Akdeniz’de Yunanistan’la el ele tutuşan Mısır muhtemelen on bin kilometre kare önemli alan kaybeden bir İslâm ülkesi olarak köprüden düşmüştür. Çıkmak için Türkiye ile beraber olmanın değerini anlamaya başlamıştır. Aynı durum Türkiye için de geçerlidir. Etrafımız kuşatılmış, 1960’lı yıllarda kolluk kuvvetleri özellikle kırsal yörelerde ve köylerde bilerek veya bilmeyerek yaşayan insanların elinde can ve mal güvenliği için bulundurduğu her türlü silah ve bıçakları toplayarak, sanki terör örgütüne daha rahat hareket imkânı sağladıkları gibi, bu günde ülkemizi dış saldırılara karşı korumasız bırakmak için savunma sistemlerini devre dışı bırakmaya çalışıyorlar. Eğer 1960’lı yıllarda halkın elindeki silahları toplanmasaydı, hatta Amerika’ da olduğu gibi herkesin rahatlıkla silah sahibi olmalarının yolu açık olsa idi, emin olunuz ki terör örgütü mensupları kolayca köyleri ve mezraları basamayacak ve o yaşanan katliamları yapamayacaklardı. 3-4 hain terörist eğer bilseler ki bir otobüsteki yolcuların çoğunun belinde silahı var, her halde ellerini kollarını sallayarak otobüsü durdurup al aşağı ettikleri insanları katletmeye cesaret edemezler. Adeta taşlar bağlı ve köpekler salıverilmiş gibidir. İsrail terör devleti ve Filistinliler arasında benzer asimetrik durum söz konusudur. Arap dünyası Filistin’den çok İsrail ile el ele ve kol koladır. Arap dünyasındaki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının da sesi soluğu çıkmıyor. Bu durumun hangi haklı gerekçelere bağlandığı araştırılmalı ve yapılan yanlış davranış ve tutumlardan vazgeçilmelidir. Filistin İsrail ile yürüttüğü asimetrik mücadele yöntemlerini yeniden gözden geçirmelidir. Türk-İslâm ve Arap dünyasıyla çok daha iyi ilişkiler geliştirmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Filistin’e amasız ve fakatsız taraf olmasının ve Filistin’ li kardeşlerimizin haklarını savunmasının karşılığı olarak birtakım bedeller ödemektedir. Elbette ki o kardeşlerimizin yanındayız. Ekmeğimizi Suriyelilerle bölüştüğümüz gibi bölüşürüz. Ancak birtakım dünya meselelerinde Filistin’i de biz, en azından sözel olsa bile yanımızda görmek isteriz. Meselâ Ermeni meselesinde olduğu gibi!..

 

Bedir’de, Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, 15 Temmuz’da bu sınavı şüphesiz ki Allah’ın yardımıyla verdik. 15 Temmuz şehidimiz Ömer Halis DEMİR adına şairin; “30 kurşun yedim, bedelini ödedim” dediği gibi, belki çok ağır bedeller ödenerek bu tarihi dönüm noktaları yüz akıyla geçilmiştir. Geçenlerden Allah razı olsun. Ancak ezelden ebede beka meselemiz olarak emanet korunamamıştır ve İslâm dünyası kendi içerisinde kanlı ve bıçaklı hale getirilmiştir. Bu noktada sorulması gereken soru;  onlar bunu yapmaya azmi cezmi kast ederken, kolu  ve kanadı en acımasızca kırılmaya devam eden İslâm Dünyası ne yapıyordu? Sorusudur. Bu soru en ince ayrıntısına kadar cayır cayır canları yaksa da cevaplanmadığı sürece, karşımıza dikilen badireleri atlamamız kolay olmayacaktır.Adeta din gibi algılanan mezhep çatışmalarıyla enerjimizi ve zamanımızı kazası olmayacak şekilde hoyratça harcıyoruz. Nicelik olarak milyarlarca Müslüman ve onların ait oldukları devletler, Siyonist ve haçlı küresel merkezlerce etkisizleştirilmiş ve tabiri caiz ise bir dilim ekmek için kendilerine muhtaç duruma düşürülmüşlerdir.

 

 
Etiketler: SELAHADDİN, EYYUBİYİ, ARAYAN, MESCİDİ, AKSA, VAKFI, MÜDÜRÜNÜN, FERYADINA, KULAK, KESİLEBİLDİK, Mİ?!..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Mart 2021
EĞİTİMDE KURUMSALLAŞMA VE OLAYLARI TARİHSEL ŞUURLA OKUMAK
16 Kasım 2020
ÖLENLERİ DİRİLTMEYE DİRİLERİ ÖLDÜRMEYE ÇALIŞMAK
07 Kasım 2020
VARLIK VE YOKLUK – ZENGİNLİK VE FAKİRLİK - İSRAF VE KITLIK – AÇLIK VE TOKLUK VE GÜÇ ZEHİRLENMESİ!..
02 Kasım 2020
ASKIDA EKMEK VAR!..
19 Ekim 2020
1048 PASİNLER MEYDAN MUHAREBESİNDEN 21. YÜZYILA HASANKALE
15 Ekim 2020
HASANKALE BELEDİYE BAŞKANI VE HALKINA ÖNERİMDİR
12 Ekim 2020
AHMET HAKAN’IN CNN TÜRK’TEKİ PROGRAMDA ERMENİ SALDIRISI İLE İLGİLİ SORUSUNA CEVABIMDIR
29 Ağustos 2020
PANDEMİ KRİZİNDEN EĞİTİMDE YENİ FIRSATLAR YARATMAK!..
06 Ağustos 2020
AYASOFYA' NIN CAMİ OLARAK YENİDEN İBADETE AÇILMASI VE FİLİSTİN MESELESİ!..
28 Temmuz 2020
SEÇENLER Mİ SEÇİLENLERİ SEÇİYOR, SEÇİLENLER Mİ SEÇENLERİ SEÇİYOR!..
21 Temmuz 2020
HASANKALE’NİN ADAM GİBİ ADAMLARI YA DA ADNAMELERİ!..
20 Haziran 2020
ÜNİVERSAL DÜZEYDE ÜRETİM PAZARLAMA VE TÜKETİM MUHASEBESİNDEN AHLÂK VİCDAN VE DAVRANIŞ MUHASEBESİNE!..
26 Mayıs 2020
BİLMEYİ BİLENLER NEZDİNDE CAMİLERİMİZE DÎNİ, SOSYOLOJİK, PSİKOLOJİK VE KÜLTÜREL BİR BAKIŞ!..
23 Nisan 2020
BİZE NE OLDU DESENE NEDEN BU HALE DÜŞTÜK
09 Nisan 2020
TÜM EMNİYET TEŞKİLATI MENSUPLARIMIZIN POLİS HAFTASI VE 10 NİSAN POLİS GÜNÜNÜ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM
01 Nisan 2020
ÜST AKILA DİYECEĞİM BİRKAÇ SÖZÜM VAR!..
24 Mart 2020
RİSKLERİ FIRSATA ÇEVİRMEK!..
19 Mart 2020
ÇANAKKALE DİLE GEL!..
16 Mart 2020
TEYO PEHLİVANLA KORONA VİRÜSÜ VE DİJİTAL DÜNYA SOHBETİ!..
13 Mart 2020
KÜRESEL ZORBALAR KORONA VİRÜSÜ VE YEREL FIRSATÇILAR!..
09 Mart 2020
FETÖNÜN VİRÜSLÜ SURİYE MANEVRALARI GÖZDEN KAÇIRILMAMALI!..
12 Şubat 2020
BÖYÜK OSMANLA TEYO GALAYA GELMİŞLER, GÖRELİM BAKALIM KİME NE DEMİŞLER!..
07 Şubat 2020
12 ve 13 MART YENİDEN DİRİLİŞ DESTANIDIR!..
03 Şubat 2020
2030 ve 2040 ' ın küresel dünyasını tarih bilinci ve şuuruyla şimdiden okuyup ona göre yönetim, üretim ve tüketim stratejileri geliştirebilen insan kaynaklarına ihtiyacımız var!..
20 Ocak 2020
JEOPOLİTİK STRATEJİLERDEN TEOPOLİTİK STRATEJİLERE GEÇİŞ DÖNEMİ
07 Kasım 2019
YÜKSEK DAĞLAR GİBİ YÜCEYİM DEME GÜN GELİR ETRAFIN YOL OLUR!
29 Ekim 2019
TERÖR EMPERYAL PROJESİ MİLLET VE ÜMMETHESAPLAŞMASI MI!?..
21 Ekim 2019
KİM DOST KİM DÜŞMAN BU ÇOK İYİ BİLİNE!..
08 Ekim 2019
HER YERDE OLDUĞU GİBİ ARTIK ERDEMLİLER HAREKETİNİ BAŞLATMAMIZ GEREKİYOR!..
01 Ekim 2019
HASANKALENİN DÜNÜ BUGÜNÜ VE YARINI
22 Eylül 2019
OLAYLARI KÖR NOKTALARINDAN OKUYUP OKUTARAK KURULAN TUZAKLARI BOZMAK ZORUNDAYIZ!..
01 Eylül 2019
TARİHSEL OLAYLAR VE SOSYOLOJİK OLGULAR
26 Ağustos 2019
BEN YAZIP UYARMAZSAM KİM YAZIP UYARACAK!..
06 Nisan 2019
31 MART YEREL SEÇİMLERİ
19 Aralık 2018
DEVLETİMİZİN VE AZİZ MİLLETİMİZİN BEKA SORUNU
05 Eylül 2018
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE BEKA SORUNU!..
14 Ağustos 2018
AMERİKA’NIN PAPAZ KAÇTI OYUNU!..
08 Ağustos 2018
Amerika’nın Emperyalist Eylemlerinin Tehdit Seviyesine İnmesi!...
16 Temmuz 2018
15 TEMMUZU ANARAK UNUTMAMAK VE GEREĞİNİ YAPMAK
08 Temmuz 2018
CAN ÇEKİŞEN KRİPTO HAİNLERİNKUMPAS TUZAKLARI!..
31 Mayıs 2018
27 MAYIS VE ÜLKÜSÜ; TEK VATAN-TEK MİLLET-TEK BAYRAK-TEK DEVLET ADINA
25 Mayıs 2018
HEP AYNI YÖNTEM TEKNİK VE ARAÇ GEREÇLERELE GELECEĞİN DAHA İSTENDİK YAPILACAĞINI HAYAL ETMEK VE DÜŞÜNMEK OLS OLSA DELİLİK EMARESİ OLABİLİR!..
19 Mart 2018
ÇANAKKALE ÇANAĞINDAN BESLENMEK!..
05 Mart 2018
28 ŞUBAT POST MODERN DARBE GİRİŞİMİ
13 Şubat 2018
CUMHURİYET DÖNEMİ DARBELERİN TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE DOĞURDUĞU SONUÇLARDAN YOLA ÇIKILARAK SOSYOLOJİK BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİLMESİ
25 Aralık 2017
KUDÜS Stratejisi Yeniden Dirilişin Milâdı Olacaktır
06 Aralık 2017
İRAN-AMERİKA VE TÜRKİYE
11 Kasım 2017
AMERİKA’NIN YENİ DÜNYA DÜZENİ VE PDY/PKK’YA BİÇİLEN YENİ ROL
20 Ekim 2017
KORSAN REFERANDUMLA MEŞGUL EDİLMEK İSTENEN TÜRKİYE İDLİB HAREKÂTIYLA RESTİNİ ÇEKTİ VE HAÇLI İTTİFAKININ KİRLİ EMELLERİNİ KURSAKLARINA GÖMDÜ!.. BİZLERE DÜŞEN CEPHE GERİSİNİ SAĞLAM TUTMAKTIR.
29 Eylül 2017
İHANET ATEŞİNDE AKLINI ISITANLAR KENDİ BEDENLERİNİN YANIŞINI SEYREDECEKLER!..
18 Ağustos 2017
İhanet Çeteleri ve Terör Yapılarıyla Beraber Kayıran ve Koruyanlara da Amasız, Fakatsız Dokunulmalıdır!..
17 Temmuz 2017
15 TEMMUZ ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ
26 Haziran 2017
DEVLETİ BAŞSIZ BIRAKMAYA NİYET EDENLER KUZGUNLARA LEŞ OLMAKTAN KURTULAMAYACAKLAR!..
18 Mart 2017
NEYE EVET NEYE HAYIR!..
20 Şubat 2017
ANAYASA VE BAŞKANLIK (HÜKÜMET) SİSTEMİ REFERANDUMUNDA EVETLE HAYIR YER DEĞİŞTİRİRSE!...
04 Şubat 2017
ANAYASA REFERANDUMU VE TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANININ SÖZLERİ!..
13 Aralık 2016
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNİ DE KAPSAYAN BİR BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMA YOLUNDA
24 Temmuz 2016
VATAN VE MİLLET DÜŞMANI HAİN DARBECİLERİN TÜM FARKLILIKLARI İÇİNE ALAN BÜYÜK TÜRK MİLLETİNDEN YEDİKLERİ İFLAH OLMAZ DARBELER!
06 Haziran 2016
YERELLEŞME GÖRÜNTÜLÜ ÇIKAR OYUNLARIYLA TERÖRE ALTYAPI OLUŞTURMA VE TÜRKSÜZ OSMANLICILIK OYUNLARI!
04 Şubat 2016
Sabancı Suikastının Faillerinin Vermek İstedikleri Mesajları Anlamak!..
11 Ocak 2016
NİZAMI ALEM ÜLKÜSÜNÜN ARADIĞI ŞAHSİYETİN KAPİTALİST SİSTEM İÇERİSİNDE GEÇİRDİĞİ BİREY OLMA BUHRANLARI!..
06 Aralık 2015
YAKIN ÇEVREMİZDE OLUP BİTENLER VE DÜŞÜRÜLEN RUS UÇAĞINA TAKILI MASKELERİN DÜŞÜŞÜ
15 Kasım 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
29 Ağustos 2015
Devlet sabrının sınırları ve terör örgütünün öfke kontrolsüzlüğü
04 Ağustos 2015
ATATÜRKLE HESABI OLANLARA İTHAF EDİLİR!..
21 Şubat 2015
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi!
18 Ocak 2015
FRANSA’DA YAŞANAN KATLİAMIN ARKASINDA OLANLAR
10 Ocak 2015
CHARLIE HEBDO – KARİKATÜR – İNFAZ
25 Aralık 2014
TARAFLARIN KONTROL EDİLEMEYEN BEŞERİ ÖFKE ŞİDDET VE HİDDETLERİ ARASINDA KAYBEDİLEN İNCE AYRINTI OKUMALARI
11 Aralık 2014
SEÇİM BARAJI VE SEÇMEN İRADESİ
23 Mart 2014
GARİP BİR ŞEKİLDE DEĞİŞEN HASANKALE
17 Mart 2014
ÇANAKKALE NEDİR? NE DEĞİLDİR?
17 Şubat 2014
YENİ TOPLUMSAL DÜZEN VE YAPININ TEMEL DEĞİŞKENLERİ; DURAĞANLIK-KAOS-DÜZEN VE HAYIR VE ŞER İLİŞKİSİ
02 Şubat 2014
DEĞİŞMESİ İSTENEN SEÇİM YASASI NELERİ DEĞİŞTİRMELİDİR?
19 Ocak 2014
DİL KÜLTÜR SİYASET VE MEDYA İLİŞKİSİ KAPSAMINDA POST MODERN ANLAYIŞ
07 Ekim 2013
ALLAH KORUSUN ZIVANADAN ÇIKMAK ÜZEREYİZ!
29 Eylül 2013
BEKTAŞİLİK, MEVLEVÎLİK KÜLTÜRÜ, İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ VE TEYO FELSEFESİ
12 Eylül 2013
Ortadoğululaşmayı Özlediği ve 12 Eylül Öncesini Heves Edip İçine Közlediği İçin Ortası Mortası Mağaraya Dönen ve Hep Aynı Kenarı Kullanan Üniversite-i Ortadoğu!..
03 Eylül 2013
Hasan Kalenin Dünü ve Bu günü –Teyo Çözsün Kör düğümü!
15 Ağustos 2013
BİR BİLENİN PİR YANILDIĞI GİBİ ÇOK BİLENLER DE ÇOK YANILACAKLAR!..
18 Temmuz 2013
CENABI ALLAH GÖNDERDİĞİ EN SON DİNİNİN KORUYUCUSUDUR
08 Temmuz 2013
Dersanelerin Kapatılması veya Kapatılamaması!..
29 Haziran 2013
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ PROJE OKUR YAZARLIĞI VE TEYO PEHLİVAN’IN ANAYASA YORUMU
24 Haziran 2013
GEZİ PARKI OLAYLARI İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA GİDİP GELEN YANSIMA OKUMALARI!..
18 Haziran 2013
TANSİYON MUTLAKA DÜŞÜRÜLMELİ
04 Haziran 2013
AKİLLER VE ARİFLER
22 Nisan 2013
SOSYAL SERMAYENİN ERİMESİ VE TEYO PEHLİVANIN YERİNMESİ
25 Şubat 2013
Zamanın Ruhu Değişti ve Teyo İmdada Erişti!..
07 Şubat 2013
YAYI KIRILAN DADAŞ!...
07 Ocak 2013
ZEMHERİ AYAZINDA YANARAK MİLLETİNİN UFKUNU AYDINLATANLAR
30 Aralık 2012
İYİLİK
26 Kasım 2012
İTEN ARABI KARIŞAN MEZHEPLER ARASINDA ARAMAK!
16 Kasım 2012
TERÖR SORUNUNU KİM ÇÖZER, KİM ÇÖZEMEZ?
11 Kasım 2012
TBMM TEZKERESİNİN ANLAMI VE ANLAMSIZLAŞTIRILMASI
Haber Yazılımı